Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/8896
2023/6589
23 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/279 E., 2023/333 K.
SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2023 tarihli ve 2021/350 Esas, 2023/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2023/279 Esas, 2023/333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının, 271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Yerel mahkemenin dosyada gizli tanık dinlemesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın "Çocuğun basit cinsel istismarı" suçundan yargılandığına, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen suçun alt sınırı 8 yıl olması nedeni ile dosyada tanık koruma kanunu kapsamında tanığın gizli tanık olarak dinlenilmesi mümkün olmadığına, mağdurenin yargılama aşamasında iki kez beyanına başvurulmasının da kanuna aykırı olduğuna, katılan mağdurenin beyanlarının istikrarlı olmadığına, ... ... kendisinin mağdure ile aynı odada uyuduğunu ve mağdurenin anlatımının doğru olmadığına hiç bir şekilde sanığın mağdureye yönelik bir eylemine şahit olmadığını ifade ettiğini, tanık ... ve ...’in istismar eylemine ilişkin görgülerinin olmadığını, taraflı beyanlarda bulunduklarını, sanığın kızı olan mağdureye nerede olduğunu öğrenmek adına resim atmasını istediği mesajların cinsel saikle atıldığı yönündeki yerel mahkeme kabulünün isabetsiz olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurulması ve takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi: "Sanık ...'ın katılan mağdur ...'ın babası olduğu, sanığın 2019 yılının yaz ayından 2021 yılının eylül ayına kadar geçen zaman aralığında gece olduğunda defalarca mağdurun odasına girdiği ve vücuduna dokunduğu, kıyafetlerini çıkarmaya çalıştığı, üstüne çıkmak suretiyle dudaklarını öptüğü, gündüz vakitlerinde mağdurun vücuduna dokunarak "niye bağırıyorsun, benim boşalma sorunum var, bana yardım et" şeklinde cümleler kurduğu, mağdura bir şey aldığında karşılığında bir dokunayım şeklinde isteklerde bulunduğu, mağdura mesaj atarak mağdurun fotoğrafını istediği, sanığın üzerine atılı zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunun sübut bulduğu anlaşılmış ve maddi olay mahkememizce bu şekilde kabul edilmiştir. Sanığın üzerine atılı suçtan kurtulmaya yönelik mesnetsiz savunmalarına mahkememizce itibar edilmemiştir.'' gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasına ilişkin kısmının düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahkemece dinlenen gizli tanığın 5726 sayılı tanık Koruma Kanun'u kapsamında kalmadığı, bu nedenle beyanlarının hükme esas alınamayacağı yine mağdure ile sanık arasında geçen mesaj ve konuşma içeriğinin hukuka uygun olarak elde edilmiş yasal delil niteliğinde olmadığının anlaşılması karşısında, mağdurenin soyut beyanları dışında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine mahkûmiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2023/279 Esas, 2023/333 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çankırı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Dairemiz sayın heyetinin beraate yönelik bozma kararına katılmıyorum.
Çocuğun cinsel istismarı olayı özellikle sanığın aile içinden birisi olması halinde genelde tanığı bulunmaksızın meydana gelmekte olup bu nedenle mağdur beyanının önemli olduğu, somut olayda da istismar anının bizzat tanığı bulunmadığı, bizzat tanık olduğunu katılan mağdurun söylediği kardeşlerinin de aile baskısı nedeni ile katılan mağduru doğrulamadıkları, sanığın suç teşkil eden haksız fiillerin belirlenmesinde ve hukuki nitelendirilmesinde olayın aynı zamanda tek tanığı olan mağdur ...’ın beyanlarının hayatın olağan akışına uygun, tutarlı ve çelişkisiz olduğu, dosyada mevcut doktor raporuna da uygun uyumlu olduğu, olayın tek görgü tanığın olan mağdur ...’nın soruşturma öncesi öğretmenlerine, soruşturma ve kovuşturma aşamasında özü itibarıyla değişmeyen yer ve zaman belirten istikrarlı anlatımlarda bulunarak sanığın aynı cinsel davranışını anlattığı, sanığa karşı iftira atması gerektirecek somut ve geçerli bir sebep bulunmadığı, katılanın maruz kaldığı eylemleri anlattığı arkadaşı ...’nın ve eski sevgilisi ... ...’un katılanın anlatımını doğruladığı, yine katılan mağdur ...’nın tanık ... ... ile sevgili olduğu dönemde tanığa gönderdiği ses kaydının içeriğinde de sanığın katılan mağdur ...’ya karşı cinsel istismarda bulunduğunu katılan mağdurun anlattığı ayrıca ses kaydının sonunda katılan mağdurun ağladığı, tanıklar ... ve ...’ın çelişkili beyanları ile sanığın ailesinin baskısı altında kaldıklarından beyanlarını değiştirdikleri kanaati oluştuğu, sanığın birbirinden tutarsız ve suçtan kurtulmaya yönelik savunmaları nedeniyle beyanlarına itibar edilemeyeceği dikkate alındığında Yerel mahkemenin kararının onanması gerektiği görüşündeyim.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:14:18