Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/6884
2023/4998
11 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/334 E., 2023/21 K.
SUÇ: Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/388 Esas, 2021/41 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 inci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2021/588 Esas, 2021/983 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce 16.05.2022 tarihli ve 2021/23864 Esas, 2022/4487 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma sonucunda karar verildiği ve kabule göre de yetersiz gerekçelerle 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin uygulanmaması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
-
İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/334 Esas, 2023/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 inci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 26 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi;
Sanığın beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğuna, mağdurenin beyanlarının ise çelişki içerdiğine, telefon görüşmesinin hukuka aykırı bir şekilde kayıt yapılması sebebiyle hükme esas alınmayacağına, arada husumet bulunduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, ilişkindir.
B..Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi;
Üst sınırdan ceza verilerek takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece "Yapılan Yargılama ve Toplanan Deliller İtibariyle: 01/11/2001 doğumlu olan mağdurenin sanığın öz kızı olduğu, 2019 yılının Eylül ayında mağdure henüz 18 yaşını doldurmamışken sanığın evlerinin salonunda uyumakta olan mağdurenin yanına gelerek göğüslerine ve cinsel organına dokunduğu, mağdurenin uyandığı ve sanığa ne yaptığını sorduğu, sanığın "sus bağırma" demesi üzerine mağdurenin lavaboya kaçtığı, ilerleyen günlerde yine mağdurenin evde uyuduğu sırada sanığın mağdurenin yanına gelerek üzerindeki kıyafetleri çıkardığı, mağdurenin göğüslerine dokunmaya başladığı ve üzerine uzandığı, mağdurenin sanığa direnmek istediği ancak gücünün yetmediği, bu sırada mağdurenin annesinin eve gelmesi üzerine sanığın mağdurenin üzerinden kalktığı, 2019 yılının Kasım ayında mağdure 18 yaşını doldurduktan sonra sanığın mağdureyi işyerinden aldığı ve evlerine götürdüğü, evde bu sırada kimsenin olmadığı, mağdurenin annesinin yatağında uyuduğu sırada sanığın yanına geldiği, sanığın mağdurenin kıyafetlerini çıkarmaya başladığı mağdurenin direndiği ancak gücünün yetmediği, daha sonra sanığın cinsel organını mağdurenin anal bölgesine soktuğu, bu olayın değişik zamanlarda birçok kez tekrarlandığı, son olarak 01/01/2020 tarihinde sanığın mağdureye organ sokmak suretiyle cinsel saldırıda bulunduğu, sanığın yaşananları kimseye anlatmaması konusunda mağdureyi tehdit ettiği, böylece sanığın mağdure kızının 18 yaşından küçük olduğu döneme ilişkin atılı zincirleme şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçunu, mağdure kızının 18 yaşını doldurduktan sonrada ona karşı zincirleme şeklinde atılı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği, sanık savunması, mağdurenin beyanları, mağdure ile sanık arasında geçen telefon görüşmesinin çözümüne dair tutanak, mahkemece beyanı alınan tanıklar ..., ... ve ...'in beyanları ve tüm dosya kapsamıyla anlaşılmıştır. Her ne kadar sanığın mağdure kızının 18 yaşından küçük olduğu döneme ilişkin gerçekleştirdiği ve TCK'nun 103/1 1, 103/3 c, 43 ve 53 maddeleri kapsamında kalan "birden fazla çocuğun cinsel istismarı" eylemleri ile 18 yaşını doldurduktan sonra gerçekleştirdiği ve TCK'nın 102/2, 102/3 c, 43, 53 maddeleri kapsamında kalan "birden fazla cinsel saldırı" eylemleri farklı başlıklı maddelerde düzenlenmiş ise de, 18 yaşından önceki bir dönemde başlayıp aralıklarla 18 yaşından sonraki dönemde de devam eden süreç içerisinde sanığın kastının yenilendiğini gösterir delillerin bulunmadığı, olayımızda eylemin zincirleme şekilde gerçekleşmesi, 6545 ve 6763 sayılı Kanunla söz konusu maddelerde yapılan değişiklikler dikkate alındığında en ağırı belirlenmek suretiyle bir cezaya hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. TCK'nun 103/1 1 maddesindeki cezanın alt haddi 8 yıl hapis,TCK'nun 102/ 2 maddesindeki cezanın alt haddi ise 12 yıl hapistir. Diğer artırım maddelerindeki yani TCK 102/3 c, 103/3 c ve 43 maddelerindeki artırım oranları arasında fark bulunmamaktadır. Bu durumda TCK 102/2, 102/3 c ve 43 maddeleri ile verilecek cezanın daha ağır olduğu anlaşılmakla, sanığın bu eylemi sebebiyle TCK'nun 102/2, 102/3 c, 43, 53 maddeleri ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir" şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, temel cezanın belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına ilişkin gösterdiği gerekçe yerinde, yeterli olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
4.Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/334 Esas, 2023/21 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:14