Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/5190
2023/5265
18 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/542 E., 2015/229 K.
SUÇ: Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2014/542 Esas, 2015/229 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarısuçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.03.2018 tarihli ve 14 2015/153066 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin beyanlarındaki çelişkinin giderilmemesi ve ruh sağlığının bozulmadığına dair adli raporun dikkate alınmaması, görgüye dayalı bilgisi bulunan tanık bulunmaması, olayın öncesine ait katılan mağdure ve tanık beyanları arasında çelişki bulunması, olayın olduğu yerdeki yapılaşma nedeniyle katılan mağdurenin yardım istemesi halinde duyulabilecek olması ve eylem sonrasında sanığa abi diye hitap etmesinin olağan akışa aykırı olması, araç kapılarının açık oluşu birlikte değerlendirildiğinde eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin şüphede kalması, hangi gerekçeyle katılan mağdurenin sanığın beyanına üstün tutulduğunun gerekçede belirtilmeyerek hüküm kurulması nedeniyle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan mağdurenin sanığın çalışanı olduğu, sanığın olay günü iş çıkışında katılan mağdureyi evine bırakacağı sırada kullanmakta olduğu aracı tenha bir yerde durdurduğu, elini katılan mağdurenin omzuna atarak dudaklarından zorla öptüğü, bir eliyle de katılan mağdunenin vajinasını ellediği iddiasıyla cezalandırılması için kamu davası açıldığı, sanığın atılı suçlamayı reddettiği, katılan mağdurenin babasına anlatımı ile aynı gün intikalin gerçekleştiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde tanık ...’nın sanığın çalışanı olması ve görgüye dayalı bilgisinin olmaması nedeniyle beyanına itibar edilmediği, sanıkla aralarında husumet bulunmayan katılan mağdurenin sanığa iftira atma sebebinin bulunmadığı ve samimi beyanları dikkate alınarak sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
-
Katılan mağdurenin sanığın çalışanı olması nedeniyle eylemin hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirilmesi karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un (6545 sayılı kanun değişikliği öncesi) 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
-
İlk Derece Mahkemesince eylem doğru şekilde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı olarak nitelendirilmiş ise de; hüküm fıkrasında uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi yerine "TCK 103/1 maddesi" şeklinde gösterilmesi Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bir hukuka aykırılık olarak kabul edilmiştir.
3.Düzeltilerek onama sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2014/542 Esas, 2015/229 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanık hakkında kurulan hükmün (1) numaralı bendinde yer alan "...TCK 103/1..." ibaresinin çıkartılarak yerine "...TCK 103/1 2.cümle..." ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:06