Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

9. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2539

Karar No

2023/5917

Karar Tarihi

4 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/81 E., 2022/200 K.

SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî iade, kısmî onama

Sanık hakkında bozmadan sonra kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2014 tarihli ve 2013/15 Esas, 2014/169 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan beraat hükmünün Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 08.01.2020 tarihli ve 2016/892 Esas, 2020/123 Karar sayılı kararı ile

''Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki istikrarlı ifadeleri ile olay örgüsündeki tutarlılık, mağduru olduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildiği ve beyanlarına itibar edilebileceğine ilişkin psikolog görüşü, failin eylemlerinin hep aynı tür oluşu, mağdurenin fiili livataya maruz kalmış olduğuna dair raporlar, ifadelerini doğrulayan tanık anlatımlarındaki tutarlılık ve olayın inanırlık düzeyi gözetilerek tüm dosya içeriği nazara alındığında 28.06.2014 tarihinde yürülüğe giren 6545 sayılı kanunla cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda getirilen düzenlemeler de gözetilip belirlenecek lehe kanuna göre sanığın üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken dosya içeriği ile uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle beraatine hükmedilmesi'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2020/81 Esas, 2022/200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. Birleşen dosyadaki 30.12.2014 tarihli suç yönünden; 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Mağdur ... tanıkların yeniden dinlenilmesine, beyanların çelişkili olduğuna, DNA örneğinin bulunmadığına, mağdure ve kardeşinin annenin yönlendirmesi ile hareket ettiğine, karşı oy gibi karar verilmesi gerektiğine, şüphe bulunduğuna ilişkindir.

B.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi

Sanığa üst sınırdan ve indirimsiz ceza verilmesi ve vekalet ücreti talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemesince;

Sanığın oğlu ve mağdurun kardeşi olan tanık ..., bağrışmalar üzerine uyandığını, odasından çıkıp kapı aralığından baktığında annesinin babasını itelediğini gördüğünü, babasının çırıl çıplak olup, ablasının da mutfakta bulunduğunu, ablasının yorganın üzerinde yatmış belden aşağısının çıplak olduğunu, sonra babasının giyinip gittiğini ifade etmiş, sanığın talebi üzerine ikinci kez tanık olarak davet edildiğinde benzer beyanlarda bulunmuş, ayrıca babasının arkadaşlarıyla gezmesi nedeniyle kendisine kızdığını ve bazen dövdüğünü, kendisine ve kardeşlerine kötü davrandığını, hatta mağdure ...'nin bacağına demir soktuğunu, akşamları dışarı çıkmalarına izin vermediğini, yaramazlık yapmasalar bile kendilerini dövdüğünü ve kötü davrandığını, annesi ve babasının iki üç kez kavga ettiklerini, babasının annelerini de dövdüğünü ifade etmiş, sorulan soru üzerine ise; aslında annesi ile babasının kendi yattıkları odada kavga ettiklerini, babası gittikten sonra mutfakta kız kardeşini gördüğünü, kapıdan baktığında kız kardeşinin mutfakta yattığı yerin göründüğünü söylemiştir.

Sanığın kızı ve mağdurun kardeşi olan tanık ..., sesler üzerine uyandığını, annesi ve babasının kavga ettiğini gördüğünü, babasının çıplak olduğunu, sonra giyinip gittiğini ifade etmiştir. Nüfus kayıtlarına göre mağdur ... 19/11/1998 doğumlu olup, sanık ...'un öz kızıdır. Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 30/10/2012 tarihli raporunda hafif düzeyde zeka geriliği bulunan mağdurun ruh sağlığının bozulduğu bildirilmiştir. Sakarya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinin 20/10/2012 tarihli raporunda mağdurun kızlık zarının sağlam olduğu, herhangi bir travma izine rastlanmadığı belirtilmiş, ancak çocuk cerrahı BAHAR ...'in ekteki notunda saat 12 hizasında akut anal fissür bulguları bulunduğu, anal sfinkter tonusunun arttığı, bu bulguların akut fiili livata olduğu kanaati belirtilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarının 28/11/2012 tarihli raporunda mağdurdan alınan sürüntü örneği üzerinde herhangi bir erkek karakteristik özelliğine rastlanılmadığı belirtilmiştir. Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 31/10/2012 tarihli raporunda mağdurun 21/10/2012 tarihinde yapılan laboratuvar tetkiklerinde kanda etanol ve idrarda uyuşturucu madde düzeylerinin negatif olarak saptandığı belirtilmiştir. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesinin 16/4/2013 tarihli raporunda mağdurda hafif zeka geriliği tespit edilmiş, beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacağı, eylem sırasında yarı uyur zor uyandırılır bir halde olmasının yanında tespit edilen hafif zeka geriliğinin eklenmesiyle yaşadığı iddia olunan travmatik olayı algılamasının ve anlamlandırmasının beklenemeyeceği belirtilmiş, dolayısıyla ruh sağlığında bozukluk saptanmadığı anlaşılmıştır. Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulu'nun 23/12/2013 tarihli raporunda Sakarya Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin raporunda tarif edilen bulguların livatanın maddi delillerini teşkil edeceği belirtilmiş ancak mağdurun sınır hafif mentalretardasyon sinirlilik, şiddet eğilimi ve alınganlık nedeniyle olayla ilgili ruh sağlığındaki bozulmaya dair yeterli değerlendirme yapılamadığı belirtilmiştir. Cinsel saikle işlenen suçlarda mağdurun ve şikayetçinin soruşturma ve kovuşturma evrelerindeki açıklamaları bir ispat vasıtasıdır ve diğer tüm delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Mağdur veya suçtan zarar görenin anlatımlarının hükme esas alınabilmesi için aşamalarda kendi içinde ve diğer delillerle uyumlu bulunması ve esaslı çelişkiler içermemesi gerekmektedir. Kural olarak mağdur veya suçtan zarar görenin başkaca delillerle desteklenmeyen soyut anlatımlarına itibarla suçun sübut bulduğu kabul edilemez. Ancak görgü tanığı bulunmasa bile olayın özelliğine göre örneğin cinsel saldırı suçunda namus ve iffetini ortaya koyarak sanığa iftirada bulunması için hakkında ciddi bir neden ileri sürülmeyen mağdurenin aşamalarda değişmeyen tutarlı ve samimi beyanları ve bunu doğrulayan doktor raporu ve dosya içeriğine göre iddia konusu eylemin sübut bulduğuna karar verilmesi mümkündür. (Aynı yönde Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 10/11/2005 tarih 6105 21922 E K sayılı kararı) Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 16/03/2016 tarih, 2015/7588 esas 2016/2557 sayılı kararında da açıklandığı üzere mağdurenin iftira atmasını gerektirir bir neden veya husumet bulunmayan aşamalarda istikrarlı ve samimi beyanları uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi yönünde karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/03/2015 tarih, 2013/14 474 esas, 2015/23 karar sayılı ilamının da aynı yönde olduğu bilinmektedir. Yargıtay Genel Ceza Kurulunun ve 14. Ceza Dairesinin kararlarında da açıklandığı üzere öncelikle sadece mağdur ifadesiyle cinsel saldırı ya da cinsel istismar suçundan mahkumiyet hükmü tesis edilebilmesi için aşamalardaki mağdur ifadelerinin istikrarlı olması gerekir. Yine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 19/02/2018 tarih, 2017/5884 esas, 2018/1115 karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere mağdurenin ifadelerinin intikal şekli ve süresi, bu ifadelere itibar etme yönünden önemlidir. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın olay tarihinde evde uyumakta olan kızı ...'un bir şekilde mutfağa götürerek, yere örttüğü örtünün üzerine yüz üstü yatırdıktan sonra livata yolu ile cinsel ilişkiye girdiği, mağdurenin aşamalardaki istikrarlı ifadeleri ile olay örgüsündeki tutarlılık, mağduru olduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildiği ve beyanlarına itibar edilebileceğine ilişkin psikolog görüşü, mağdurenin fiili livataya maruz kalmış olduğuna dair raporlar, ifadelerini doğrulayan tanık anlatımlarındaki tutarlılık, mağdurun sanığın öz kızı olduğu, tanık olarak dinlenen Yasin'in ise sanığın öz oğlu olduğu sanığa bu şekilde bir iftirada bulunacak kadar aralarında herhangi bir husumet bulunmadığı ve olayın inanırlık düzeyi gözetilerek tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın mağdura karşı üzerine atılı “Organ Sokmak Suretiyle Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı” suçunu işlediği dosya kapsamı ve mevcut deliller ile sabit görülmekle; suç tarihinde sanık lehine sonuç doğuran yasal hükümlere göre sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 103/2 maddesi uyarınca takdiren cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın eylemi kan hısımlığı ilişkisi içerisinde bulunduğu kızına karşı işlediği sabit görüldüğünden sanığa verilen cezanın TCK'nın 103/3 c maddesi uyarınca yarı oranında arttırım yapılmış ve sanık hakkında duruşmalarda gözlemlenen uyumlu hali, cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkisi lehe takdiri indimi sebebi kabul edilerek sanığın cezasında TCK'nun 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

A. Birleşen Dosyada Kurulan Hüküm Yönünden

Sanık hakkında bozma sonrası birleşen dosyada sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm temyiz edilmiş ise de, söz konusu kararın Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden sonra verilmesi nedeniyle istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8 maddesinin birinci fıkrasında yer alan 20.07.2016 tarihinden önce ilk derece mahkemelerince verilen hükümlerin temyiz incelemesinde bozulması üzerine mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda kurulacak ikinci hükümlerin de temyiz incelemesine tabi olacağı yönündeki düzenleme gözetildiğinde anılan kararın 8. madde kapsamına girmediği anlaşılmıştır.

B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

A. Birleşen Dosyada Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2020/81 Esas, 2022/200 Karar sayılı kararında birleşen dosyada kurulan esası incelenmeyen hüküm yönünden dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesine İADESİNE,

B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2020/81 Esas, 2022/200 Karar sayılı kararı sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karariadesinehukukîtemyizbaharçocuğuntevdiinev.süreçolgularcinselonanmasınasebeplerigerekçeistismarınitelikli

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:24:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim