Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3479
2023/4497
21 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/144 E., 2022/299 K.
SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma ilamına eylemli uyularak yeni ve değişik gerekçeler ile kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2014 tarihli ve 2014/20 Esas, 2014/371 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci maddesi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2014 tarihli ve 2014/20 Esas, 2014/371 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay Kapatılan 14. Ceza Dairesinin 14.06.2021 tarihli ve 2017/4598 Esas, 2021/4253 Karar sayılı kararı ile olayın intikal şekli ve zamanı, gerçekleştiği iddia edilen ortam, mağdurenin aşamalardaki çelişkili ifadeleri, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2021/144 Esas, 2022/299 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına eylemli uyularak yeni ve değişik gerekçelerle sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci maddesi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği
Mağdurenin yalan söylediğine, bu yalanın bozma sonrası dinlenen rehberlik öğretmenine kadar anlatıldığına, öğretmenin istismarı iddiasının öğrenir öğrenmez ihbarda bulunmamasının sorgulanması gerektiğine, mahkumiyet için gerekli olan somut delillerin bulunmadığına, eşini ve kızını erkeklerle yakalaması nedeniyle mağdureyi kullanıp kendisine iftira attırdıklarına, atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yargılama sırasında toplanan deliller, sanık savunmaları, mağdurun beyanları, adli tıp raporları, doktor raporları, bozma sonrası dinlenen tanık A.Ç'nin mağdurun beyanlarını doğrulayan anlatımları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın mağdurenin teyzesinin eşi olduğu, bir suç işleme kararının icrası kapsamında 2007 yılından 2010 yılına kadar mağdurenin ellerinden tutma, arkasından sarılarak göğüslerini elleme, kalçasına dokunma, kıyafeti üzerinden vajinasına eli ile dokunma, dudağından öpme şeklindeki eylemleri gerçekleştirdiği kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
-
Mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, Yenimahalle Devlet Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniği suç ihbarının içeriği, mağdurenin öğrenim gördüğü ilkokulda görev yapan rehberlik öğretmeni tanık A.Ç.'nin bozma sonrası alınan ifadesinde, mağdureyi üzgün bir şekilde görmesi üzerine ona ne olduğunu sorduğunu, mağdurenin başta anlatmak istememesine rağmen ısrarcı olması üzerine sanığın istismar eylemlerinden bahsettiğini beyan etmesi, mağdurenin sanığın eylemi nedeniyle ruh sağlığının bozulması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik tarihlerde on beş yaşından küçük mağdurenin kıyafeti üzerinden vajinasına dokunma, göğüslerini ve kalçasına elleme, dudağından öpme şeklinde sübuta eren eylemleri gerçekleştirdiği, mevcut haliyle eylemlerin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleştiği gözetilerek suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturacağı kabul edilmelidir.
-
Suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 58, 59, 60 ve 61 inci maddeleri ile 5237 sayılı Kanun'un 102, 103, 104 ve 105 inci maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçların yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." düzenlemesi gözetilerek, lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerekirken Mahkemece hangi kanunun sanığın lehine olduğu açıkça tartışılmadan sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı görülmüştür.
-
Uygulamaya göre, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'a göre hüküm kurulduğu belirtilmesine rağmen sanığın, mağdurenin teyzesinin eşi olması nedeniyle üçüncü dereceden kayın hısmı olduğu nazara alınmadan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinin uygulama dışı bırakılması, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2021/144 Esas, 2022/299 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ... ve ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Olayın intikal şekli ve zamanı, gerçekleştiği iddia edilen ortam, mağdurenin aşamalardaki çelişkili ifadeleri, savunma, görgüye dayalı olmayan tanık ...'nun beyanı ve tüm dosya içeriği nazara alındığında;
Sanığın atılı suçu işlediği hususunda cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:46:52