Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

9. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2526

Karar No

2023/3943

Karar Tarihi

6 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/1672 ..., 2021/1943

SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi ile düzeltilerek esastan reddi kararları

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi ret, kısmi bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 09.05.2017 tarih ve 2017/779 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

  2. Birleşen dava dosyasına konu Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 09.05.2017 tarihli ve 2017/780 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 39 uncu maddesi uyarınca çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

  3. Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2017 tarihli ve 2017/133 Esas, 2017/243 Karar sayılı ilamı ile sanık ... hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda nmahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, suça sürüklenen çocuklar hakkında ise üzerilerine atılı suçlardan şüphe nedeniyle beraatlerine karar verilmiştir.

  4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2020 tarihli 2018/436 Esas, 2020/321 Karar sayılı kararı ile sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkındaki hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

  5. Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin en son 09.09.2021 tarihli ve 2021/137 Esas, 2021/285 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocukların ise bu suçlara iştirak ettikleri kabul edilerek üzerlerine atılı suçlardan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

  6. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi 13.12.2021 tarihli ve 2021/1672 Esas, 2021/1943 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf isteminin esastan reddine, sanık ... hakkında kurulan hükümler açısından ise istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

  7. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.02.2022 tarih ve 9 2022/11722 sayılı red ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

.... Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafii

Şüpheden suça sürüklenen çocuğun yararlanması gerektiğini, suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına iştirakten hüküm kurulduğunu, olayda 5237 sayılı Kanun'un ne 37 ne de 39 uncu maddesinin uygulanma imkanının olduğunu, suça sürüklenen çocuğun ...'... yardım etmede herhangi bir menfaatinin olmadığını, hüküm kurulurken asli fail olarak hüküm kurulmamış ise de; ne gibi bir eylemde bulunduğu, diğer sanığın suç işleme kararına nasıl bir yardımda bulunduğu, hangi eylemleri ile suçun işlenmesine katkı ve azmettirdiğinin açıklanmadığını, ilk eylemde herhangi bir dahili, bilgisi ve görgüsü olmadığı halde eylemin birden çok gerçekleştirildiği iddiası ile cezasından artırım yapılmasının, kabule göre eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kaldığı gözetilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

.... Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafii

Suça sürüklenen çocuğun suçun ortaya çıkmasını sağlayan kişi olduğunu, olayda mağdure olarak görünen kişinin başka bir kişi olduğunu, görüntü kayıtlarının mağdureye izlettirilip teşhis ettirilmeden video görüntülerdeki kişinin kendisi olup olmadığını sorulup bu husus belirlenmeden hüküm kurulduğunu, bölge adliye mahkemesinin bozma gerekçesi dikkate alınmadan karar verildiğini, ceza tayin edilirken alt sınırdan ayrılma gerekçesinin açıklanmadığını, mağdurenin sanık ... ile olan ilişkisinin rızaen cinsel ilişki olabileceği yönünün değerlendirilmediğini, mağdurenin rızası olduğu halde yakınlarının baskısı ile ifade verebileceğinin göz ardı edildiğini, cezadan ıslah edici ölçüden uzak olduğunu beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Sanık ... Müdafii

Videodaki kişinin mağdure olmadığına ilişkin iddialarının dikkate alınmasını, bilirkişi tarafından videodaki kişinin mağdure olduğu yönünde bir tespiti ve bu tespitin nasıl yapıldığı yönünde bir açıklama olmadığını, bilirkişinin raporunda zorla cinsel ilişkiye girildiğine dair bir belirti olmadığının belirtildiğini, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamına girmediğini, birden fazla kişi ile birlikte işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığını, adli tıp raporunda darp cebir izine rastlanmadığını, ön cam sileceklere yerleştirilen telefon ile çekimlerin gerçekleştirilmesinin olası olmadığını, video izlenirse mağdurenin güldüğünün görüleceğini, kararın altıncı paragrafında suça sürüklenen çocukların arka camdan mağdurenin direnmesine rağmen video aldıklarının belirtildiğini, ancak bu değerlendirilmelerin nasıl yapıldığının açıklanmadığını, afaki ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

.... Katılan Bakanlık Vekili

Sanık ve suça sürüklenen çocukların mahkum oldukları her bir suç yönünden üst sınırdan ve herhangi bir indirim yapılmaksızın ayrı ayrı hapis cezası ile cezalandırılmalarının gerektiğini, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik istinaf sebeplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

.... İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk derece mahkemesince; "...Katılan ......'in beyanları, alınan savunmalar, ......'nin telefonundaki suça konu video kaydı ve tanık ......'ün istikrarlı beyanları birlikte ele alındığında, katılan ...... ...... ile sanık V... ......in yaklaşık iki yıl önce arkadaşları vasıtasıyla tanışıp katılanın bir ilişki istememesi üzerine arkadaşlıklarını bitirdiği ve o tarihten bugüne kadar irtibat halinde olmadıkları, 2016 yılı Ekim ayı içerisinde sanık V...'ın katılanın eğitim görmüş olduğu okuluna giderek kendisi ile konuşmak istediği, katılanın konuşmak istememesi üzerine katılanı zorla arabaya bindirdiği, sanık V.... ......'in çalışmış olduğu leydi bar isimli işyerine götürdüğü ve katılanı bu iş yerinde bir odaya soktuğu, katılana üzerini çıkarmasını istediği, ancak katılanın kabul etmemesi üzerine seni babana söylerim, odaya seni kilitlerim diyerek tehdit ettiği ve katılanı soyduğu, sanık V... ......'in katılan ile önce normal yoldan ilişkiye girdiği, daha sonra katılanı ters çevirerek anal yoldan ilişkiye girdiği, bu olayı kimseye anlatmaması için katılanı korkutup tehdit ederek odadan çıkardığı, arabasına bindirip katılanı okulunun önüne getirdiği sonrasında ilk olay tarihinden yaklaşık 2 hafta sonra sanık V... .......in arabası ile katılanın staj yaptığı rehabilitasyon merkezine gidip katılanı gezelim diyerek arabaya bindirmeye çalıştığı, katılan ...... ......'nın arabaya binmek istememesi üzerine ailene her şeyi anlatırım diyerek tehdit edip arabaya bindirdiği, arabada suça sürüklenen çocuk ...... Ç... ve ...... ......'ın da bulunduğu, sanık V... ......'in alkol aldığı, araba ile Simav ilçesi tarafında dağlık bir alana gittikleri, sanık V...'ın katılan ...... ile cinsel ilişkiye gireceğini söylediği ve katılanın da öyle bir şey yapmayacağım istemiyorum dediği sanık V...'ın bunu telefonuna kaydedeceğini söyleyerek suça sürüklenen çocuk ......'den telefonunu istediği, sanık V... ......in rızası dahilinde ...... Ç...'den cep telefonunu aldığı ve suça sürüklenen çocuklar ...... Ç... ve ...... ......'ın arabadan indiği, sanık V...'ın telefonu arabanın ön camında bulunan sileceklerin oraya video kaydı açık şekilde telefonu bıraktığı, arabanın arka koltuğunda bulunan katılan ...... Atıcı'nın yanına giderek ilişkiye girmek istediği, katılan ...... ......'nın ilişkiyi kabul etmemesi üzerine kendisini korkutarak zorla cinsel ilişkiye girdikleri, bu ilişkilerini ...... Ç...'in cep telefonuna kaydettiği, daha sonra arabanın dışında bekleyen suça sürüklenen çocuk ...... ...... ve ...... Ç...'in araca geldikleri ve katılan ...... ......'yı ... ilçesi şehir merkezine bıraktıkları olayda oluş ve sübut bu şekilde kabul edilmiştir.

Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan 30.12.2016 tarihli raporda, mağdurenin iddia olunan kendisine yönelik cinsel saldırı fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin geliştiği; 14.03.2017 tarihli ek raporda sınırda mental kapasiteye sahip bireylerin zeka geriliğine sahip olmadığı, 17 yaşında sınır zeka düzeyine sahip bir bireyin cinsel saldırı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği, tek başına sınırda zeka düzeyinin bireyin beyanlarına itibar edilmesine engel olmadığı; Adli Tıp Kurumundan alınan 10.07.2017 tarihli raporda, mağdurda fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve fiile ruhsal yönden mukavametine engel teşkil edecek mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ya da zeka geriliği saptanmadığı, mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin bulunduğu, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğu ve beyanlarına itibar edilebileceği belirtilmiştir.

23/12/2016 tarihli katılan ...... ......'ya ait adli muayene raporu, darp cebir izine rastlanılmadığı, fiili livata bulgusuna rastlanılmadığı, ancak olayın üzerinden zaman geçtiği için bu bulguların yok olabileceği, vajinal bölgede herhangi bir kızarıklık ve ekimoz olmadığı belirtilmiştir.

Dosya kapsamı, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu sanıkların ve katılanların beyanı birlikte değerlendirildiğinde, mahkememizce izlenen ve bilirkişi raporu aldırılan DVD'lerde katılan ...... ......'nın ve sanık ... .......'in beyanlarını doğrular şekilde cinsel ilişki videolarının olduğu görülmüş, yapılan tespit ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda her ne kadar sanık ... ve ssç ...... görüntülerdeki kızın ...... ...... olmadığı beyan etmişse de aldırılan bilirkişi raporuna göre görüntüdeki şahsın katılan ...... ...... olduğu tespit edilmiş, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda da CD'de yer alan görüntülerin müstehcen olduğu ve katılanın ağladığı tespit edilmiştir. Sanık V... ...... aşamalarda değişen ifadelerinde üzerine atılı suçlamaları reddetmiş ise de, tanık ...... ......'ın 31/05/2017 tarihinde mahkeme huzurunda alınan yeminli tanık ifadesinde; V...'ın tehdit ederek ......'i zorla araca bindirdiği ve yine .......'in, ...'dan korktuğunu ......'in, ...'ı her gördüğü yerde kendisinden saklandığını gördüğünü yönündeki beyanları, ........Ç ...... ......'in ilk olayda; ......'in suratının asık olduğu yönündeki beyanı yine ........ ...... .......in, ...'ın ...... ile ilişkiye gireceğini ve bu ilişkiyi videoya alcağını söyleyerek kendisinden cep telefonunu istediği ancak ......'in 'ben böyle bir şey yapmayacağım istemiyorum' diye söylediği şeklindeki beyanı, tanık ...... ......'un 26/12/2016 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde mağdur ......'in yanına gelerek 'abi ... sizin yanınızda çalışıyor, beni sürekli tehdit ediyor, konuşurmusun' diye söylediği şeklindeki beyanı, suça sürüklenen çocuk ...... ......'ın ...'ın ......'den tehdit ve zorlama ile cep telefonunu istediği ve ......'nin ...'... cep telefonunu verdiğini daha sonra arabanın yanına geldiklerinde arabanın ön camında bulunan sileceklerin orada cep telefonun video kaydı açık şekilde durduğunu gördüklerine dair beyanı ve mağdur ifadesi doğrultusunda; sanık ...'ın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı tarihlerde cinsel istismar eyleminde bulunmak amacıyla mağdur ...... ......'yı tehdit ederek zorla aracına bindirdiği ve mağdur ...... ......'ya yönelik cinsel istismarda bulunduğu anlaşılmış ve üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği mahkememizce kabul edilmiştir.

Her ne kadar suça sürüklenen çocuklar aşamalarda sanık V...'ın gerçekleştirdiği ikinci eylemde olay yerine V...'ın aracıyla gitmediklerini motosikletle olay yerine gittiklerini beyan etmişseler de mağdurun değişmeyen beyanları ve SSÇlerin çelişkili beyanları birlikte değerlendirildiğinde, ssçlerin olay yerine motosikletle gittikleri şeklindeki beyanlarına itibar edilmemiş ve sanık V...'ın mağduru aracına bindirdiği esnada ssçlerin de araçta olduğu kabul edilmiştir. Sanık, katılan ve ssçlerin dağlık alana geldiklerinde sanık ...'ın ...... ve .....'... 'biz ilişkiye gireceğiz' demesi üzerine katılanın, öyle bir şey yapmayacağım istemiyorum demesi ile suça sürüklenen çocuklar ...... ve ......'in, sanık V...'ın cinsel istismar suçunu işleyeceğini bildiği, dosya arasında bulunan video kaydında da ssçlerin görüldüğü ve olay anında arabada yaşananları, mağdurun ağladığını görmelerine rağmen videoya aldıkları, bu şekilde gerçekleşen olayda ssçlerin mağdura doğrudan fiziksel müdahaleleri bulunmasa dahi olayın başından itibaren birlikte suç işleme kast ve iradesiyle mağdurun direncinin kırılmasına dönük şekilde sanıkla birlikte hareket ettikleri, olayın başından itibaren içinde olmaları, mağdurun rızasının bulunmadığını bilmeleri, olay esnasında video kaydı alınması, sanığın eylemine hiçbir şekilde müdahale etmemeleri şeklindeki eylemlerinin mağdurun direncini kırdığı, netice itibariyle sanık ... ve Suça sürüklenen çocuklar ...... ve .....''in iştirak halinde Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Nitelikli Olarak Çocukların Cinsel İstismarı suçlarını işledikleri mahkememizce kabul edilmiştir. ... " gerekçeleriyle sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkındaki hükümler tesis edilmiştir.

.... Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi 13.12.2021 tarihli ve 2021/1672 Esas, 2021/1943 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocukların cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına yönelik istinaf isteminin esastan reddine, sanık ... hakkında ise düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

.... Suça Sürüklenen Çocuklar Haklarında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Bakımından

  1. Mağdure beyanları, savunmalar, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocukların sanık ...'ın mağdureye karşı gerçekleştirdiği çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemine iştirak ettiklerine ve suç tarihinde on yedi yaşı içerisinde bulunan mağdureyi cebir, tehdit veya hile ile alıkoyduklarına dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp mevcut haliyle sanığın mağdureye karşı gerçekleştirdiği istismar eylemini video kaydına almaktan ibaret eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

  2. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı İlk Derece Mahkemesince verilen 02.11.2017 tarihli beraat hükmünün istinaf kararı ile bozulmasının ardından söz konusu karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uymak zorunda olan İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden suçundan dolayı suça sürüklenen çocuk hakkında 3 yıl 4 ay hapis cezasına dair kurulan hükmün aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, esas olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi sırasında tespit edilen hukuka aykırılıklar karşısında 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (...) bendi uyarınca duruşma açılmak suretiyle yapılacak yargılama sonucunda esasa ilişkin yeni hüküm kurulması gerektiği ve bu kapsamda bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince kurulan yeni hükmün temyizi kabil olduğu gözetilerek Tebliğnamede kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından kesin olduğu gerekçesiyle temyiz ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

  3. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu temyiz etmediği ve bu sebeple bu suç açısından inceleme dışı kalan suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından kendisiyle aynı konumda bulunan diğer suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki bozma sebebine göre bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 306 ncı maddesi uyarınca sirayetine karar verilmesi gerekmiştir.

  4. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

.... Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

  1. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık hakkında kurulan hükümlerde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesinin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmünde isabetsizlik görülmemiştir.

  2. Gerekçenin (...) bölümünde belirtilen nedenler nazara alındığında sanık hakkında uygulama şartları bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (...) bendi tatbik edilmiş ise de aynı fıkranın (f) bendinin uygulanması nedeniyle sonuç ceza miktarına etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

C. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Gerekçenin (...) bölümünde açıklanan nedenlerle somut olayda mağdurenin direncinin birden fazla kişi tarafından kırılmasının söz konusu olmadığı nazara alınmadan sanık hakkında müsnet suçtan belirlenen temel cezadan koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (...) bendi gereği arttırım yapılması fazla cezaya hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

  1. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçenin (...) bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi 13.12.2021 tarihli ve 2021/1672 Esas, 2021/1943 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

  1. Sanık ... ile Suça Sürüklenen Çocuklar Haklarında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçenin (...) ve (C) bölümlerinde yer alan nedenlerle sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi 13.12.2021 tarihli ve 2021/1672 Esas, 2021/1943 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından inceleme dışı kalan suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından diğer suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki bozma sebebine göre bozma kararının aynı sayılı Kanun'un 306 ncı maddesi uyarınca SİRAYETİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (...) bendi uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararçocuğunkişiyisüreçv.hükmüntemyizyoksunisteminintevdiinesirayetineniteliklihukukîhürriyetindenolgularonanmasınasebeplerigerekçeesastanreddicinselkılmaistismarıbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:53:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim