Yargıtay 9. CD 2021/2418 E. 2023/7008 K.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/2418
2023/7008
1 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/38 E., 2014/199 K.
SUÇLAR: Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, şantaj,çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı,kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun kaçırılması veya alıkonulması
HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İncelenmeksizin iade, onama, düzeltilerek onama
Sanık ... hakkında intikal tarihinden 3 hafta önce işlediği iddia edilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan zamanaşımı içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanık ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11 250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2014 tarihli iddianamesiyle sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçları, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, sanık ... hakkında ise uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan kamu davaları açılmıştır.
-
Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2014 tarihli ve 2014/38 Esas, 2014/199 Karar sayılı kararı ile, sanık ...'in çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar ... ve ...'ın uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ile sanık ...'in şantaj ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından beraatlerine, sanık ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi çocuğun kaçırılması veya alıkonulması kabul edilerek bu suçtan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstekleri
Mağdurenin cinsel muayenesinde bulgu tespit edilemediğine, sanığın mağdurenin cinsel amaçla hürriyetini kısıtlamasının söz konusu olmadığına, istediği zaman mağdurenin sanığın evinden ayrılmasının mümkün olduğuna, tanık beyanlarının da bu hususu doğruladığına, her iki suçtan da beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanıklar ... ile ...'ın uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu işlediklerine, ...'in cinsel eylemlerinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna, sanık ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması, sanıklar hakkında lehe hükümlerin uygulanmaması ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece iddia ve toplanan delillerin değerlendirilmesi sonucunda, mağdure ile sanık ...'in olaydan önce tanıştıkları, daha önce de zaman zaman evden kaçan mağdurenin yine evden kaçarak arkadaşı olan sanık ...'in yanına geldiği, daha sonra her ikisinin sanık ...'in diğer sanık ... ile birlikte kaldıkları aparta geldikleri, mağdurenin birkaç gün bu evde kaldığı, en son gün ...'in işe gitmediği, sanık ...'ın evde olmadığı bir zamanda sanık ... ve mağdurenin birlikte korku filmi izledikleri, filmden etkilenen mağdurenin korktuğunu söyleyerek sanıkla yakınlaştığı, bu yakınlaşmanın sanık ...'in mağdureye sarılması ve mağdureyi öpmesi şeklinde cinsel istismar boyutuna vardığı, bu şekilde sanık ...'in mağdureye karşı cinsel istismar suçunu ve cinsel amaçla hürriyetten yoksun bırakmak suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
Bu olayın yaşanmasından sonra sanık ...'in kardeşi ...'in de aparta geldiği, ...'in apartta bulunduğu bir sırada polisin telefon açtığı ve ...'e, "... isimli bir bayanın evden kaçtığını ve yaşının 13 olduğunu" beyan ettiği, sanık ...'in bunun üzerine mağdureye yaşını sorduğu onun da on altı yaşında olduğunu beyan ettiği, ancak mağdurenin genel görünümünün yaşının küçük olduğunu gösterdiği gibi polis memurunun mağdurenin yaşının on üç olduğu yönündeki beyanına rağmen, sanık ...'in mağdureyi emniyete teslim etmediği gibi mağdurenin ailesine de haber vermek konusunda bir girişimde bulunmadığı, mağdurenin isteğiyle mağdureyi yanında tutmaya devam ederek sanık ...'in kaldığı aparttan alarak teyzesinin evine götürdüğü, mağdurenin 1 gün burada kaldıktan sonra ertesi gün sanık ...'in mağdureyi evinin yakınana bıraktığı, bu suretle sanık ...'in kanuni temsilcisinin bilgisi ve rızası dışında evi terk eden on beş yaşından küçük mağdureyi ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin rızasıyla yanında tutmak suçunu işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
Her ne kadar sanıklar ... ve ... hakkında mağdureye esrar içirdikleri iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; bu davanın dayanağının mağdurenin beyanları olduğu ancak mağdurenin kan örneğinde yapılan incelemede uyuşturucu madde tespit edilmediği, sanıkların da savunmalarında mağdureye esrar içirmediklerini beyan ettikleri, bir an için mağdureye içmesi için bir madde vermiş iseler bile bunun uyuşturucu madde olup olmadığının belli olmadığı, sanıklarda uyuşturucu maddenin de ele geçirilemediği, bu nedenlerle sanıklar ... ve ...'in mağdureye uyuşturucu madde içirdikleri yada uyuşturucu madde temin ettikleri sabit olmadığı kanaatine varılarak sanıkların atılı suçtan beraatlerine karar verilmiştir.
Sanık ...'in basit cinsel istismar olayının gerçekleşmesinden 3 hafta önce organ sokmak suretiyle mağdurenin rızası dışında cinsel saldırıda bulunduğu yönündeki suçlama hakkında Mahkemece yapılan değerlendirmede, adlî tıp kurumu raporuna göre mağdurun hiymeninin sağlam olduğu, normal cesamette ereksiyon halinde bir penis yada sair bir cismin vajinal yoldan duhulüne yırtılmaksızın izin verecek nitelikte olduğu, her ne kadar mağdure basit cinsel saldırı olayından (sanık ...'in kendisine sarılması ve kendisini öpmesi) 3 hafta önce sanığın kendisine votka içirdikten sonra tecavüz ettiğini iddia etmiş ise de; böyle bir olayın meydana gelmesi halinde mağdurenin derhal konuyu ailesine, adli birimlere ve kolluk birimlerine bildirmesinin gerektiği ancak böyle yapmadığı, keza sanığın kendisine tecavüz ettiğini iddia etmesine rağmen bu tecavüz olayından sonra da sanıkla görüşmesinin ve evden kaçtıktan sonra sanığın yanına gelmesinin dikkate değer olduğu, eğer sanık daha önce kendisine tecavüz etmiş ise mağdurenin böyle davranmamasının gerektiği, bu nedenlerle mağdurenin soyut ve inandırıcılıktan uzak iddiaları dışında sanık ...'in mağdureye zorla cinsel organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçunu işlediği sabit olmadığı kabul edilerek sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
Her ne kadar sanık ... hakkında, basit cinsel istismar suçundan 3 hafta önce gerçekleşen cinsel istismar suçunu cep telefonuna kaydederek mağdureye karşı şantaj yaptığı iddiasıyla sanık hakkında kamu davası açılmış ise de; böyle bir kaydın olduğuna dair bir delilin elde edilemediği, sanığın cep telefonunda böyle bir kaydın olmadığı, mağdurenin bu yöndeki beyanının da soyut olup başka delil/delillerle desteklenmediği anlaşıldığından sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Çocuğun Kaçırılması veya Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11 250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri ile Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Şantaj Suçları ve Sanıklar ... ve ... Hakkında Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği gibi beraat kararlarının da yerinde olduğu anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Çocuğun Kaçırılması veya Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin kanun yolu başvurusu itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri ile Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Şantaj Suçları ve Sanıklar ... ve ... Hakkında Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2014 tarihli ve 2014/38 Esas, 2014/199 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ve müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:46