Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/5806
2023/6988
1 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/20 E., 2015/77 K.
SUÇLAR: Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Düşme, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2015 tarihli ve 2015/20 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararı ile sanığa atılı çocuğun cinsel istismarı suçu reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 74 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kamu davasının düşürülmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın mağdurenin 2000 doğumlu olduğunu bildiğine, tutanaklara göre mağdurenin on beş yaşından küçük olduğuna sanığın cezalandırılması talebine ilişkindir.
B. O Yer Cunhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Mağdurenin Mernis doğum tutanağında 28.07.2000 gün hastane doğumlu olduğuna, suç tarihinde on beş yaşından küçük olduğu sabit olan mağdurenin on altı yaşında olduğuna ve şikâyet yokluğunun kabulü ile sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davasının düşmesine ve çocuğun cinsel amaçlı hürriyetinden yoksun kılınması suçundan beraatine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ''Yasaya aykırı yöntemlerle elde edilen ve hükme esas olan herhangi bir delil mevcut değildir. Sanık ... ile mağdure ...'ın olay tarihi olan 22/12/2014 tarihinden bir hafta kadar önce İzmir Alsancakta bir kafede tanıştıkları ve birbirlerinin telefonlarını aldıklarını, olay tarihinde de yine telefonla görüşüp buluştukları ve birlikte cinsel ilişkiye girmeye karar verdikleri, sanığın rızası dahilinde mağdureyi Buca'daki evine götürdüğü ve yine burada rızası dahilinde mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği, mağdurenin olay nedeniyle genital bölgesinde kanama olması nedeniyle olayı annesine anlatmak zorunda kaldığı, ... Devlet Hastanesine giderek tedavi olduğu, mağdurenin daha sonra ÇİM merkezinde alınan ifadesinde olayı anlattığı ve sanığın ismini vermek istemediği, daha sonra 27/12/2014 tarihinde Çocuk Şubesinde alınan ek ifadesinde sanığın ismini bildirdiği ve sanığın bir gün sonra yakalandığı, olay nedeniyle sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 Sayılı TCK nın 6545 Sayılı yasa ile değişik 103/1 2, 109/1 3 f maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile hakkında dava açılmıştır. Sanık savunmasında, olay öncesi mağdureyi Alsancakta kafede gördüğünü, arkadaşları ile sohbet ederken mağdureyi tanıdığını, mağdurenin üniversite öğrencisi olduğunu sandığını, mağdurenin kendisine lise öğrencisi olduğunu söylediğini, fiziki olarak da olgun göründüğünü, aynı gün akşam İzel adlı arkadaşının facebooka ekleyip numarasını istediğini ve mağdurenin kendisinden hoşladığını ve kendisi ile tanışmak istediğini belirttiği, kendisinin de olabilecğini belirttiğini, mağdurenin kendisini facebook sayfasına eklediğini, facebook üzerinden mağdurenin fotoğraflarına baktığını, facebook sayfasında doğum tarihinin yazmadığını, gece boyunca mağdure ile telefonda konuştuklarını ve mesajlaştıklarını, olaydan bir gün önce öğleden sonra bir araya geldiklerini bir süre sohbet ettiklerini, yine Alsancakta bulunan kafeye geçtiklerini, orada sohbet ettiklerini, konuşmalarının daha çok kız erkek ilişkileri ve cinsellik olduğunu, o gün ayrıldıklarını, gece boyunca yine mağdure ile görüştüklerini, olay günü olan 22/12/2014 günü buluşmaya karar verdiklerini, kendisinin saat 15,00 gibi işten çıktığını, mağdurenin de okuldan o saatlerde geleceğini söylediğini, rızası ile mağdurenin kendiliğinden evine geldiğini, evde sohbet ettiklerini, mağdure ile rızası ile vajinal yoldan cinsel ilişkide bulunduklarını, cinsel ilişkiden önce mağdureye başkası ile cinsel ilişkisi olup olmadığını sorduğunu ve mağdurenin başkası ile cinsel ilişkisi olduğunu söylemesi üzerine mağdure ile rızası ile cinsel ilişkide bulunduğunu, mağdurenin ilişki sırasında kanamasının olduğunu farkettiğini ve mağdureye tekrar ilişkisinin olup olmadığını sorduğunu, daha önceki ilişkisinin anal yolla olduğunu ifade ettiğini, daha sonra mağdurenin duş aldığını, ancak kanamanın devam ettiğini farkettiklerini, mağdurenin tekrar duş aldığını, daha sonra da arkadışana gideceğini söylediğini, kanama devam ettiği için sanığın mağdureye hastaneye gitme önerisinde bulunduğunu, ancak mağdurenin bunu kabul etmediğini, sanığın mağdureyi dolmuşa bindirdiğini ve kız arkadaşının yanına gönderdiğini, sonra internet ortamında ve telefonda konuşmaya devam ettiklerini, ertesi gün telefonla görüşmeye devam ettiklerini daha sonra mağdureden haber alamadığını, olayın polise intikal ettikten sonra polis merkezinde mağdurenin 2000 doğumlu olduğunu öğrendiğini, mağdurenin olay tarihinde 15 yaşından büyük olduğunu sandığını, 15 yaşından küçük olduğunu bilse cinsel ilişkiye girmeyeceğini belirtmiştir. Mağdure beyanında, olay öncesi Alsancakta sanık ile buluştuklarını, daha sonra ayrılıp eve gittiğini, İzel isimli arkadaşının sanık ile aralarının yapabileceğini söylediğini, kendisinin de kabul ettiğini,sanığın kendisine mesaj attığını, gece boyunca sanıkla telefonda görüştüklerini, bir gün sonra sanıkla kafede buluştuklarını, sanıkla dertleştiğini, başından geçen kötü bir olayı anlattığını, ertesi gün yine kafede buluştuklarını, sanığa ... ile yaklaştığını, konuşmaların cinsel konularda olduğunu ve ayrıldıklarını, eve döndüğünü, gece boyunca telefonda görüştüklerini, sanıktan etkilendiğini, onu kıramadığını ve olay günü tekrar gelebileceğini söylediğini, sanığın 15,00 de evde olabileceğini söylemesi üzerine sanığın evine gittiğini, sanığın evinde aralarında yakınlaşma olduğunu, vajanal yoldan birkez cinsil ilişki yaşandığını, bu ilişki sonrası kanamasının olduğunu, daha sonra duşa girdiğini, kanamanın durmadığını görünce önce arkadaşının yanına gittiğini, daha sonra kanaması devam edince arkadaşının evinden ayrıldığını, daha sonra eve döndüğünü, kanama devam edince özel hastaneye bir yakını ile gittiğini, rahminde yırtık olduğunu ve dikiş atılması gerektiğini, bunun da ailenin izni olmadan yapılamayacağını söylemeleri üzerine annesinin durumu öğrendiğini, olay öncesi bir başkası ile vajinal yoldan ilişkide bulunmadığını ancak anal yoldan ilişkisi olduğunu, şikayetçi olduğunu belirtmiştir. Ancak mağdure olayın akabinde 25/12/2014 tarihindeki ifadesinde sanıktan şikayetçi olmadığını belirtmiştir. Yapılan yargılama sonucunda, mağdure 28/07/2000 doğumlu ... sanık ... ile tanıştığında kendisinin lise öğrencisi olduğunu belirttiği ve mağdure ile birbirlerinin telefonlarını aldıkları ve telefonla görüştükleri, ayrıca internet ortamında mağdurenin sanık ile görüştüğü ve birbirlerine cinsel içerikli ve birbirlerini arzular şekilde internet mesajlarının olduğu, mağdurenin rızası ile sanığın evine gittiği ve mağdurenin sanığa daha önce cinsel birliktelik yaşadığını belirttiği, mağdurenin mahkemece gözlenen vücut yapısına göre suç tarihi itibariyle 17 yaşında gösterdiği, 09/03/2015 tarihli İzmir ... Eğitim Araştırma Hastanesinin raporuna göre mağdurenin kemik yaşının 16 yaşında olduğunun belirtildiği, bu duruma göre sanık mağdurenin lisede okuduğunu beyan etmesi nedeniyle ve görüntü itibariyle 15 yaşından büyük göstermesi ve sanıkla cinsel ilişkiye girmeye istekli ve daha önce cinsel birliktelik yaşadığını beyan etmesi nedeniyle sanıkla rızası ile cinsel ilişkiye girdiği, olayda sanık mağdurenin beyanları ve vücut görünüşüne göre 15 yaşından küçük olduğunu bilmediği ve 15 yaşından küçük olduğu hususunda hataya düştüğü ve mağdurenin 15 yaşından büyük olduğunu zannederek mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği olayda, sanık mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmekte, TCK nın 30 maddesi kapsamında sanığın, mağdurenin yaşı konusunda düştüğü hata nedeniyle sanığın mağdureye kaşı eyleminin TCK nın 104/1 maddesinde belirtilen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu teşkil ettiği kanaatine varılarak bu eylemin de şikayete bağlı olduğu, fiziki görünümü ve kemik yaşı itibariyle 15 yaşından büyük gösteren ve kendisinin lisede okuduğunu belirten ve daha önce cinsel birliktelik yaşadığını belirten mağdurenin fiziken ve ruhen 15 yaşından büyük olduğunu kabul etmek gerekir. Bu durumda kişiye sıkı sıkıya bağlı olan izin verme, karşı çıkma ve şikayet etme gibi hakları kullanma ehliyetine sahip olduğunu kabul etmek gerekir. Yargıtay içtihatları da 15 yaşında kişinin kendisine yönelik eylemlerle ilgili kişiye sıkı sıkı hakları kendisinin kullanabileceği görüşünde olduğu malumdur. Bu durumda olay ortaya çıktıktan sonra olayın akabinde 25/12/2014 tarihli ifadesinde, mağdurenin sanık hakkında şikayetten vazgeçmiş olması nedeniyle sanığın mağdureye karşı TCK nın 104/1 maddesi kapsamındaki reşit olmayanla cinsel ilişki eylemi şikayete bağlı olup mağdurenin sanık hakkındaki şikayetten vazgeçmesi nedeniyle sanık hakkındaki cinsel istismar eyleminin değişen suç vasfına göre şikayet yokluğu nedeniyle düşürülmesine karar vermek gerekmiş, her ne kadar mağdure olay sonrası 25/12/2014 tarihli ifadesinde sanıktan şikayetten vazgeçmiş, daha sonra şikayetçi olmuş ise de, şikayetten vazgeçmeden vazgeçme olamayacağı için olayın akabinde şikayetten vazgeçmesi nedeniyle sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçu ile ilgili mağdurenin şikayetten vazgeçtiği kanaatine varılmış ve sanığın değişen suç vasfına göre şikayete bağlı eylem nedeniyle sanık hakkında şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı vermek gerekmiştir. Mağdurenin olay günü kendi rızası ile sanığın evine gittiği ve sanık ile rızası ile cinsel ilişki yaşadığı ve cinsel ilişki sonrası yine kendi isteği ile evden ayrıldığı olayda sanığın mağdureye karşı alı koyma kastı ile hareket etmediği kanaatine varılmış ve sanık hakkında hürriyetten yoksun bırakma suçu yönünden kastı bulunmadığından müsnet suçtan beraatine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' şeklinde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mağdure ve sanığın uzun zamana yayılan tanışıklıklarının olmayışı, sanığın mağdurenin yaşını büyük bildiğine dair istikrarlı beyanları, mağdure hakkında düzenlenen yaş raporu, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamından sanığın mağdurenin gerçek yaşı konusunda hataya düştüğünün kabulüyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmeyip, Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mağdurenin soruşturma aşamasında şikâyetten vazgeçme beyanının alındığı 25.12.2014 tarihinde on beş yaşından küçük olduğu ve irade açıklamaya yetkili olmadığı, on beş yaşından büyük olduğu 09.02.2015 günlü duruşmada sanıktan şikâyetçi olduğunu beyan ettiği, mağdurenin kanuni temsilcisi olan annesinin aşamalarda sanıktan şikâyetçi olduğunu beyan ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında şikâyet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi eleştiri konusu yapılmıştır.
Sanık hakkında yargılama konusu eylemler için, 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile aynı maddenin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 09.02.2015 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2015 tarihli ve 2015/20 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2015 tarihli ve 2015/20 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:46