Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/995
2023/7582
21 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/446 E., 2022/276 K.
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2013 tarihli ve 2011/71 Esas, 2013/41 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve uyuşturucu ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beratine,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Kullanmak amacıyla uyuşturucu madde satın almak veya bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; aynı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı, üçüncü, dördüncü ve yedinci fıkraları uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, bu nedenle hükmolunan cezanın infazının ertelenmesine,
karar verilmiştir.
-
Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2013 tarihli ve 2011/71 Esas, 2013/41 Karar sayılı kararının katılan mağdure vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 05.10.2021 tarihli ve 2021/8416 Esas, 2021/8171 Karar sayılı kararı ile; katılan mağdure vekilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin reddine, katılan mağdure vekilinin beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde hükmün onanmasına; sanık ... müdafiinin kullanmak için uyuşturucu madde kabul etme veya bulundurma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde hükmün zamanaşımı nedeniyle düşmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin incelenmesine gelince; temyiz dışı sanık "...'un, kovuşturma evresinde yaşını sorduğu mağdurenin on yedi yaşında olduğunu söylediği yönündeki savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine muhalefet edilmesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2021/446 Esas, 2022/276 Karar sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mahkemenin gerekçeli kararında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun katılana karşı ..., ... ile ... tarafından birlikte işlendiğinin sübut bulduğu ve aralarında iştirak iradesinin olduğu yönündeki kabulünün gerçeği yansıtmadığına, sanıklar arasında suçu birlikte işleme iradesinin mevcut olmadığına, temyiz dışı sanık ...'nın ifadesinden de anlaşıldığı üzere ...'nin belirtilen evinde mağdurenin hiç kalmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına, katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olup itibar edilemeyeceğine, diğer sanığın mağdurenin yaşını on yedi olarak söylediğini beyan ettiğine, bu hususta şüphe olsa dahi bundan sanığın yararlanması gerektiğine, dosya kapsamında tanık olarak dinlenen polis memurları tarafından delil yaratılmaya çalışıldığına ve çeşitli suç isnatlarıyla mevcut dosya hazırlandığına, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme olayı "Mağdur ... ...'ın, Serik Devlet Hastanesi Başhekimliğinin 27/04/2011 tarihli yazısına göre, 11/12/1995 tarihinde hastanede doğduğu ve doğum kaydının buna istinaden düzenlendiği, Serik Devlet Hastanesi'nin 27/04/2011 tarihli yazısı ve eklerine göre, 11/12/1995 doğumlu olan katılan ... ...'ın 13/11/2010 tarihinde babası ile birlikte gözlükçüye gitmek üzere çarşıya çıktığı, internet kafeye gitmek için babasının yanından ayrılmasından sonra ... ... ile telefonla görüştükleri ve akabinde buluştukları, katılan ... ... ile ... ...'in, sanık ...'a ait evde kaldıkları,sanık ... ile sanık ...'ın da daha sonra eve geldikleri, bir süre sonra ... ...'in ayrılarak ailesinin yanına gittiği,diğer sanıkların ise katılan ... ... ile birlikte kalmaya devam ettikleri, katılan ... ...'ın babası tarafından arandığının ve bu konuda başvurusunun olduğunun öğrenilmesi üzerine sanıkların katılan ... ...'ı otobüs bileti alarak Ankara'ya gönderdikleri ve Ankara'da kolluk kuvvetlerine teslim olmasını istedikleri, katılan ... ...'ın Ankara'ya gittiği ve kolluk kuvvetlerine başvuruda bulunduğu, katılan ... ...'ın zorla tutulduğu iddia edilmiş ise de, bu hususta savunmaların aksine kesin delil bulunmadığı ve katılanın rızasıyla sanıklar ile birlikte kaldığının kabul edilmesinin gerektiği,ancak olay tarihinde katılanın 15 yaşından küçük olması nedeniyle rızasının geçerli olmadığı ve katılanın bu husustaki rızasının sanıkların fiillerini hukuka uygun hale getirmeyeceği, nitekim bozma öncesi duruşmada alınan beyanında ... ...'in 'Ben ... ...'ın nüfus cüzdanına baktığımda 14 yada 15 yaşında olduğu gözüküyordu ancak ben kaç yaşında olduğunu sormadım' şeklinde beyanda bulunduğu, tanık ...'ın '... ... olduğunu söylediğiniz kız çocuğu da 2 kez ... ... ile birlikte nargile kafeye geldi, başbaşa oturduklarını gördüm' şeklinde beyanda bulunduğu, ... ...'in, mağdureyi sanıkların yanına götürdüğü ve o sırada ...'nın,mağdurenin yaşını bildiği, ayrıca gazete ilanında mağdurenin yaşının da geçtiği, her ne kadar sanık ...'un, kovuşturma evresinde yaşını sorduğu mağdurenin on yedi yaşında olduğunu söylediği yönünde savunmada bulunmuş ise de, sanık ...'un,soruşturmada,bu hususu belirtmediği,daha sonraki aşamada ileri sürdüğü,anlaşılmakla,...'ın yaşını öğrenen ... ile ...'nın önceden tanıdığı diğer sanıkların, ...'ın 17 yaşında olduğu şeklindeki savunmasına itibar edilemeyeceği, dolayısıyla, sanıkların, TCK 30.maddesi hükümlerine göre hata hükümlerinden yararlanamayacağı kanaatine yargılamada mahkememizce varıldığı, bu şekilde, sanıklar ... ve ...'ın suç tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu birlikte işlediklerinin sübut bulduğu tüm yargılama sonucunda anlaşılmakla; sanıklara yüklenen kişiyi hürriyetinden yoksun kalma suçunun işleniş şekli, meydana gelen zararın ve kusurun ağırlığı, hürriyetten yoksun kılma süresi ve cezanın caydırıcılık özelliği dikkate alınarak, bu suçun karşılığı olarak ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği, sanıklar, katılanı soruşturma başlamadan önce serbest bırakmadıklarından, haklarında tayin edilen cezanın, TCK'nın 110. maddesi uyarınca indirilmediğine dair sanıklar hakkında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." şeklinde kabul etmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2021/446 Esas, 2022/276 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:59:17