Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/10633
2023/7018
1 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/764 E., 2023/712 K.
SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Patnos Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2022 tarihli iddianamesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve üçüncü cümlesi ile 53 üncü maddesi uyarınca, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin; birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli ve 2022/334 Esas, 2022/380 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi üçüncü cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin; ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesi'nin 01.02.2023 tarihli ve 2023/151 Esas, 2023/160 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin "...A Sanık hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan TCK'nun 109/1. maddesi kapsamında cezalandırılma istemiyle kamu davası açılmış bulunmasına karşın Mahkemenin kabulünün TCK'nun 109/2. maddesi olması karşısında sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'Suç Niteliğinde Değişiklik' başlığı altında düzenlenen 226. maddenin birinci fıkrası uyarınca ek savunma hakkı verilmeden hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
B Kabul ve uygulamaya göre;
1 Sanık hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan TCK'nun 109/2. maddesi uyarınca belirlenen temel ceza üzerinden TCK'nun 109/3 f maddesinin uygulanması suretiyle belirlenen cezanın 4 yıl 12 ay hapis cezası yerine; 5 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi, yine bu ceza üzerinden TCK'nun 109/5. maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılması neticesinde bulunan ceza miktarının 6 yıl 18 ay hapis cezası yerine 7 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi,
2 Yargılama giderlerinin ne miktarda olup kimden alınacağı hususunda gerekli belirleme yapılmaksızın hüküm kurulması,
3 Gerekçeli karar başlığında CMK'nun 232/(2 d) maddesine aykırı olarak sanığın gözaltı tarihinin yazılmaması,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bozma üzerine Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2023 tarihli ve 2023/55 Esas, 2023/104 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi üçüncü cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin; ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesi'nin 17.05.2023 tarihli ve 2023/764 Esas, 2023/712 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık hakkında üzerine atılı suçlar yönünden üst sınırdan ceza verilmesi ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın aşamalardaki beyanlarının değerlendirilememesi, mağdure ile anne ve babasının şikayetlerinden vazgeçmeleri, mağdurenin olayı hatırlamaması ile sadece soruşturma aşamasında kurguya dayalı beyanının hükme esas alınmasının hatalı olduğuna, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, aksi kanaatte ise olayın kesin ve ani eylem niteliği taşıdığı halde sürekli eylem olarak değerlendirilmesinin de esasa aykırı olduğuna, sanığın akıl sağlığına yönelik rapor talebinin reddedildiğine, eksik araştırma ve değerlendirme ile hüküm kurulduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere istinaden; iddia, sanık savunmaları, mağdure beyanları, şikâyetçi beyanları ve dosyada mevcut CD içerisindeki görüntüler ile bu görüntülere ilişkin düzenlenen görüntü inceleme tutanağı, alınan raporlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mağdurenin avukat ve psikolojik danışman huzurunda alınan ifadesi, şikayetçilerin kolluk ve Mahkeme beyanları, sanığın soruşturma ve Mahkeme savunmaları, 27.08.2022 tarihli, kolluk tarafından tanzim edilen olay yakalama muhafaza altına alma tutanağında, teyit etmek amaçlı kamera kaydı kendisine izlettirilen sanığın kolluk görevlilerine "eşeklik yaptım, etme eyleme abi" dediği, sanığın videodaki kişinin kendisi olduğunu ve olayı kabul ettiği, cahilce bir hareket olduğunu beyan ettiği, Malazgirt Devlet Hastanesinin 27.08.2022 tarihli Genel Adlî Muayene raporunda; mağdurun dudakta, yüzde minimal ekimotik alanlar, göğüs etrafında hassasiyet, ellerde ekimoz ve hassasiyet bulgusu tespit edildiği ve btm ile giderilebilir şeklinde kati rapor düzenlendiği belirtilmiştir.
-
Cinsel istismar eyleminin sübuta erip ermediği davanın temel konusu olup bu tür suçlarda eylemin sübutu belirlenirken olayın kiminle ne zaman ilk defa paylaşıldığı, olayın paylaşıldığı andaki mağdurun durumu, soruşturma makamlarına eylemden ne kadar zaman sonra intikal ettirildiği, alınan raporlar ve dosyadaki maddi deliller önem taşımaktadır. Eldeki maddi delil niteliğindeki güvenlik kamerası görüntülerinden oluşan CD ve Görüntü İzleme Tutanağı incelendiğinde; sanığın mağdurenin boynuna sol kolu ile sarılı şekilde (...) Market isimli iş yerine girdikleri, reyonların arasında mağdurenin boynunu tutmaya devam ettiği, eğilerek dudağını birkaç kez öptüğü, mağdurenin kendisini geriye doğru çekmeye çalıştığı, sanığın mağdureye sarılarak defalarca kez yüzünün, dudağının ve boynunun değişik yerlerinden öptüğü, mağdureyi kucakladığı ve mağdurenin kendisini defalarca geriye çekmeye çalıştığı, yine sanığın mağdurenin göğüs kısmını tuttuğu, okşayıp sıktığı, sanığın mağdureyi öpmeye çalıştığı ve mağdurenin kendisini geri çekmesi üzerine mağdurenin elinden öptüğü, mağdureye sarılarak defalarca dudağının bulunduğu kısımdan öptüğü ve mağdurenin yüzünü çevirerek öpücüklerden kaçmaya çalıştığı görülmektedir.
-
Bu bilgiler ışığında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mağdure beyanı, şikayetçi beyanları, sanığın çelişkili beyanları ve kısmî ikrarı, mağdureye ilişkin dudakta, yüzde minimal ekimotik alanlar, göğüs etrafında hassasiyet, ellerde ekimoz ve hassasiyet bulgusu tespit edilen genel adli muıayene raporu, ele geçen delillerin suçun sübutu ile uyumu, olaydan sonra mağdurenin annesine "anne nolur hemen beni yıka bu adam beni öptü, ben bu yüzden kirlendim" şeklindeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın mağdurenin omuzlarından, kollarından, boynundan tutmak, dudak, boyun, yüz ve el bölgelerini öpmek, göğsünü okşamak, sarılmak, yine psikolog eşliğinde alınan 27.08.2022 tarihli mağdure beyanında da sabit olduğu üzere sanığın mağdurenin göğüslerini kast ederek "senin cicişkolarını yerim" şeklinde sözler söylemek, "hadi durma sen de beni öp" diyerek mağdurenin zorla kendisini öpmesini sağlamak şeklindeki eylemlerinin sarkıntılık düzeyini aştığını, kamera kaydı dikkate alındığında da sanığın eylemlerinin bir bütün halinde iki dakika boyunca sürdüğü, eylemlerinin ani ve kesik hareketler şeklinde olmayıp devamlılık arz eden eylemler niteliğinde olduğu ve bu haliyle sanığın mağdureye çocuğa yönelik eylemlerinin 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca On İki Yaşını Tamamlamamış Çocuğa Yönelik Basit Cinsel İstismar suçunu oluşturduğu anlaşılmış olup sanığın üzerine atılı suçu işlediğine kanaat getirilerek hukuki süreçte belirtildiği şekilde cezalandırılmasına, sanığın sosyal ilişkileri, samimi bir pişmanlığının bulunmaması gözetilerek hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının tatbikine yer olmadığına karar verildiği belirtilmiştir.
-
Sanığın birşeyler almak bahanesiyle mağdureyi markete sokmaya çalıştığı ancak mağdurenin kabul etmemesi üzerine kolundan tutarak markete götürdüğü, market içerisinde omzundan tutarak ve sarılarak mağdurenin kendisinden uzaklaşmasını engellediği ve mağdureyi uzunca bir süre markette dolaştırdığı dikkate alınarak sanığın mağdureye "gel marketten sana bir şeyler alalım" demek suretiyle mağdurenin iradesini hile ile fesada uğrattığı ve mağdurenin " benim alacağım yok " demesi üzerine sanığın mağdurenin kolundan tutarak marketin içerisine götürmesi şeklindeki eyleminin hile ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanığın mağdureye karşı işlediği sabit olan "hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince aynı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan unsurlar itibarıyla suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği yer, failin güttüğü amaç ve saik göz önünde bulundurularak takdiren ve teşdiden 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, suçun çocuğa karşı işlenmiş olması nedeniyle cezasında aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi gereğince bir kat arttırım yapılarak 4 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemini cinsel amaçla gerçekleştirdiği anlaşılmakla, cezasında aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince yarı oranında arttırım yapılarak 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın sosyal ilişkileri, samimi bir pişmanlığının bulunmaması gözetilerek hakkında aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının tatbikine yer olmadığına karar verilerek hüküm kurulduğu belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince "...Çocukların Cinsel İstismarı olan suç adının TCK'da öngörülen yasal terminolojiye aykırı biçimde On İki Yaşından Küçük Mağdurların Cinsel İstismarı olarak gösterilmesi mahallinde mahkemesince düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, inceleme konusu hükümde eleştiri nedeni dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ancak;
Yerleşik uygulamalar ve Yargıtay kararlarına aykırı olarak yaşı küçük mağdur ...'nin yargılama sırasında beyanı alınırken yasal zorunluluk gereği hazır bulunan psikolog bilirkişi ile segbis ile görüntülerini tespit edip çözümlemesini yapan bilirkişi ücretinin Hazine üzerinde bırakılması yerine yargılama gideri olarak kabulü ile sanıktan alınmasına karar verilmesi;
Kanuna aykırı ve istinaf başvuruları bu itibarla yerinde ise de, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın Dairemizce düzeltilmesi mümkün olduğundan;
Yargılama giderlerine ilişkin hükmün 4. bendindeki "2 adet sarf gideri 400 TL" ibaresinin tamamen çıkartılarak" yine "toplam 711,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "toplam 311,00 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün CMK’nın 280/(1 a) ve CMK’nın 303/(1 h) maddeleri gereğince DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,..." şeklinde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerinde olduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesinin 17.05.2023 tarihli ve 2023/764 Esas, 2023/712 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Patnos Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:46