Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/10471
2023/6612
23 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/53 E., 2023/267 K.
SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/74 Esas, 2021/405 Karar sayılı kararı ile sanığın kayden 21.03.2003 olan doğum tarihinin 21.03.1997 olarak tashihen tesciline karar verilmekle, katılan mağdurlara yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine; sanık hakkında katılan mağdurlara yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçlarından ayrı ayrı olmak üzere 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Anılan karara karşı sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf yoluna başvurması üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 08.03.2022 tarihli ve 2022/258 Esas, 2022/242 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
İlk Derece Mahkemesince katılan mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
İlk Derece Mahkemesince katılan mağdurlara yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ve katılan mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının sanığın yaşının düzeltmesinde nüfus müdürlüğü temsilcisinin hazır bulundurulması, sanığın kemik yaşının tespitine esas alınan heyet raporunda radyoloji uzmanının bulunmaması sebebiyle raporun içeriği itibariyle yetersiz olması, sanığın katılan mağdurlara yönelik fiziksel temas eylemlerinin süresi itibariyle sarkıntılık boyutunu aşması ve sanığın katılan mağdur ...'ı kucağına alıp apartmanın içerisine zorla götürmesi karşısında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluştuğu gerekçesiyle kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi uyarınca çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden karşı istinaf bulunmadığından ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesi ile 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca hükümlerin bozulması ile dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
karar verilmiştir.
-
Bozma üzerine devam olunan yargılamada Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli ve 2022/298 Esas, 2022/453 Karar sayılı kararı ile sanığın kayden 21.03.2003 olan doğum tarihinin ay ve günü baki kalmak üzere 21.03.1998 olarak tashihen tesciline karar verilmekle, sanık hakkında katılan mağdurlara yönelik çocuğun cinsel istismarı suçlarından ayrı ayrı olmak üzere 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesiyle dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı saklı tutularak 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılan mağdurlara yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı olmak üzere 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendiyle beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Anılan karara karşı o yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdur ... vekili ve sanık müdafiinin istinaf yoluna başvurması üzerine; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 11.04.2023 tarihli ve 2023/53 Esas, 2023/267 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince katılan mağdurlara yönelik çocuğun cinsel istismarı suçu ve katılan mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine; sanık hakkında katılan mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin, anılan suçla ilgili Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/74 Esas, 2021/405 Karar sayılı kararı ile anılan suçtan verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun Dairenin 08.03.2022 tarihli ve 2022/258 Esas, 2022/242 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmesi suretiyle kesinleşmesine karşın yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması karşısında yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen aykırılığın, 5271 sayılı Kanun'un 280 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 303 üncü maddesi uyarınca katılan mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükmün (C) bendinin hükümden çıkartılmak suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.08.2023 tarihli ve 9 2023/74662 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur ... Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince aleyhe temyiz bulunmamasından ötürü kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de bozma öncesinde kararın o yer Cumhuriyet savcısı tarafından sanık aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulması sebebiyle anılan madde tatbikinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında üst sınırdan ceza tayini ile takdiri indirim hükümleri uygulanmaksızın mahkumiyet hükmü kurulması ve vekil ile temsil edilmesinden ötürü vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri
Hükme esas alınan görüntülerin hukuka aykırı surette temin edilmesinden ötürü hükme esas alınamayacağına, katılan mağdurların hürriyetlerinin tahdit edildiğine dair ortada somut delil bulunmadığına, iddia olunduğu şekilde eylemin sarkıntılık aşamasında kaldığına ve iki ayrı ceza yerine kurulacak tek hüküm üzerinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
12.06.2019 tarihinde kolluk kuvvetlerine yapılan ihbar üzerine ihbarda bulunan şahsın alınan ifadesinde; 2019 yılı Haziran ayının ilk haftasında sanığın katılan mağdur ...'ı zorla bina içine götürerek bina içinde öptüğüne şahit olduğunu beyanla sanığın eylemlerinin bir kısmını gösterir video kaydını ibraz etmesi ile adli sürecin başladığı olayla ilgili olarak Mahkemesince yapılan yapılan yargılama neticesinde sanığın, katılan mağdur ... ile ikamet ettikleri binanın giriş kapısının önünde bir süre birbirlerine yakın vaziyette oturdukları sırada sanığın adı geçene sarılarak baş ve yanak kısımlarından öpüp devamında katılan mağdur ...'ın kolundan tutarak bina içerisine götürmeye çalıştığı, katılan mağdurun direnmesi üzerine sanığın bu kez eli eliyle adı geçenin omzundan tutup çekerek kaldırmaya çalıştığı ve devamında arkasına geçip bel kısmından sarılarak kucağına alıp bina içerisine götürdüğü, akabinde katılan mağdurun baş, yanak ve dudak kısımlarından öpüp ön ve arka cinsel bölgelerine dört beş kez dokunarak kıyafetlerini indirmeye çalıştığı ve anılan hadisenin beş on dakika boyunca devam ettiği, yine farkı bir zamanda sanığın katılan mağdur ... ile apartman önünde oturduğu sırada elini adı geçenin omzuna atıp ense kısmından bir süre öptüğü, eylemine son verdikten sonra bir süre yan yana oturup devamında katılan mağdura omuz kısmından sarılıp yanak ve kulak kısımlarını öptüğü, katılan mağdura sarılarak kolundan öptüğü, katılan mağdur ile sanığın yan yan oturdukları yarım saat boyunca sanığın anılan eylemlerini işlediğinin kabulü ile video görüntüleri, görüntü inceleme tutanakları, katılan mağdur beyanları, adli görüşme raporları ve tüm dosya kapsamı itibariyle cinsel istismar eylemlerinin sürdüğü zaman dilimi itibariyle sarkıntılık boyutunu geçtiği ve eylemlerin icrasında cebir kullanıldığının kabulü ile sanığın her iki katılan mağdura yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, sanığın eylemini icrası sırasında katılan mağdur ...'ı kucağına alıp zorla apartmanın içerisine götürdüğünün video kayıtları ile sabit olması karşısında sanığın cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, ayrıca kararın hüküm kısmında sanığın katılan mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu görülmekle birlikte kararın gerekçe kısmında sanığın anılan eyleminden ötürü verilen beraat kararının istinaf incelemesi sonrasında temyiz edilmeksizin kesinleşmesi karşısında anılan hükmün sehven kurulduğuna yer verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen suçun sübuta ermesi hususunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemekle birlikte sanığın katılan mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmünün kesinleşmesinden sonra sehven yargılamaya devam olunarak mahkumiyet hükmü kurulması üzerine hükme yönelik istinaf başvurularının kabulü ile ilgili kısmın mahkumiyet hükmünden çıkarılarak diğer hükümler yönünden istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Mağdur ...'a Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Karşı Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Bozma öncesinde sanığın katılan mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddi ile kararın temyiz edilmeden 08.03.2022 tarihinde kesinleşmesi ile diğer hükümler yönünden bozma üzerine devam olunan yargılamada sehven anılan suçla ilgili mahkumiyet hükmü kurularak bu durumun gerekçe kısmında izah edilmesi üzerine hükme yönelik istinaf başvurularının kabulü ile mahkumiyet hükmünün hükmün ilgili kısmından çıkarılması suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan kararın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinde sınırlı sayıda düzenlenip temyizi mümkün olan hükümler arasında yer almadığı anlaşılmıştır.
B. Katılan Mağdur ...'a Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm ile Katılan Mağdur ...'a Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Karşı Temyiz İstemleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin ve temel ceza tayinine dair gerekçelerin hukuka uygun olduğu, Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olarak katılan Bakanlığa yüklenen kamu görevi kapsamında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddeleri gereğince suçtan zarar görme şartı aranmadan katılma hakkı tanınması sebebiyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka uygun olduğu, bozma öncesinde o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik olması sebebiyle çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın korunmasının hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Katılan Mağdur ...'a Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Karşı Temyiz İstemleri Yönünden
-
Mahkemece kurulan hükmün Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunların hukuki nitelendirmelerinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde bu ilkelere uyulmaksızın hükmün gerekçe kısmında katılan ...'a yönelik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında cebir olarak kabul edilen eylemin nelerden ibaret olduğu açıklanmaksızın hüküm kurulması suretiyle Anayasa'nın 141 ve 1412 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin yedinci fıkrasına muhalefet edilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Bozma sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Katılan Mağdur ...'a Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Karşı Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, esası incelenmeyen dosyanın, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Katılan Mağdur ...'a Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm ile Katılan Mağdur ...'a Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Karşı Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 11.04.2023 tarihli ve 2023/53 Esas, 2023/267 Karar sayılı kararında katılan mağdur ... vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Katılan Mağdur ...'a Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Karşı Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 11.04.2023 tarihli ve 2023/53 Esas, 2023/267 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden kararın 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:14:18