Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

9. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/22301

Karar No

2023/5448

Karar Tarihi

21 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/1190 E., 2016/426 K.

SUÇLAR: Cinsel taciz, hakaret

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Eskişehir (Kapatılan) 10. Asliye Ceza Mahkemesinin,18.03.2016 tarihli ve 2015/1190 Esas, 2016/426 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrasının yollaması ile birinci fıkrası, 43 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve cinsel taciz suçundan aynı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 3 yıl hapis ile 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.11.2020 tarihli ve 14 2016/283215 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği

İddianamede olmadığı halde sanığın 5237 sayılı Kanun'un 105 maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereğince cezalandırılmasının yasal olmadığına, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, karşısındakinin kim olduğunu bilmeden yazıştığına, ayrıca kullanılan ifadenin hakaret sayılması için rahatsız edici olmasına, sanığın hakaret etmek için değil, buluşma yerinden ... olmak için ifadeleri kullandığına, ayrıca mağdurun bu ifadelerden rahatsız olmadığına ve yazışmaya devam ettiğine, mağdurun kim olduğunu bilmeden sarf edilen sözlerin taciz suçunu oluşturmayacağına, sanığın mağdur ve ailesinden özür dileyip pişman olduğunu söylemesine rağmen lehine olan 5237 sayılı Kanun'un 62, 50, 51 ve 231 inci maddelerinin uygulanmamasının yasal olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemesince " sanık ...'ın facebook sosyal paylaşım sitesinde kendi kimliğini tanıtmadan ... ... nickini kullanan facebook hesabı üzerinden (facebookta yer alan fotoğrafından da yaşının küçük olduğu açıkça anlaşılan ve sanıkla yaptığı yazışma sırasında kendi yaşının 15 olduğunu beyan eden) mağdur müdahil ...'le 19/06/2014 ila 12/07/2014 tarihleri arasında ayrıntısı yukarıda özetlenen iddianame içeriğinde belirtilen ve dosya kapsamında mevcut faceebok sayfası görüntü çıktılarında mevcut yazışmaları kapsamında özetle, ''Belki bir gün tanışır, takılırız, senle takılalım, para da veririm, ne istersen yaparız, ... tanisalim, takiliriz her tür, gizli aramızda, aramızda kalacaksa deneriz, ben de takabilir miyim sana, takmak isterim sana, yarakları yalayalim mi, gizli aramizda ama yalattinmi hiç sen, yamuk yapan o.c olsun mu, amaç zewk alalım mı, kaç santim seninki, erkek erkeğe yapabilecen mi peki, sikinin fotosunu atsana, yalayacan mı sen de benim sikimi, yalan söyleyen o.c olsun mu'' şeklindeki yazı ve mesajları bir elektronik haberleşme aracı olarak kullandığı internetin kendisine sağladığı kolaylıktan istifade etmek suretiyle cinsel taciz kastı altında yaşı küçük mağdur müdahil ...'e göndererek cinsel tacizde bulunduğu ve aynı yazışmalar sırasında ''yamuk yapan o.c olsun mu'', "yamuk yapan o.c olsun", "olsunmu o.c yalan söyleyen yamuk yapan", "yamuk yapan yalan söyleyen o.c. olsunmu" şeklinde birden çok hakaret içerikli iletiyi de yazmak suretiyle zincirleme şekilde hakaretlerde bulunduğu, bu yazışmaların başlangıcında dosya kapsamında mevcut facebook sayfası görüntü çıktılarından 19/06/2014 tarihinde 11:30 itibarıyla yaşı küçük mağdur müdahil ...'e ilk defa sanığın ulaşarak internet üzerinden facebook sosyal paylaşım sitesi üzerinden temas kurduğunun anlaşıldığı, sanığın kendisine yazdığı iletilerin içeriğini mağdur müdahil ...'in ailesine anlatması üzerine; anne ve babasının sanığın yakalanabilmesi sağlamak için mağdura sanığın buluşma teklifini kabul etmesini söyledikleri, mağdur müdahil ...'in kendi ailesinin sanığı yakalayabilmesi için sanığın kendisine yaptığı buluşma teklifini kabul ettiği, mağdur müdahilin babası olan müdahil ... ile halası ... ve halasının eşi ...'in mağdur müdahil ... ile sanık ...'ın 12/07/2014 günü saat 15:00 sıralarında ... Park'ta buluşacaklarını öğrenerek sanığı yakalamak için buluşma mahallinde yalnızmış gibi bekleyen mağdur müdahil ...'i uzaktan gözetledikleri sırada; sanığın buluşma yerine ... plakalı otomobiliyle geldiği, sanığın mağdur müdahili aracının içine çağırdığı sırada müdahil ... ile tanıklar ... ve ...'in sanığı yakalamak için ona doğru koştukları, ancak durumu farkeden sanığın olay yerinden aracıyla kaçarak uzaklaştığı, daha sonra olayın intikal ettirildiği kolluk görevlilerince sanığın ikametinin tespit edilerek otomobilinin elle kontrol edildiğinde motor kısmının halen sıcak olduğunu tespit ettikleri, mağdur müdahil ..., müdahil ... ile tanıklar ... ... ve ... ... tarafından 12/07/2014 tarihli olay yakalama teşhis ve teslim tutanağından anlaşıldığı üzere, sanığın kesin ve net olarak teşhis edildiği, her ne kadar soruşturma aşamasında hakkındaki iddiaların tamamını reddetse de sanığın kovuşturma aşamasında duruşmada müdafiisi nezaretinde verdiği ve içeriği yukarıda özetlenen savunmasında olayla ilgili kaçamaklı ikrar yollu beyanlarda bulunduğu ve bu kapsamda sanık ...'ın mağdur müdahil ...'e yönelik yazılı ileti yoluyla zincirleme şekilde hakarette bulunmak ve elektronik haberleşme aracı olarak kullandığı internetin kendisine sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle mağdur müdahil ...'e yönelik çocuğa karşı cinsel tacizde bulunmak suçlarını işlediği anlaşıldığından" şeklinde karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Sanığın savunması, mağdur beyanı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın mağdur ile internet üzerinden yaptığı yazışmada, buluşma yerine gelmez ise mağdura yönelik sarf ettiği sözlerin hakaret suçunu oluşturmayıp, mağdura yönelik işlenen cinsel taciz suçunun unsuru olması nedeniyle, sanığın ayrıca hakaret suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Hüküm kurulurken sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar gözönünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli gerekçe niteliği taşımayan yetersiz gerekçeyle karar verilmesi; ayrıca sanık hakkında müsnet suçtan dolayı temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki kanuni düzenlemeler nazara alınıp, bu kapsamda somut ve denetime elverişli gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan belirli oranda uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden kanunda yer alan bir kısım ifadelerin tekrarlanması şeklindeki yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir (Kapatılan) 10. Asliye Ceza Mahkemesinin,18.03.2016 tarihli ve 2015/1190 Esas, 2016/426 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.09.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyizcinseltevdiinesüreçv.olgularsebepleritacizgerekçebozulmasınahakaret

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim