Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/5818
2023/7503
20 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2009/287 E., 2015/66 K.
SUÇLAR: Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2009 tarihli ve 2009/1140 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali ve cinsel saldırı suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
Görevsizlik kararı üzerine yargılama yapan Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2015 tarihli ve 2009/287 Esas, 2015/66 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ile mağdureye yönelik;
a) Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüsten 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
c) Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.06.2018 tarihli ve 14 2015/170490 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; sanığın katılan ve mağdurenin odasına zorla girmediğine, cebir tehdit uygulamadığına, sanığın dışarıdan gelebilecek rahatsızlıkları önlemek amacıyla kapıyı kilitlediğine, sanığın katılan ile mağdureye bedensel temasının olmadığına, temasın devamlılık ve şehevi davranış eksikliği nedeniyle suçun oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince '' İddia, savunma,celp edilen belgeler, alınan raporlar, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Sanık ...'ın olay tarihi olan 08.02.2009 tarihinden yaklaşık 1 yıl önce mağdure ... ile tanıştığı, olay günü ...'in sanığı arayarak kalacak yer konusunda yardım istediği, sanığın ... ve yanındaki arkadaşı diğer mağdure ...'yi kaldığı ... Pansiyona davet ettiği, kendilerine oda tuttuğu gecenin ilerleyen saatlerinde mağdurelerin kaldığı odaya zorla girdiği ve kapıyı içeriden kilitleyerek bir süre konuştuğu, kendileriyle yatmak istediğini belirttiği, daha sonra ...'e saldırarak üzerindeki badisini çıkarmaya çalıştığı, ...'in sanığa tekme atarak kurtulduğu, bunun üzerine sanığın mağdure ...'yi yatağın üzerine yatırarak üstünü çıkarmaya çalıştığı, bacaklarını ellediği, ...'nin üzerinde iken ...'in taşıdığı bıçakla sanığı sırtından bıçaklayarak ...'nin üzerinden kalkmasını sağladığı, ...'in balkona koşarak yardım istediği ve sanığın kaçtığının iddia olunduğu olayda, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açılmış, Mahkemece eylemin basit cinsel saldırıyı aşabileceği kanaatiyle görevsizlik kararı verilmiş ve yargılamaya Mahkememizde devam olunmuştur. Sanık aşamalardaki beyanlarında, “olay gecesi elinde bira ile mağdurelerin odasına girdiğini, kendisini ...'in içeri aldığını, konuşurken ...'in omzuna elini attığını eyleminin sadece bu olduğunu, bir ara ... ile konuşurken ...'in çantasından bıçak çıkartarak kendisini sırtından bıçakladığını, cinsel saldırının söz konusu olmadığını” ifade etmiştir. Mağdureler ... ile ... ise “ sanığın zorla odalarına girip kapıyı içeriden kilitlediğini, elinde bira olduğunu, kendileri ile konuştuğunu ve yatmak istediğini kabul etmezlerse fuhuş yaptıkları gerekçesi ile şikayet edeceğini belirterek önce ...'e saldırıp badisini çıkarmaya çalıştığını, ...'in kurtulması ile ...'yi yatağa yatırıp üzerindekileri çıkarmaya çalıştığını ve bacağını ellediğini, sanığın saldırısından kurtulmak için ...'in çantasında taşıdığı bıçakla sanığı arkadan bıçakladığını” belirtmişlerdir. Pansiyon çalışanı tanık Mahmut, “ bağırışmalar üzerine odaya çıktığında, sanığın koşarak aşağıya indiğini, mağdurelerin şok içerisinde bağırdıklarını” belirtmiştir. Olayın oluş tarzı, olay yerinden elde edilen bulgular, mağdurelerin beyanları, sanığın savunmalarının aksine sabaha karşı 03 04 sıralarında iki yalnız bayanın odasına sarhoş bir şekilde sadece arkadaşça konuşmak için girildiği ve bu sırada sebep yokken bıçaklama olduğu yönündeki savunmanın hayatın olağan akışına uygun olmaması, sanığın tasarladığı cinsel saldırı eylemini bıçaklandıktan sonra tamamlayamadan yarıda bırakması ve tanık beyanında mağdurelerin şok içerisinde bağırdıklarının belirtilmesi gibi sebepler göz önüne alındığında sanığın atılı suçları işlediği sabit görülmüştür. Mağdurelerin maruz kaldıkları eylem nedeniyle ruh sağlıklarının bozulup bozulmadığı yönünde öncelikle Pamukkale Üniversitesi'nden rapor alınmış burada ruh sağlıklarının bozulduğu yönünde tespitte bulunulmuş; sonrasında ATK'dan alınan raporlarda mağdure ...'in ruh sağlığının bozulmadığı; mağdure ...'nin ise ruh sağlığının etkilendiği yani ruh sağlığında bozulma olduğu yönünde bir tespit yapılmadığı belirlenmiş ve hükme bu raporlar esas alınarak ağırlaştıcı hal uygulanmamıştır. Mağdure ...'ın, sanık ...'ı bıçaklaması eylemini, kendisini ve mağdure ...'yi sanığın cinsel dokunulmazlıklarına yönelik eylemini bertaraf etmek için yaptığı, tek bıçak darbesi ile ölçülü olacak şekilde o andaki hal ve şartlara uygun şekilde başka bir yolla kurtulma imkanının bulunmaması sebebiyle gerçekleştirdiği kabul edilerek TCK 25 ve CMK 223/2 d maddeleri gereği ...'ın Beraatine karar verilmiştir. Bu sebeplerle sanık ...'ın mağdureler ...(Başbuğ) ve ...'a yönelik Cinsel Saldırı suçundan dolayı 6545 sayılı yasa ile değişiklikten önceki lehine sonuç ceza içeren TCK 102/2 maddesi gereğince her iki mağdureye yönelik eylemleri nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş, suçun oluşu ve işleniş biçimi, kastın ve zararın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu ve diğer etkenler gözetilerek temel hürriyeti bağlayıcı cezanın belirlenmesinde alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir husus görülmemiş ve takdiren cezanın alt sınırından hüküm kurulmuş, eylem teşebbüs aşamasında kaldığından TCK'nın 35/2 maddesi gereği cezasında ½ oranında indirime gidilmiş, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak; TCK 62/1 maddesi gereği cezasında 1/6 oranında indirime gidilmiş, ayrıca bu eylemlerin vuku bulduğu anlarda, sanığın, mağdurelerin kaldığı odanın kapısını içten kilitlemek suretiyle mağdureleri hürriyetinden yoksun bıraktığı sabit olmakla, TCK 109/2 maddesi gereği yine ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş, suçun oluşu ve işleniş biçimi, kastın ve zararın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu ve diğer etkenler gözetilerek temel hürriyeti bağlayıcı cezanın belirlenmesinde alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir husus görülmemiş ve takdiren cezanın alt sınırından hüküm kurulmuş, eylemin cinsel amaçla gerçekleşmesi nedeniyle TCK 109/5 maddesi gereği cezada 1/2 oranında artırım yapılmış, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak; TCK 62/1 maddesi gereği cezasında 1/6 oranında indirime gidilmiş, sanığın mağdurelere yönelik Cebir ve Tehditle ve Gece Vakti Konut Dokunulmazlığını Bozma suçunu işlediği sabit görülmekle TCK 116/4 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, suçun oluşu ve işleniş biçimi, kastın ve zararın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu ve diğer etkenler gözetilerek temel hürriyeti bağlayıcı cezanın belirlenmesinde alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir husus görülmemiş ve takdiren cezanın alt sınırından hüküm kurulmuş , Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak; TCK 62/1 maddesi gereği cezasında 1/6 oranında indirime gidilmiş, sanığın adli sicil kaydı, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık,sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat nedeniyle bu suça ilişkin olmak üzere TCK 51/1 maddesi gereği Erteleme kararı verilmiş, denetim süresi belirlenmiş, tüm suçlar için, TCK 53.maddesindeki hak yoksunluklarına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' şeklindeki gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Konut Dokunulmazlığınının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
-
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
-
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 06.03.2023 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
-
Zamanaşımı gözetilerek onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebbüsten Verilen Hükümler Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümlerde, olay günü sanığın katılan ve mağdurenin aşılabilir mukavemetleri dışında organ veya sair cisim sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı eyleminin tamamlamasına engel harici herhangi bir neden bulunmaksızın eylemini sonlandırdığı anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinde yer alan gönüllü vazgeçme düzenlemesi de nazara alındığında mevcut haliyle eylemin aynı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Anılan nedenle onama talep eden Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
C. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hükümler Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurelerin iradeleriyle hareket etme imkanlarının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurelerin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kanuni unsurları itibarıyla oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Anılan nedenle onama talep eden Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2015 tarihli ve 2009/287 Esas, 2015/66 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında bu suçtan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebbüs ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hükümüler Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2015 tarihli ve 2009/287 Esas, 2015/66 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:00:16