Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

9. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/17879

Karar No

2023/7380

Karar Tarihi

8 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/69 E., 2016/88 K.

SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: Ceza verilmesine yer olmadığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli, 2015/69 Esas, 2016/88 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve 5385 sayılı Çocuk Koruma Kanununun beşinci maddesinin (a) ve (c) bentleri uyarınca danışmanlık ve bakım koruma tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEBİ

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği

Tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkeme Kabulü;

Mahkemesince; "Yapılan yargılama ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde, Suça sürüklenen çocuk ...'ın 25/06/2012 tarihinde mağdure ... ...'ı elinden tutup ormanlık alana götürerek boğazını tek eli ile sıkıp, seni boğarım öldürürüm diye tehdit edip yere yatırarak boynundan öpüp, mağdurun şortunu indirerek mağdurun cinsel organına elini sürüp üstüne çıkarak cinsel istismarda bulunduğu,

Suça sürüklenen çocuğun eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturduğu iddia, suça sürüklenen çocuğun kaçamaklı beyanı, doktor raporları, ATK raporu, tanık anlatımları, nüfus sabıka kayıtları ve tüm evrak kapsamından anlaşıldığından bahisle TCK 103/1.a, 31/2, çocuk koruma kanunun 11, TCK 109/2, 109/3.f, 109/5, 31/2, çocuk koruma kanunun 11 maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle Alaplı Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 11/12/2014 tarih 2014/31 esas 2014/292 karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı çocuğun basit cinsel istismarı suçunda 6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik ile cezanın üst sınırı 15 yıl olarak belirlendiğinden suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı TCK'nın 103/1 a maddesinde düzenlenen çocuğun basit cinsel istismarı ve bu suç ile bağlantı nedeniyle TCK'nın 109. Maddesinde düzenlenen cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkemenin görevsizliğine karar verilerek mahkememize gönderilmesine karar verildiği,

Mahkememizce yapılan yargılama ve yukarıda sayılan delillerin değerlendirilmesinde her ne kadar SSÇ isnat edilen suçu işlemediğini savunmuş ise de; mağdurenin yaşı da dikkate alındığında özellikle fiilin niteliği de dikkate alınarak işlemediği böyle bir suçu SSÇ ye isnat etmesini gerektirecek bir neden bulunmayan mağdurenin beyanlarını doğrulayan yine aynı şekilde SSÇ nin savunma içeriğinde de belirttiği üzere aralarında husumet bulunmayan ve bu nedenle işlemediği böyle bir suçu isnat etmesini gerektirecek bir neden bulunmayan tanık ...'un beyanlarıyla ...'nun beyanları ve tüm dosya kapsamına göre SSÇ nin mağdureyi bisikletine bindirerek ormana doğru götürdüğü, burada mağdureyi yere yatırarak boynundan öptüğü, ayrıca eliyle mağdurenin karnına ve cinsel organına dokunmak suretiyle basit cinsel istismarda bulunduğu, mağdurenin ağlaması ve tanık ...'un bağırması üzerine korkuya kapılarak mağdureyi ve bisikletini de olay yerinde bırakmak suretiyle kaçtığı, bu suretle SSÇ nin sabit görülen eyleminin anlık ani hareket boyutunu aşıp tevari eden hareketler kapsamında olduğu, ancak organ sokmaya yönelik bir eyleminin de bulunmadığı, en azından buna ilişkin bir iddia ve delil bulunmadığından çocuğun basit cinsel istismarı suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaati ile;

ATK Zonguldak Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 26/06/2012 tarihli raporunda özetle; mağdurede yeni oluşmuz travmatik lezyon saptanmadığını, hymenin çocuk hymeni görünümünde olduğunun ve sağlam olduğunun, herhangi bir eski ya da travmatik bulgu saptanmadığının, fiili livatanın maddi delillerinin bulunmadığının belirtildiği, mağdurun 22/01/2014 tarihli raporunda 25/06/2012 tarihinde maruz kaldığı cinsel istismar nedeniyle ruh veya beden sağlığının bozulmadığının belirtildiği,

Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde yaşının 12 15 yaş grubu arasında olduğu, bu nedenle suç tarihinde çocuğun basit cinsel istismarı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları nedeniyle TCK 31/2 maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olup olmadığı ayrıca suça sürüklenen çocuğun annesi ...'nın tanık sıfatıyla verdiği ifadede oğlunun ruhsal yönden sorunlu bir çocuk olduğunu ve tedavi gördüğünü beyan ettiğinden TCK 32/1 2 madde kapsamında bulunup bulunmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulundan rapor aldırıldığı ve alınan raporda "suça sürüklenen çocuğun iddia olunan fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğunun" oy birliği ile tespit edildiği,

TCK 31(2) maddesinde "Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacağının "belirtildiği,

SSÇ'nin olay tarihi ve yaşı itibari ile 12 yaşından büyük ve 15 yaşından gün almamış ve TCK'nun 31/2 maddesi kapsamında çocuk olduğunun anlaşıldığı; SSÇ'nin eylemlere ilişkin olarak işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediğine yönelik olarak alınan Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulunun 19 Ağustos 2013 tarih 3482 karar nolu; ceza sorumluluğunu etkileyecek mahiyet ve derecede herhangi bir psikopatoloji ya da zeka geriliği saptanmamış olmakla birlikte, suça sürüklenen çocuğun olay tarihindeki yaşı dikkate alındığında; dava dosyasında belirlenen olayın gelişimi, mağdur suça sürüklenen çocuk tanık ifadeleri, suça sürüklenen çocuğun olay öncesi sonrası tutum ve davranışı gibi hususlarla bütünüyle değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun iddia olunan fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğunun anlaşıldığı sonucuna varılmış olmakla; her ne kadar SSÇ ...'ın mağdur Ceran ...'a yönelik olarak basit cinsel istismar ve hürriyetten yoksun kılma suçlarından cezalandırılması talep olunmuş ise de, her iki suç yönünden 5237 sayılı TCK'nun 31/2 maddesinin 1. cümlesine istinaden SSÇ hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve hakkında danışmanlık tedbirinin uygulanmasına karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçesiyle hüküm kurmuştur.

IV. GEREKÇE

Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı ve dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli, 2015/69 Esas, 2016/88 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteklerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.11.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hürriyetindenkarartemyizhukukîyoksunçocuğunkişiyitevdiinev.olgularsüreçkılmaonanmasınagerekçecinselsebebiistismarı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:04:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim