Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

9. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/18565

Karar No

2023/7520

Karar Tarihi

20 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/269 E., 2016/158 K.

SUÇLAR: Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: Beraat, düşme

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî temyiz ret, kısmî onama

Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin incelenmesinde; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, şikayetçi Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz dilekçesinin içeriği incelendiğinde; temyiz isteğinin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu belirlenmiştir.

Suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz istekleri yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2014 tarihli ve 2014/4446 Esas sayılı iddianamesi ile; suça sürüklenen çocuk ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması talep olunmuştur.

  2. Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2014/269 Esas, 2016/158 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan yargılama neticesinde, değişen suç vasfı ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca davanın düşmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise beraatine karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.12.2020 tarihli ve 14 2016/362727 sayılı, kısmi temyiz ret, kısmi onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği

Katılan ...’nın yaşının küçük olması sebebiyle rızasının geçersiz olması karşısında yazılı şekilde beraat ve düşme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği

Katılan ...’nın yargılama aşamasında şikayetçi olduğunu beyan etmesi karşısında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde düşme kararı verilmesi ve söz konusu durum dikkate alınmaksızın suça sürüklenen çocuk hakkında beraat hükmü verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği

Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmesine karşın vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Aralarında duygusal mahiyette ilişki bulunan suça sürüklenen çocuk ile kayda göre on üç yaşında bulunan katılan ...'nın anlaşarak kaçıp rıza dahilinde vajinal yoldan cinsel ilişki yaşadıkları iddiasıyla görülmekte olan yargılama neticesinde Mahkemesince Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 27.04.2016 tarihli raporunda katılan ...'nın 04.08.2015 tarihli grafileri üzerinden yapılan incelemede olay günü olan 04.04.2014 tarihinde on altı yaşını bitirmiş olup on yedi yaşı içerisinde olduğunun belirtilmesi karşısında yaşının 01.05.1997 olarak tespiti ile soruşturma aşamasında şikayetçi olunmaması sebebiyle değişen suç vasfına göre reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan düşme kararı verildiği, katılan ...'nın soruşturma aşamasının aksine kovuşturma aşamasında rızası hilafına alıkonulduğunu beyan etmesine karşın hayatın olağan akışı ile bağdaşmayan çelişkili beyanına itibar edilmeyerek geçerli rızasına binaen suça sürüklenen çocuğun yanında bulunması karşısında beraat hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, şikayetçi Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde

  1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  2. Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararına hükmedilirken 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak uygulama maddesinin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.

  3. 5271 sayılı Kanun'un "Kamu davasına katılma" başlıklı 237 nci maddesinin birinci fırkasında yer alan "Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler" şeklindeki amir hükmü kapsamında kamu davasına katılmak için kovuşturma aşamasında şikayetçi olduğunu bildirerek kamu davasına katılma talebinde bulunmuş olmasının davaya katılma için yeterli olduğu, şikayete bağlı olan reşit olmayanla cinsel ilişki suçu yönünden soruşturma aşamasında şikayetten feragat etmesinin, kovuşturma aşamasında şikayetçi olduğunu bildirerek davaya katılma isteminde bulunmasına, katılan sıfatını kazanarak hükme karşı kanun yoluna başvurmasına hukuki engel olmayacağı gözetilerek aksi yöndeki görüşle temyiz ret isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Vekalet Ücretine İlişkin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde;

Hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraat kararı verilen suça sürüklenen çocukla ilgili ayrıca değişen suç vasfına göre reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan görülen kamu davasının düşmesine karar verilmesi ve dosyada sunulan vekalet hizmetinin bölünememesi karşısında, vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Mağdure Vekili ve Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden

Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle; Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2014/269 Esas, 2016/158 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.11.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararkişiyisüreçv.reddineyoksuntemyiztevdiinehürriyetindenhukukîilişkiolgularonanmasınasebeplerigerekçeolmayanlacinselkılmareşit

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:00:16

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim