Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/13735
2023/6801
26 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/1571 E., 2021/1737 K.
SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî onama
Sanık hakkında; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir
İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2019/349 Esas, 2021/206 Karar sayılı kararı ile sanığın;
a) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,
b) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
-
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/1571 Esas, 2021/1737 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf başvurularının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olmak üzere esastan reddi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.10.2022 tarihli ve 9 2021/121022 sayılı, ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Eksik inceleme ve hatalı hukuki değerlendirme yapıldığına, sanığın cinsel istismar suçunun tüm nitelikli halleri de nazara alınarak en üst sınırdan takdiri indirim maddesi uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
On beş yaşından küçük olan mağdurenin halası ve halasının eşi olan sanığın ikametinde kaldığı dört aylık süre içerisinde sanığın mağdureye farklı zamanlarda nitelikli cinsel istismar eylemlerinde bulunup hürriyetinden yoksun bıraktığı gerekçesiyle açılan davada Mahkemece; mağdurenin hastane dışı doğumlu olması sebebiyle alınan kemik yaşı raporuna göre mağdurenin 01.08.2003 doğumlu olduğu belirlenerek yaş tashihi yapılmış, mağdurenin Mahkeme aşaması beyanlarında ifade vermekten kaçınsa da alınabilen beyanlarından ve iç beden muayenesi raporunda hymende yırtılma meydana gelmeden de cinsel ilişki gerçekleşmiş olmasının mağdurenin biyolojik yapısı nedeni ile mümkün olduğunun belirtilmiş olmasına göre organ sokmaya varan surette cinsel ilişki yaşandığının, ayrıca mağdurenin oturamadığının halası tarafından anlaşılmaması için sanığın mağdureye kızdığının anlaşılması, sanığın mağdureyi istismar eylemi sonrası tehditleri ve mağdurenin ailesinin tepkilerinden kokması nedeniyle orada kaldığı süre boyunca olayları anlatamadığının, mağdurenin annesinin, mağdurenin babasına elini kana bulayacağını düşünerek anlatamadığı olayları çocuk izlem merkezi adli görüşme ve değerlendirme raporunda belirtildiği şekilde yaşına uygun düzeyde muhakeme kurmakta ve akıl yürütmekte zorlanan, utangaç ve çekingen olduğu gözlemlenen mağdurenin ailesine olayları anlatamadığının kabulünün gerektiği, mağdurenin sanığı suçlamak için dosyaya yansıyan bir husumetin bulunmaması, mağdurenin anatomik bakire olması nedeni ile cinsel ilişki emaresi kalmadığının ancak sanığın tevilli ikrarına, mağdure anlatımlarına ve dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçların sübut bulduğu, sanığın tehdit fiilinin cinsel istismar vakaları esnasında söylenen sözler mahiyetinde olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla, ayrıca tehdit suçunu oluşturmadığının, nitelikli cinsel istismar suçunun unsurunu teşkil ettiği, sanığın fiillerini mağdureye cebir uygulayarak zorla ika ettiği, eylemlerin rıza ile gerçekleşmediğinin kabulü ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine ve olayın mağdurenin uzun süre kaldığı sanığın evinde gerçekleşmesiyle, unsurları itibari ile oluşmadığı anlaşıldığından atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm açısından bir isabetsizlik görülmediği, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden özetle; İlk Derece Mahkemesince mağdurenin yaşının düzeltildiği ve bu şekilde mağdurenin suç tarihinde on beş yaşını tamamlamış olduğu, sanığın mağdureye yönelik eylemlerinde zor unsurunun gerçekleşmediği ve sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve mağdurenin de sanık hakkında şikayetinden vazgeçtiği bu nedenle düşme kararı verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün 3'nolu bendinin tamamen çıkartılarak sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesi suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Sanığın beraat ettiği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen cezanın ağırlaştırıcı haller nazara alınmaksızın üst sınırının on yılın altında olmasından dolayı 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi gereğince bu suçtan kurulan beraat hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup temyiz edilemediğinden, katılan Bakanlık vekilinin söz konusu hükme yönelik temyiz isteminin aynı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan duruşma açılmaksızın dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ile yeni bir hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/1571 Esas, 2021/1737 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üyeler ... ile ...'ün karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunlukla aramızdaki görüş ayrılığı; sanık hakkında yerel mahkemece kurulan mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın mahkumiyet hükmü kaldırılarak CMK'nin 280/1 a maddesi delaletiyle aynı Kanunun 303/1 a uyarınca beraat kararı verilip verilemeyeceğine ilişkindir.
CMK’nun “Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma” başlıklı 280 nci maddesinde;
“(1) Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra;
a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
....
g) Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına, Karar verir. “ hükmüne,
CMK’nun 280/1 a maddesinde atıf yapılan aynı yasanın “Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek hâller, hukuka aykırılığın düzeltilmesi” başlıklı 303 ncü maddesinde ise;
“(1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir:
a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse...” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler göz önüne alındığında CMK’nun 280 nci maddesinde sınırlı olarak sayılan nedenlerden birisinin varlığı halinde Bölge Adliye Mahkemelerince duruşma açılmaksızın dosya üzerinde yapılacak inceleme sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar karar verme olanağının bulunduğu anlaşılmaktadır.
CMK’nun 217/1 nci maddesi “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.”şeklinde bir düzenleme ile,
CMK’nun “Duruşma hazırlığı” başlıklı 281 nci maddesinde ise “(1) Duruşma hazırlığı aşamasında bölge adliye mahkemesi daire başkanı veya görevlendireceği üye, 175 inci madde hükümlerine uygun olarak duruşma gününü saptar; gerekli çağrıları yapar.
(2) Mahkemece, gerekli görülen tanıkların, bilirkişilerin dinlenilmesine ve keşfin yapılmasına karar verilir.” şeklindeki düzenlemeye yer verilmekle birlikte,
CMK’nun “İstisnalar” başlıklı 282 nci maddesinde “(1) Duruşma açıldığında aşağıda gösterilen istisnalar dışında bu Kanunun duruşma hazırlığı, duruşma ve karara ilişkin hükümleri uygulanır:
...
c) (Değişik: 20/7/2017 7035/17 md.) İlk derece mahkemesinde dinlenilen tanıkların ifadelerini içeren tutanaklar ile keşif tutanakları ve bilirkişi raporu anlatılır” hükmüne yer verilmiştir.
Bu halde Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılması halinde, ilk derece mahkemesi tarafından toplanan delillerin yeniden toplanma zorunluluğu da bulunmamaktadır. Diğer bir ifade ile Bölge Adliye Mahkemesi duruşma açsa dahi, ilk derece mahkemesi tarafından toplanan delillerin hüküm kurmaya elverişli olması halinde bu delillerle yetinerek hüküm kurabilecektir.
Yukarıdaki yer verilen yasa maddeleri bir arada değerlendirildiğinde Türk hukuk sisteminde istinaf yasa yolunun dar anlamda istinaf sistemini benimsediği ve Bölge Adliye Mahkemelerinin bir nevi denetim mahkemesi olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu halde;
Bölge adliye mahkemesince yapılacak istinaf incelemesi sırasında, ilk derece mahkemesince toplanan delillerin hüküm kurmaya elverişli olması ve duruşma açılmasına da gerek görülmemesi halinde CMK'nin 280/1 a maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 303/1 a uyarınca beraat kararı verilebilme yetkisinin bulunduğu açıktır. Özel dairece dosyanın esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken “Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açmaksızın beraat kararı verilemeyeceği gerekçesiyle hükmün bozulmasına” dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:11:26