Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1651
2023/5390
20 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/212 E., 2022/240 K.
SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Ünye Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2013 tarih ve 2012/167 Esas, 2013/11 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
-
Yargıtay Kapatılan 14. Ceza Dairesi'nin 05.12.2017 tarihli ve 2014/12308 Esas, 2017/6167 Karar sayılı kararıyla hükmün "...Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı ve samimi beyanları ile anlatımları destekler mahiyetteki tanık ifadeleri, sanığın, mağdureyi kendi evine götürdüğüne ilişkin savunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın, onbeş yaşından küçük olması nedeniyle rızası hukuken geçerli olmayan mağdureyi evine götürdükten sonra basit cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerini gerçekleştirdiği gözetilerek atılı suçlardan mahkûmiyeti yerine oluşa uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bozma üzerine Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2018 tarih ve 2018/10 Esas, 2018/251 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 13.06.2022 tarihli ve 2021/7953 Esas, 2022/5962 Karar sayılı kararıyla hükmün "...Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay tarihinde cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen neden olmaksızın cinsel ilişki düzeyine varmayacak şekilde istismara uğrayan mağdure hakkında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen 22.05.2012 tarih ve 1328 sayılı raporda olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun belirtilmesi üzerine sanığın cezası 5237 sayılı TCK'nın 103/6. maddesi ile artırılmış ise de, olay günü mağdureyle yaşı itibarıyla hukuken geçersiz rızasına istinaden ilişki düzeyine varmayacak şekilde istismarda bulunan sanığın, bu eyleminden dolayı kastettiğinden daha farklı ve ağır bir neticenin meydana geldiği, aynı Kanunun 23. maddesi uyarınca gerçekleşen fakat kastetmediği bu neticeden sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerektiği, somut olayda sanığın dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumu, eğitim düzeyi, kişisel özellikleri, tarafların yaşları ve olayın zora dayalı olmayan gerçekleşme biçimi nazara alındığında, ağır netice olarak ortaya çıkan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın sanık tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olmadığı gözetilmeden hakkında 103/6. maddesinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
- Bozma üzerine Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2022 tarih ve 2022/212 Esas, 2022/240 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı ve 6763 sayılı Kanun değişikliklerinden önceki 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığa iftira atıldığına, mağdurenin sosyal medya platformu üzerinden sanığa gönderdiği mesajların, adli muayene raporunun, husumet ihtimalinin dikkate alınmadığına, sanığın beyanlarının istikrarlı olduğuna, isnat edilen suçu kabul etmemekle birlikte aksi kanaat halinde suç vasfının reşit olmayanla cinsel ilişki suçu olması gerektiğine, sanığın cezalandırılması için yeterli delil olmadığına, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın üst sınırdan cezalandırılması ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurulması ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanması nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin kabulü;
-
Mahkemece dosya kapsamında yer alan belge, bilgi ve deliller ile mezkur bozma ilamlarında yer verilen tespitler muvacehesinde yapılan yargılama neticesinde; sanığın olay tarihinde on beş yaşından küçük olduğu anlaşılan mağdureyi evine götürdükten sonra evde mağdureyle beraber yalnız kaldıkları, bu süre zarfında sanığın mağdurenin cinsel organını kendi cinsel organına birden fazla kez sürttüğü, olaydan sonra sanığın mağdureye eczaneden temin etmiş olduğu doğum kontrol hapını vererek bu hapı kullanması halinde hamile kalmayacağını beyan ettiğinin anlaşıldığı belirtilmiştir.
-
Her ne kadar sanık bozma ilamı öncesi yapılan yargılama ve bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada ısrarla mağdurenin kendi rızasıyla evine geldiğini, aralarında cinsel içerikli bir ilişkinin yaşanmadığını, doğum kontrol hapını olaydan sonra temin ederek kendisine vermediğini bu nedenle üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de, mahkemece dinlenen tanık .... ve ....'nin beyanı ile mağdurenin beyanı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, mağdurenin olay tarihinde sanığın evinde bir araya geldikleri ve sanığın nitelikli cinsel istismar aşamasına gelmeyen eylemi ile mağdureye karşı sarkıntılık düzeyini aşacak düzeyde cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği mahkemece kabul edilmiştir.
-
Bu itibarla sanığın suç tarihi itibariyle (2011 Aralık Ayı) on beş yaşından küçük olan ve rıza açıklamasına itibar edilmeyecek durumda bulunan mağdureye yönelik sarkıntılık düzeyini aştığına kanaat edilen eylemleri (öpme ve kendi cinsel organını mağdurenin cinsel organına çıplak beden üzerinde sürtme şeklinde gerçekleştirmek suretiyle) gerçekleştirmek suretiyle basit cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği hususunun sübut bulduğu kabul edilmiştir.
-
Bu nedenlerle suç tarihinden sonra bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair 6545 Sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası yeniden düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığın lehine olan yasanın tespiti zorunluluk arz etmektedir. Bu kapsamda sanığın aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında kaldığı kabul edilen eylemi nedeniyle, hakkında 6545 Sayılı Yasanın 59 uncu maddesi ile değişiklik tarihi öncesi aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmak suretiyle belirlenecek temel ceza 3 yıl hapis cezası olmakla birlikte, olay nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulmasının sanığın öngörebileceği ya da taksirle hareket edebileceği bir durum olmadığı kanaatiyle sanık hakkında aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı, 6545 Sayılı Kanun ve 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cinsel istismar suçundan dolayı belirlenecek temel cezanın 8 yıl olması karşısında, her üç yasa değişikliğine ilişkin düzenlemeler dikkate alındığında 6545 Sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi ile değişik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının açıkça sanık lehine olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
-
Cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi amacıyla yapılan değerlendirmede; suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı ve suç tarihinde yasada öngörülen yaptırım miktarı göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan hüküm kurulmak suretiyle temel cezanın belirlendiği ve sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri sanık yararına cezayı hafifletici takdiri indirim nedeni kabul edilerek hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulandığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerinde olduğundan, hüküm de hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2022 tarih ve 2022/212 Esas, 2022/240 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:32:42