Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

9. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1955

Karar No

2023/3655

Karar Tarihi

30 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/55 E., 2022/291 K.

SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinde süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2020 tarihli ve 2018/163 Esas, 2020/178 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdure ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 15 yıl hapis cezası, mağdureler ... ıle ...'e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ayrı ayrı 2 kez olmak üzere 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü ve altıncı fıkraları ile 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 28'er yıl hapis cezası ve yine mağdureler ... ile ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı 2 kez olmak üzere 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, beşinci fıkrası ve 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 9'ar yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  2. Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2020/1752 Esas, 2020/1385 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

  3. Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2020/1752 Esas, 2020/1385 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.12.2021 tarihli ve 2021/19803 Esas, 2021/10186 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mağdure ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün "ilk derece mahkemesince verilen kararın gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınıp reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, sanığın değişik tarihlerde mağdure ...'e gerçekleştirdiği sabit görülen fiilleri ile bunların hukuki nitelendirmelerinin ayrı ayrı yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurularak ulaşılan kanaatin belirtilmesi gerektiği halde hükümde bu hususların CMK'nın 230. maddesine aykırı olacak şekilde bulunmaması",

Mağdureler ... ile ...'e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerin "Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında kızları olan mağdureler ... ile ...’e yönelik 2009 yılında başlayıp 2017 yılına kadar devam eden dönem içerisinde cebir tehditle ...’le oral ve anal yoldan ilişkiye girme, ...’e ise makatına parmak sokarak, vajinasına sürtünme şeklinde cinsel istismar eylemlerinde bulunduğu ve tüm dosya içeriğine göre sanığın suç işleme kastının yenilendiğini gösterir delil bulunmadığının anlaşıldığı olayda ilk derece mahkemesince nitelikli cinsel istismar suçunun zincirleme şekilde işlendiği gözetilip, son eylemin gerçekleştirildiği 2017 yılı suç tarihi kabul edilerek buna göre her bir mağdureye yönelik 6545 sayılı Kanun değişikliğinden sonraki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hükümler kurulması"

Yine mağdureler ... ile ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin ise "sanığın aynı evde birlikte yaşadığı kızları olan mağdurelere yönelik nitelikli cinsel istismar eylemleri dışında hürriyetlerini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmaması karşısında, İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkûmiyet kararlarının yerinde olmadığı" gerekçeleriyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

  1. Bozma üzerine yapılan yargılamada Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/55 Esas, 2022/291 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdure ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 15 yıl hapis cezası, mağdureler ... ıle ...'e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ayrı ayrı 2 kez olmak üzere 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü fıkraları, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 30'ar yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve yine mağdureler ... ile ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan unsurları itibarıyla oluşmayan müsnet suctan 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık Müdafiinin Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz Sebepleri

"Tüm dosya kapsamına göre, sanığın her 3 mağdura yönelik olarak üzerine atılı cinsel istismar suçlarını işlediğine dair dosya kapsamında mağdurların, müşteki Sevinç'in ve bir kısım tanıkların aşamalardakı soyut ve çelişkili beyanları haricinde yeterli delil yoktur, sanık, hakkında hiç bir somut delil olmadan doğru olmayan çelişkili beyanlar uyarınca cezalandırılmıştır, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilerek sanık hakkında atılı suçlardan delil yetersizliğinden ayrı ayrı beraatine karar vermek gerekırken mahkûmiyetine hükmedilmesi hukuka aykırıdır. Mağdurlar ... ve ...'in aldırılan livata ve genital bölge raporlarında hiçbir bulguya rastlanmadığı belirtilmiştir, kaldı ki bu konudakı Atatürk Üniversitesince de tanzım edilen 18.04.2018 tarihli heyet raporları da dahil olmak üzere dosyada ki bütün raporlar olayı açıklamaktan uzaktır ve yetersizdir, bu konuda talebimiz gereğince mağdurlar hakkında İstanbul Adlî Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulundan tam anlamıyla bilimsel bir rapor alındıktan sonra karar verilmesi gerekirken talebimiz reddedilerek yeterli olmayan mevcut raporlar uyarınca karar verilmesi eksik inceleme ve savunma hakkımızın kısıtlanması mahiyetindedir, eğer bu rapor alınsaydı sanığın mağdurlara yönelik olarak herhangı bir organ sokma fiilinde bulunmadığı ve mağdurların gerçeği söylemedikleri anlaşılacaktı. Yıne mağdurlardan ... bakımından kabul anlamına gelmemekle beraber bu mağdur yönünden TCK 103/1 2 yönünden değerlendirme yapılması gerektiği kanaatindeyiz. Buradan maksat fiilin sarkıntılık düzeyinde kaldığının kabulü yönünde uygulama yapılmasıdır. Ayrıca mağdur ... yönünden somut olmayan genel geçer tabirler içeren bir gerekçeyle temel cezanın tayininde ve arttırım oranlarında alt sınırdan uzaklaşılması, TCK 62 hükmünün uygulanmaması da hukuka aykırı olmuştur. Mağdurlar ... ve ... yönünden mahkumiyet tesisi hukuka aykırı olup sanığın beraati gerekmektedir. Ancak kabul anlamına gelmemekle beraber TCK 103/2 yönünden her bir mağdur için 2 şer kez hüküm tesisi ile temel ceza tayininde soyut basmakalıp sözlerden oluşan bir gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılması hukuka aykırıdır. Esasen burada 103/2 kapsamında değerlendirilecek bir fiil de ıspatlanmamıştır. Dosyadaki Atatürk Üniversitesi 18.04.2018 tarihli raporununda buna dair bir bulguya rastlanılmamıştır. Burada mağdurların beyanına itibar edilmesi hukuka aykırı olmuştur. Mahkemce mağdurlar ... ve ... yönünden 103/4 kapsamında arttırıma gitmesi hukuka aykırıdır. Zira bu konuda sanığın mağdurlara tehdit ve cebir uyguladığına dair yeterli delil mevcut değildir. Kabul anlamına gelmemekle beraber mağdurlar ... ve ... açısından TCK 103/1 2. cümle kapsamında

değerlendirme yapılması yanı eylemelerin ani ve kesik nitelikte olup sarkıntılık düzeyinde kaldığının kabulü gerektiği kanaatindeyiz. Tüm cezalar yönünden sanık hakkında kanunı olmayan tamamen soyut bir gerekçe ile herhangi bır somutlaştırma yapmadan TCK 62 maddesinın uygulanmaması hukuka aykırı olmuştur." şeklindedir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Kurulan Bütün Hükümlere Yönelik Temyiz İtirazları

"Sanık hakkında kurulan bütün mahkûmiyet hükümleri bakımından atılı suçların nitelikleri ve mağdurlarda meydana getirdiği manevi zararın ağırlığı, sanığın suç kastının yoğunluğu, somut olayın özellikleri, suç konularının önem ve değerı ve verilecek cezanın ceza adaletini sağlayacak şekilde ağır olması gerektiği gözetilerek mahkûmiyete yönelik temel cezaların en üst hadden tayin edilmesi ve zincirleme suçtan kaynaklanan arıtırımların da en üst orandan yapılması ile cezaların bu şekilde hesaplanması gerekirken yazılı şekilde sanık lehıne olacak biçimde cezaların alt sınırlardan ve alt oranlardan eksik olarak tayini hukuka aykırıdır. Tüm dosya kapsamına göre sanığın olaylar sırasında mağdurlar ... ve ...'in kişisel hürriyetlerini birçok defa cebir ve tehdit kullanarak kısıtladığı sabit ve bu suçlardan da en ağır şekilde cezalandırılması gerekir iken olayın mahiyetine uygun düşmeyen hatalı gerekçeyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine hükmolunması usul ve yasaya aykırıdr. Ayrıca katılan Bakanlık kendisini yargılama aşamasında vekil ile temsil ettirmesine ve Bakanlığın vekalet ücreti hakkının kanundan doğmasına rağmen Bakanlık lehıne olarak vekalet ücretine hükmedilmemesi de hukuka aykırıdr." şeklindedir.

C. Katılan Mağdureler ... ve ... Vekillerinin Mağdureler ile ilgili Mahkûmiyet ve Beraat Hükümlerini İlişkin Temyiz Nedenleri

"Sanığın suç kastının yoğunluğu, somut olayın özellikleri, suç konusunun önem ve değeri gözetilerek sanık hakkında mağdurlara yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulurken cezaların en üst miktardan tespiti gerekirken alt sınırdan temel ceza tayini hukuka aykırıdr. yine sanığın olaylar sırasında mağdurelerin kişisel hürriyetini birçok defa cebir ve tehdit kullanarak kısıtladığı sabit ve bu suçundan da en ağır şekilde cezalandırılması gerekir iken olayın mahiyetine uygun düşmeyen hatalı gerekçeyle kişiyi hürriyetınden yoksun kılma suçlarından beraatine hükmolunması usul ve yasaya aykırıdr." şeklindedir.

III.OLAY VE OLGULAR

  1. Bozma kararına uyan İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;

Mahkemece, sanığın katılan mağdure ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı eylemlerinin dava konusu olayda; "Sanığın katılan ...'ün eniştesi olduğu, 2011 2012 yılları arasında katılanın ablasının evine yardım etme amaçlı gittiği, eniştesinin katılana karşı ilk zamanlarda cinsel davranışının olmadığı, ilerleyen zamanlarda sanığın katılana yakınlaşarak vücudunun çeşitli yerlerini, kollarını, boynunu öpmeye başladığı, katılanın tepki verdiği halde sanığın aynı hal ve hareketlerde bulunmaya devam ettiği, 2011 yılında gece 23:00 sıralarında evde herkes uyuduğu sırada katılanın ... ve ... ile birlikte yattığı, sanığın katılan ...'ü zorla aynı oda içerisinde televizyonun karşısına çektiği, zorla sarıldığı, ...'ün sanığı ittiği, bu sırada kıyafetlerinin üzerinde olduğu, başka bir zaman diliminde katılan duş almaktayken sanığın zorla banyoya girmek istediği, başka bir zaman diliminde ise gece sanığın katılanın yatağına gelerek vücudunu okşamaya çalıştığı, bu olayların toplamda 3 ay kadar devam ettiği, sanığın

katılana zorla sarılması, öpmesi, yine katılanı televizyon karşısına çekerek sarılması, başka bir gece katılanın yatağına gelerek vücudunu okşaması eylemlerinin bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanığın eylemlerinin kısa süreli, ani, kesik kesik olmadığı, bu haliyle sarkıntılık boyutunu aştığı, bu eylemler sırasında sanığın ve mağdurun kıyafetlerinin üzerinde olduğu, sanığın alt kıyafetlerini çıkarmadığı," şeklinde gerçekleştiği kabul edilerek; yine Mahkemece "Katılan ...'ün sanığın dava konusu eylemlerini tüm aşamalarda istikrarlı şekilde anlattığı, katılanın sanığa iftira atmak için de bir sebebinin bulunmadığı, her ne kadar sanık savunmasında katılan ...'ün, erkek kardeşine katılanın kardeşlerinden Tansu'yu istemeleri sebebiyle husumet beslediğini belirtmişse de bu durumun tespit edilemediği ve 22.10.2019 tarihli Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimliği tarafından katılan ...'ün maruz kalmış olduğu cinsel istismar eylemi nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna dair rapor düzenlendiği anlaşılan olayda sanığın mağdur ...'e karşı dava konusu eylemleri gerçekleştirdiği sabit bulunmuş olup, sanığın, suçunu inkar etmesi, atılı suç yönünden herhangi bir pişmanlık duymaması nazara alınarak takdiren sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir." şeklındekı gerekçesine binaen de sanık hakkında mağdure ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının, birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  1. Mahkemece, sanığın katılan mağdureler ... ve ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı eylemlerinin dava konusu olayda;

"Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında kızları olan mağdureler ... ile ...’e yönelik 2009 yılında başlayıp 2017 yılına kadar devam eden dönem içerisinde cebir tehditle ...’le oral ve anal yoldan ilişkiye girme, ...’e ise makatına parmak sokarak, vajinasına sürtünme şeklinde cinsel istismar eylemlerinde bulunduğunun anlaşıldığı" şeklinde gerçekleştiği kabul edilerek,

Yine Mahkemece "Sanığın öz kızları katılanlar ... ve ...'i farklı zamanlarda birden çok kez olmak üzere; vücutlarına dokunmak, cinsel organını katılanların cinsel organına sürtmek, öpmek koklamak şeklinde cinsel istismarda bulunduğu, ayrıca katılan ...'in anal bölgesine bir çok kez parmağını sokmak suretiyle ve yine katılanın tıbben bakire olmadığına dair rapor da gözetildiğinde vajinal bölgesinden organ sokmak suretiyle, alınan raporlarında kendisinde livata bulguları elde edıldıği bıldırılen katılan ...'e de birden fazla kez anal bölgesinden cinsel organını sokmak ve pek çok kez cinsel organını katılanın ağzına sokmak suretiyle nitelikli olarak da cinsel istismarda bulunduğunun sabit olduğu, sanığın eylemleri sırasında katılanların bağırmasını engellemek amacıyla ağızlarını kapatması ve başkalarına söylememeleri hususunda katılanları tehdit ettiği, bu tespitlere ilişkin mağdure beyanlarının düzenlenen raporlar ve diğer beyanlar ile uyumlu olduğu, sanığın suçlarının sübut bulduğu; "şeklindeki gerekçesine binaen de sanık hakkında mağdureler ... ile ...'e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ayrı ayrı 2 kez olmak üzere 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü fıkraları ile 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 30'ar yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  1. Mahkemece, sanığın katılan mağdureler ... ve ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı eylemlerini gerçekleştirirken mağdurelerin şahsi hürriyetlerıni de kısıtladığı iddası ile ilgili olarak ise mahkemece bu konuda, "Cinsel istismar eylemlerinin işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurelerin iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun

kılma suçunu oluşturmayacağı ve kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle mağdurelerin

hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alındığında, sanığın aynı evde birlikte yaşadığı kızları olan mağdurelere yönelik nitelikli cinsel istismar eylemleri dışında hürriyetlerini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmadığı anlaşıldığından, her ne kadar müsnet suçlardan dolayı mahkemeye kamu davası açılmış ise de, müsnet suçun yasal unsurlarının dava konusu olayda oluşmadığı gerekçesine binaen sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

IV.GEREKÇE

A. Sanık Hakkında Katılan Mağdure ...'e Karşı Çocuğun Cinsel İstimarı Suçu ile Katılan Mağdureler ... ve ...'e Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Hakkında Katılan Mağdureler ... ve ...'e Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden ise,

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, beraate dair hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/55 Esas, 2022/291 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdureler ... ve ... vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdureler ... ve ... vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararçocuğunkişiyiv.süreçıvgerekçeııtemyizyoksunıııolaytevdiineniteliklihukukîhürriyetindenolgularonanmasınasebeplericinselkılmaistismarı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:57:16

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim