Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5399
2023/4418
28 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen on beş günlük kanunî süresinden sonra olduğu anlaşılmıştır.
Diğer temyiz istemlerinin;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2022 tarih 2022/225 soruşturma, 2022/185 esas, 202022/22 iddianame sayılı iddianamesi ile sanık hakkında zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (d) bendi ve aynı yasanın 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
-
Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2022 tarihli ve 2022/1799 soruşturma, 2022/897 Esas, 202022/156 İddianame sayılı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, yapılan değerlendirme sonunda Amasya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2022 tarihli ve 2022/84 Esas, 2022/115 Karar sayılı kararı ile iki dosyanın ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
-
Amasya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/14 Esas, 2022/218 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının (d) bendi ve aynı yasanın 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.12.2022 tarihli ve 2022/2340 Esas, 2022/2527 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın çocuğun nitelikli istismarı suçundan cezalandırılması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
B. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinin uygulanmaması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
C. Cumhruiyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanığın mağdurun yanağını sıkması, bacaklarına dokunması ve boynunu ellemesi eylemlerinin sanığın savunmasının aksine cinsel amaçla gerçekleştirildiğine dair dosyaya yansıyan cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığı, sanığın cinsel amaçla hareket ettiğinin kabulü halinde ise, bu defa tanıkların bulunmadığı veya sanığın eylemlerini görmedikleri zamanlarda sanığın mağdureye yönelik eylemlerinin mağdurenin anlatımları doğrultusunda, çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturacağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdur ...'nın olay tarihinde ... ... Mesleki Anadolu Lisesi 9. sınıf öğrencisi olduğu, sanık ...'ın ise mağdurun okula gittiği servisin şoförü olduğu, mağdurun genellikle servisin ön koltuğunda şoför mahallinin yanında oturduğu, sanığın tarihi tam olarak tespit edilemeyen ancak 2021 yılının Aralık ayından önce ve Aralık ayındaki günlerde, değişik zamanlarda servis içerisinde sanığın mağdurun yanağını sıkarak mağdurun bacaklarına dokunarak ve mağdurun boynunu ellemesi şeklindeki eylemler nedeniyle mağdura yönelik olarak sarkıntılık düzeyinde kalacak şekilde cinsel istismar suçunu işlediği, mağdurun aşamalarda çelişen beyanları, olayın sonrasında sıcağı sıcağına psikolojik danışmana söylemiş olduğu hususların tutanağa geçirildiği, bu tutanağa göre sanığın değişik zamanlarda mağdurun yanağını sıktığını, boynunu ellediğini, hatta bacaklarının üst kısımlarına dokunduğunu ifade etmesi, sanığın bazen yanlışlıkla vitesi attırırken dokunduğuna yönelik tevilli ikrara dayalı savunmaları, tanıklardan görgüleri ve bilgileri olanların beyanlarında sanığın mağdurun bacağına dokunduğunu görmeleri ve mağdurun anlatımlarında bacağına dokunulduğunu söylediklerine dair beyanları, muayene raporları ve diğer tüm deliller gözetildiğinde sanığın mağdurun yanağını sıkarak, mağdurun bacaklarına dokunarak ve mağdurun boynunu ellemesine yönelik eylemlerinin sarkıntılık düzeyinde kalacak şekilde cinsel istismara yönelik eylemler olduğu, tanıkların anlatımları, mağdurun aşamalarda bir kısım çelişkili beyanları, raporlar ve tüm hususlar gözetildiğinde mağdurun şikayetlerinde belirttiği parmak sokma, göğsüne kıyafetin içinden dokunulması, sanığın ağzıyla cinsel organını emdiği ve ön özel bölgesine dokunduğuna yönelik şikayetlerinin sanığın daha fazla ceza almasını amaçlar nitelikte olduğu anlaşıldığı ve bu eylemlerin gerçekleştiğine yönelik kesin kanaat oluşmadığı, mağdurun olayın sıcaklığıyla psikolojik danışman ile yaptığı görüşme içeriği, dosya içerisinde bulunan mağdurun kızlık zarında belirgin travmatik patolojik bulgu görülmediği ve eski ya da yeni yırtık görünümü izlenmediğine dair dosya içerisinde bulunan rapor, bir kısım tanıklara olayı anlatış biçimi ve bir kısım tanıkların olaya ilişkin bilgi ve görgülerine göre; mağdurun ilk aşamada beyan etmediği hususlarda daha sonra Çocuk İzlem Merkezi ve Adli Görüşme Odasında alınan beyanlarında bahsetmiş olması ve sanığın bu olaylara karşı üzerine atılı iddiaları kesinlikle kabul etmeyişi göz önüne alınarak şüpheden sanık yararlanır evrensel hukuk ilkesi de nazara alındığında sanığın mağdurun göğüs bölgesini okşayarak mağdurun vajinasını okşayıp ağzıyla mağdurun cinsel organını emerek ardından mağdurun vajinasına parmağını sokmak suretiyle organ sokmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturacak delil elde edilemediği, bu durumların şüphede kaldığı anlaşıldığından sanığın mağdura karşı gerçekleştirmiş olduğu sanığın tevil yollu ikrarıyla da gerçekleştiği anlaşılan, değişik zamanlarda mağdurun yanağını sıkması, boynunu ellemesi ve bacaklarının üst kısımlarına dokunması şeklindeki eylemlerinin ani, kesik ve süreklilik arz etmeyen eylemler olduğu anlaşıldığından sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Katılan mağdure vekilinin yokluğunda verilip 09.01.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen on beş günlük kanunî süre geçtikten sonra 27.02.2023 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiileri ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
İlk derece mahkemesinin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiğinden sanık müdafiilerinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
A. Katılanlar Mağdure Vekilininin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiileri ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.12.2022 tarihli ve 2022/2340 Esas, 2022/2527 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Amasya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:39:59