Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/16499
2023/3512
25 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/419 E., 2020/701 K.
SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz, zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, müstehcenlik, tehdit
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkûmiyet, hüküm kurulmasına yer olmadığına, suça sürüklenen çocuğun yaşının tashihi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur ...'a karşı çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçları ile mağdur ...'a karşı cinsel taciz suçundan Bölge Adliye Mahkemesince hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 223 üncü maddesinde sınırlı sayıda düzenlenip temyizi kabil olan hükümler arasında yer almamasından dolayı temyizi mümkün bulunmadığı ve suça sürüklenen çocuğun mağdur ...'a karşı hakaret suçundan kurulan hükümle ilgili Tebliğnamede görüş belirtilmiş ise de bu suç yönünden kanun yolu başvurusunda bulunulmadığı gözetilerek, incelemenin suça sürüklenen çocuğun mağdurlar ..., ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve müstehcenlik suçları ile mağdurlar ... ve...'a karşı çocuğun cinsel istismarı, mağdur ...'a karşı cinsel taciz suçu ile suça sürüklenen çocuğun yaşının tashihine dair verilen hükümler ile sınırlı yapılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında mağdurlar ..., ...'a karşı müstehcenlik suçundan verilen beraat hükmü ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında mağdurlar ..., ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile mağdurlar ... ve...'a karşı çocuğun cinsel istismarı suçu ve mağdur ...'a karşı cinsel taciz suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükümlerin; 5271 Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2018/35 Esas, 2018/213 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında;
a) Mağdurlar ... ve...'a karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (iki kez) 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına;
b) Mağdurlar ..., ... ve...'a karşı zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına;
c) Mağdur ...'a karşı çocuğun cinsel istismar eylemi cinsel taciz kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşmesine,
d) Mağdurlar ... ve...'a karşı cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği şikayet yokluğu nedeniyle kamu davalarının düşmesine,
e) Mağdurlar ..., ... ve...'a karşı müstehcenlik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine;
f) Mağdur ...'a karşı tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
karar verilmiştir.
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2018/419 Esas, 2020/701 Karar sayılı kararı ile;
a) Suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince müstehcenlik suçundan kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
b) Suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde suça sürüklenen çocuk (Sanık sıfatıyla) hakkında;
i) Suça sürüklenen çocuğun doğum tarihinin 01.01.1997 olarak tashihine karar verilmiştir.
ii) Mağdurlar ... ve...'a karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca (iki kez) 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
iii) Mağdurlar ..., ... ve...'a karşı zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
iiii) Mağdur ...'a karşı çocuğun cinsel istismar ve cinsel taciz eylemleri bütün halinde cinsel taciz kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına;
iiiii) Mağdur ...'a karşı cinsel taciz suçundan, eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunun unsuru kabul edilerek hüküm kurulmasına yer olmadığına,
iiiiii) Mağdur ...'a karşı tehdit suçundan, eylemin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru kabul edilerek hüküm kurulmasına yer olmadığına,
karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2021 ve 21.12.2022 tarihli ve 14 2020/10385 sayılı kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma görüşlü Tebliğnameler ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun mağdur ...'a yönelik çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçları ile mağdur ...'a karşı cinsel taciz suçunu işlediği sabit olmasına rağmen bu suçlardan hüküm
kurulmasına yer olmadığına karar verildiğine ve kurum lehine ve vekalet ücreti tayin edilmediğine ilişkindir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun mağdurlar ..., ... ve...'a karşı müstehcenlik suçundan mahkûmiyeti gerektiğine ve mağdur ...'a karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği halde eylemin cinsel taciz kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun tüm mağdurlara yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile mağdurlar ... ve...'a karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğine dair somut delil bulunmadığı ve beraati gerektiğine, yaş tashihi raporunun içerik itibarıyla yeterli olmadığına, farik müeyyizlik raporları arasında çelişki olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamı delillerle birlikte değerlendirildiğinde; mağdurlar ..., ... ve...'un, olay tarihi olan 12.11.2016 günü, Bingöl'ün merkez mahallelerinde gezdikleri, birbirlerine çürümüş meyve atarak şakalaştıkları, üzerlerinin kirlenmesi nedeniyle bir kahvehaneye doğru geldikleri, kahvehanede yalnız olan suça sürüklenen çocuğa üzerlerini kirlettiklerini, kahvehanede yıkayıp yıkayamayacaklarını sordukları, suça sürüklenen çocuğun önce "Yıkayamazsınız" sonra da "Yıkayabilirsiniz" demesi üzerine mağdurların kahvehaneye girdikleri ve üzerilerini temizledikleri, bu sırada suça sürüklenen çocuğun kahvehanenin kapısını kilitlediği ve mağdurlara "Burayı süpüreceksiniz, paspas çekeceksiniz" dediği, mağdurların söyleneni yaptığı, daha sonra suça sürüklenen çocuğun mağdurlara "Cinsel organınızı açın, gösterin" dediği, mağdurların cinsel organlarını açarak suça sürüklenen çocuğa gösterdiği, suça sürüklenen çocuğun da cinsel organını mağdurlara gösterdiği, suça sürüklenen çocuğun mağdur ...'a ''Bu sana girse ne olur, bunu ağzına al, sana 100 TL vereceğim'' dediği, mağdur ...'ın bunu kabul etmemesi üzerine mağdur ...'ı kanepenin üzerine doğru yüz üstü gelecek şekilde ittirdiği, cinsel organını kıyafetleri üzerinden mağdur ...'ın poposuna bir kaç kez sürttüğü, daha sonra mağdur ...'un arkasına geçerek kıyafetleri üzerinden mağdur ...'un poposuna sürttüğü, bu esnada mağdur ...'un suça sürüklenen çocuğa vurarak onu engellemeye çalıştığı, suça sürüklenen çocuğun mağdur ...'u "Sıra sana geldi" diyerek kovaladığı, mağdur ...'un masanın altına girdiği, diğer mağdurların kahvehanenin pencerelerine vurarak yardım istedikleri, mağdurları arayan tanıklar... ve...'in onları farkettiği ve kapıyı açmalarını istedikleri, suça sürüklenen çocuğun kapıyı açarak mağdurları bıraktığı ve kapıyı tekrar kilitlediği, tanıkların emniyeti arayarak suça sürüklenen çocuğu ihbar ettiği olayda yapılan değerlendirmeye göre;
Tanık... *** soruşturma aşamasında; olay günü arkadaşı... ile mağdurları yaklaşık bir buçuk saat aradıklarını, yenişehir mahallesi otobüs duraklarının bulunduğu bölgeye geldiklerinde cama vurma sesleri duyduklarını, kahvehanenin önüne geldiklerinde mağdurların kahvehane içinde kilitlenmiş olduklarını gördüklerini, mağdurlara kapıyı açmalarını söylediklerini, bunun üzerine suça sürüklenen çocuğun (SSÇ) kapıyı açtığını ve mağdurlar dışarıya çıkar çıkmaz yeniden kilitlediğini beyan etmiştir.
Tanık... *** soruşturma ve kovuşturma aşamasında; olay günü arkadaşı... ile mağdurları yaklaşık bir buçuk saat aradıklarını, Yenişehir mahallesi otobüs duraklarının bulunduğu bölgeye geldiklerinde cama vurma sesleri duyduklarını, kahvehanenin önüne geldiklerinde mağdurların kahvehane içinde kilitlenmiş olduklarını gördüklerini, mağdurlara kapıyı açmalarını söylediklerini, bunun üzerine suça sürüklenen çocuğun kapıyı açtığını ve mağdurlar dışarıya çıkar çıkmaz yeniden kilitlediğini beyan etmiştir.
Mağdurlar ..., ... ve...'un soruşturma ve kovuşturma aşamasında olayı ayrıntısıyla, istikrarlı ve samimi bir şekilde anlattıkları anlaşılmıştır.
05.01.2017 tarihli Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünün uzmanlık raporunda; mağdur ...'a ait olan pantolonun arka iç kısmından alınan örnekler üzerinde, mağdur ...'a ait kuru kan örneğinden elde edilen genotip ile suça sürüklenen çocuğun kuru kan örneğinden elde edilen genotipin karışık olarak bulunduğu tespit edilmiştir.
Mağdur ...'un kanuni temsilcisi Fikret, Mahkemede alınan beyanında eylemleri nedeniyle suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
Mağdur ...'un kanuni temsilcisi Suphan, Mahkemede alınan beyanında eylemleri nedeniyle suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
Mağdur ...'ın kanuni temsilcisi Çiçek, Mahkemede alınan beyanında eylemleri nedeniyle suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olduğunu ifade etmiştir.
Suça sürüklenen çocuğun dosya kapsamı ile örtüşmeyen savunmalarına suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirildiğinden itibar edilmemiştir. Mahkemece 17.11.2016 tarihli farik mümeyyiz raporu ile 16.05.2018 tarihli sosyal inceleme raporu birlikte değerlendirilerek suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin var olduğu kanaatine varılmıştır.
Mağdurların birbirleriyle ve tanık ifadeleriyle örtüşen beyanlarına itibar edilmiştir.
Açıklanan nedenler, 12.11.2016 tarihli olay ve teslim tutanağı, tanıklar... ve...'un beyanları, mağdurların istikrarlı anlatımları, uzmanlık raporu, suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporu, suça sürüklenen çocuğun kendisini suçtan kurtarmaya yönelik mağdurların beyanlarını destekler nitelikteki savunmaları, olayın oluş şekli, mağdurlar ve suça sürüklenen çocuğun birbirlerini daha önceden tanımıyor olması ve aralarında husumet olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun mağdurları üstlerini yıkamaları için kahvehane içine alması sonra hile ile kahvehane kapısını kilitlemesi, mağdurların tanıklar... ve... gelene kadar kahvehaneden dışarıya çıkmalarını engellemesi şeklindeki eylemleriyle tüm mağdurlara karşı kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunu, mağdurlardan cinsel organlarını göstermelerini istemesi, kendi cinsel organını mağdurlara göstermesi, mağdur ...'a "Bu sana girse ne olur, bunu ağzına al, sana 100 TL vereceğim" demesi, mağdur ...'ın bunu kabul etmemesi üzerine mağdur ...'ı kanepenin üzerine doğru yüz üstü gelecek şekilde ittirmesi, cinsel organını kıyafetleri üzerinden mağdur ...'ın poposuna bir kaç kez sürtmesi, daha sonra mağdur ...'un arkasına geçerek kıyafetleri üzerinden mağdur ...'un poposuna sürtmesi, bu esnada mağdur ...'un suça sürüklenen çocuğa vurarak onu engellemeye çalışması, mağdur ...'u "Sıra sana geldi" diyerek kovalaması mağdur ...'un bir masanın altına girmesi şeklindeki eylemleri nedeniyle tüm mağdurlara yönelik cinsel taciz suçunu, mağdurlar ... ve...'a karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği vicdani kanaatine varılmıştır.
Ancak her ne kadar savcılık tarafından suça sürüklenen çocuğun, mağdur ...'a yönelik iddianamedeki
anlatımı ile "Suça sürüklenen çocuğun mağdur ...'a hitaben 'Sıra sende' dediği, mağdur ...'un kaçarak masanın altına saklandığı" şeklindeki eylemi nedeniyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde mağdura yönelik bedensel temas içermeyen eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesine konu cinsel taciz suçunu oluşturduğu, cinsel taciz suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayet şartına bağlı olduğu ve bu eyleme ilişkin kanuni temsilci Suphan ve mağdur
...'un şikayetçi olmadıkları, bu şekilde kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeni ile düşürülmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar savcılık tarafından suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur ...'a ve...'a yönelik cinsel taciz suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de cinsel taciz suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayet şartına bağlı olduğu ve bu eyleme ilişkin kanuni temsilciler ...ile mağdurlar ... ve... 'un şikayetçi olmadıkları, bu şekilde kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği anlaşılmakla,suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeni ile düşürülmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar savcılık tarafındansuça sürüklenen çocuk hakkında mağdur ...'a yönelik tehdit suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair hakkında mahkumiyet kararı verilmesini gerektirir şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, böylece yüklenen suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile, 5237 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
Her ne kadar savcılık tarafından suça sürüklenen çocuk hakkında mağdurlar ..., ...'a yönelik müstehcenlik suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de ilgili yayının müstehcen yayın olup olmadığının tespit edilemediği, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair hakkında mahkumiyet kararı verilmesini gerektirir şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, böylece yüklenen suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince "Toplanan kanıtlar, iddia, suça sürüklenen çocuğun kaçamak yollu savunması, katılan, mağdur ve tanık anlatımları, Bingöl Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nin 17/10/2016 tarihli raporu, Bingöl Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü'nün 09/12/2016 tarihli raporu, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı'nın 06/12/2016 tarihli uzmanlık raporu, suça sürüklenen çocuğa ilişkin Sosyal İnceleme Raporu, emanet eşyası, Bingöl Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü'nün 31/01/2019 tarih 2019/85 sayılı Raporu, Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 27/05/2019 tarih 2019/1578 sayılı Raporu, Bingöl Devlet Hastanesi'nin 18/06/2019 tarih 2019/2293 sayılı Yaş Raporu, Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 11/11/2019 tarih 2019/4351 sayılı Raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'nun 10/02/2020 tarih 2020/537 sayılı Raporu, suça sürüklenen çocuğun doğum tutanağı, nüfus aile kayıt tablosu ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; suç tarihi itibariyle dokuz yaşında bulunan mağdurlar ... *** ve... *** ile on bir yaşında bulunan mağdur ... ***'ın suç tarihinde sokakta birlikte oynadıkları, üzerlerinin kirlenmesi nedeniyle ellerini yıkamak ve giysilerini temizlemek istedikleri, bu amaçla suça sürüklenen çocuğun babasına ait olan ve suç tarihinde yalnız ... *** bulunduğu kahvehaneye girmeye karar verdikleri, başlangıçta kahvehaneye yalnız mağdurlar ... ve...'ın girdikleri, mağdur ...'un kahvehaneye girmek istememesi üzerine ... 'Ben gerillayım, dört askeri öldürdüm, seni de öldürürüm' biçiminde söz söyleyerek ve elinde bulunan bıçağı mağdur ...'a göstererek onu da kahvehaneye girmeye zorladığı, her üç mağdurun kahvehanede bulunduğu sırada kapıyı kilitlediği, mağdurların dışarı çıkmasını önlediği, öncelikle mağdurlara televizyondan müstehcen görüntüler izlettiği, buna karşın suç tarihinde izlendiği ileri sürülen görüntülerin varlığı ve içeriği konusunda yargılama sürecinde somut bir kanıt elde edilemediği, daha sonra mağdurlardan...'un cinsel organını göstermesini istediği, ... ***'ın zorlaması üzerine mağdur ...'un cinsel organını göstermek zorunda kaldığı, ...'in zorlamasından korkan küçük mağdurlar ... ve...'ın da kendiliklerinden pantolonlarını indirerek cinsel organlarını ...'e gösterdikleri, ardından ...'in de pantolonunu indirerek kendi cinsel organını mağdurlara gösterdiği, daha sonra ...'in mağdurlardan...'a cinsel organını ağzına alırsa 100 TL vereceğini söylediği, mağdur ...'ın bunu kabul etmemesi üzerine ...'in...'ı kahvehanede bulunan kanepeye ittiği, kendi de mağdur ...'ın üzerine abanarak cinsel organını...'ın poposuna sürtmek suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, daha sonra mağdur ...'un kanepeye gelmesini istediği, mağdur ... ...'in bu isteğini kabul etmediğini, bu nedenle kendisine dokunamadığını aşamalarda dile getirmiş ise de, soruşturma sürecinde suça sürüklenen çocuktan ve mağdur ...'tan inceleme için örnek alındığı, ayrıca mağdur ...'un giysilerinin de bilirkişi incelemesi için temin edildiği, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı'nın 06/02/2016 tarihli uzmanlık raporu uyarınca, raporda dört numaralı bulgu olarak tanımlanan, mağdur ...'un pantolonunun arka iç kısmından alınan epitel hücre örnekleri üzerinde... ve ...'in genotiplerinin karışık olarak bulunduğunun belirlendiği, yargılama sürecinde mağdurlardan...'ın atılı eylem sırasında ...'in mağdur ...'a da kendisine benzer biçimde cinsel istismarda bulunduğunu kaçamaklı biçimde dile getirdiği, ...'in eylemlerinin sürmesi üzerine endişeye kapılan ve mağdurlar ... ve...'a göre daha büyük olan mağdur ...'un, ...'in sırtına vurarak...'u kurtarmaya çalıştığı, bunun üzerine ...'in...'u bırakarak mağdur ...'a yöneldiği, mağdur ...'un ...'den kaçarak masanın altına saklandığı sırada, mağdurlar ... ve...'un kahvehanenin camlarına vurarak yardım istedikleri, yaşı küçük mağdurların gecikmeleri nedeniyle kendilerini aramakta olan, mağdur ...'un ağabeyi tanık... *** ile arkadaşı... ***'un... ve...'u görmeleri üzerine ...'in kilitli olan kapıyı açtığı, tanıkların gelmesi sayesinde ...'in mağdur ...'a yönelik olarak Cinsel İstismar eyleminde bulunamadığı, mağdurların suça sürüklenen çocuğun (sanığın) kendilerine yönelik eylemlerini ana hatlarıyla benzer ve tutarlı biçimde dile getirdikleri, mağdurların yaşı, toplumsal bakış ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, suç tarihi öncesinde ... *** ile herhangi bir tanışıklıkları ve husumetleri bulunmayan mağdurların sanığa iftira etmelerini gerektirecek bir olgunun da dosyaya yansımadığı,
Sanığın (suça sürüklenen çocuğun) aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamaları kabul etmediğini, mağdurlara yönelik suç teşkil edecek herhangi bir eyleminin olmadığını dile getirmiş ise de sanığın dosya içeriği ile örtüşmeyen ve atılı suçun yasal sorumluluğundan kurtulmaya yönelen savunmalarına itibar edilmesinin olanaklı bulunmadığı,
Sanığın (suça sürüklenen çocuğun) nüfus kaydı gözetildiğinde 01/01/2002 doğumlu olmasına karşın, fiziksel görünümünün nüfusta kayıtlı olan yaşı ile uyumlu bulunmadığı, bu bakımdan CMK'nun 218/2 maddesi gereğince ... ***'ın gerçek yaşının saptanması bakımından istinaf incelemesi sürecinde kemik grafileri çektirilmek suretiyle yaş raporunun aldırıldığı, dosyada bulunan ve hüküm vermeye elverişli görülen Bingöl Devlet Hastanesi'nin 18/06/2019 tarih 2019/2293 sayılı Raporu uyarınca, sanığın (suça sürüklenen çocuğun) 18/06/2019 muayene tarihi itibariyle kemik yaşının 22 yaş ile uyumlu olduğunun belirtildiği, sanığın (suça sürüklenen çocuğun) doğum tutanağı, nüfus aile kayıt tablosu ve nüfus temsilcisinin beyanı gözetildiğinde, doğum tarihinin ay ve gün baki kalmak kaydıyla 01/01/1997 olarak düzeltilmesinde kayden bir sakınca olmadığının belirlendiği,
Sanığın (suça sürüklenen çocuğun) ilk yargılama sürecinde ceza sorumluluğunun değerlendirilmesi bakımından Bingöl Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü'nden aldırılan 09/12/2016 tarihli raporu uyarınca, suça sürüklenen çocukta sınır zeka izlenimi edinildiğinin, çocuğun üzerine atılı cinsel istismar eylemi yönünden algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin kısmen gelişmiş olduğunun belirtildiği,
İlk yargılama sürecinde sanığın (suça sürüklenen çocuğun) ceza sorumluluğu bakımından aldırılan raporun yalnız üzerine atılı Çocuğun Cinsel İstismarı eylemine ilişkin olması, yüklenen diğer suçlara ilişkin ayrıntılı rapor aldırılmaması nedeniyle istinaf incelemesi sürecinde sanığın (suça sürüklenen çocuğun) üzerine atılı tüm eylemler bakımından ceza sorumluluğunun değerlendirilmesi amacıyla Bingöl Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü'ne yeniden sevk edildiği, 31/01/2019 tarih 2019/85 sayılı Rapor uyarınca sanığın (suça sürüklenen çocuğun) üzerine atılı Tehdit, Çocuğu Müstehcen Yayınları Okumaya ve Seyretmeye Teşvik , Hakaret, Çocuğa Yönelik Cinsel Taciz, Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma eylemleri bakımından TCK'nun 31/2 maddesi uyarınca değerlendirilme yapılması bakımından Çocuk Psikiyatristi, Erişkin Psikiyatristi ve Adli Tıp Uzmanı bulunan bir kuruldan rapor aldırılmasının uygun olacağına ilişkin ön rapor düzenlendiği,
Bingöl Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü'nün 31/01/2019 tarih 2019/85 sayılı ön raporu uyarınca, sanığın (suça sürüklenen çocuğun) bu kez Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na sevkinin sağlandığı, 11/11/2019 tarih 2019/4351 sayılı rapor uyarınca, ... ***'ın zekasının klinik olarak normal olduğunun, herhangi bir psikopatolojiye rastlanmadığının, 12/01/2016 tarihinde işlediği iddia edilen Tehdit, Müstehcenlik, Hakaret, Çocuğa Yönelik Cinsel Taciz, Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma eylemleri bakımından atılı eylemlerin hukuksal anlam ve sonuçlarını algıladığının, bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğinin bildirildiği,
Bingöl Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü'nden aldırılan 09/12/2016 tarihli rapor ile istinaf incelemesi sürecinde aldırılan Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 11/11/2019 tarih 2019/4351 sayılı raporu arasında, sanığın (suça sürüklenen çocuğun) ceza sorumluluğu bakımından çelişki doğduğu anlaşılmakla, çelişkinin giderilmesi bakımından İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'ndan yeniden rapor aldırıldığı, dosyada bulunan ve hüküm vermeye elverişli görülen 10/02/2020 tarih 2020/537 sayılı Rapor uyarınca sanığın (suça sürüklenen çocuğun) suç tarihinde işlediği iddia olunan Tehdit, Müstehcenlik, Hakaret, Çocuğa Yönelik Cinsel Taciz, Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma eylemleri bakımından ceza sorumluluğunu etkileyecek bir zeka geriliği ya da çocukluk psikopatolojisi saptanmadığının, bu bakımdan ... ***'ın atılı eylemlerin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun belirlendiği,
Suç tarihinde sanığın (suça sürüklenen çocuğun) mağdurlar ... ***, ... *** ve... ***'ı zorla kahvehaneye kilitlemek suretiyle üzerine atılı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçunu işlediği, atılı suçun aynı suç işleme kararı çerçevesinde birden fazla mağdura yönelik tek bir eylemle birlikte gerçekleştirilmesi nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği,
Yine sanığın (suça sürüklenen çocuğun) suç tarihinde mağdurlar ... ve...'ı zorla kapısını kilitlediği kahvehanede tutmak, mağdurları cinsel organlarını göstermeye zorlamak, kendi cinsel organını açarak mağdurlara göstermek ve kahvehanede bulunan kanepeye zorla yatırarak cinsel organı ile popolarına sürtünmek biçimindeki süregiden eylemlerinin sarkıntılık düzeyini aştığı, sanığın (suça sürüklenen çocuğun) bu suretle üzerine atılı Çocuğun Cinsel İstismarı suçunu işlediği,
Sanığın (suça sürüklenen çocuğun) suç tarihinde mağdur ... ***'ı diğer mağdurlarla birlikte kahvehanede tuttuğu sırada, mağduru cinsel organını göstermeye zorlamak, ayrıca kendi cinsel organını açarak mağdurlara göstermek suretiyle mağdur ... ***'a yönelik Teşhir Suretiyle Cinsel Taciz suçunu işlediği, sanık hakkında mağdur ... ***'a yönelik Cinsel Taciz suçu yanı sıra Çocuğun Cinsel İstismarı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de atılı eylem sırasında sanığın (suça sürüklenen çocuğun) mağdur ... ***'a yönelik fiziksel bir temasının bulunmadığı, mağdurun ahlak temizliğine aykırı biçimde mağdurun cinsel organına bakmak ve kendi cinsel organını göstermekle sınırlı eyleminin Teşhir Suretiyle Cinsel Taciz boyutunda kaldığının kabul edilmesi gerektiği,
Diğer yandan sanık (suça sürüklenen çocuk) hakkında mağdur ... *'a yönelik Tehdit suçundan ayrıca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de atılı eylem sırasında sanığın (suça sürüklenen çocuğun) mağdur ... ***'ı terörist olduğuna ilişkin sözler söyleyerek ve bıçak göstererek kahvehaneye girmeye zorladığı, ardından kapıyı kilitleyerek diğer mağdurlarla birlikte zorla kahvehanede tuttuğu anlaşılmakla, süregiden eylem sırasında sanığın (suça sürüklenen çocuğun) mağdur ...'a söylediği Tehdit içerikli sözlerin TCK'nun 109/2. maddesi çerçevesinde Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma eyleminin unsuru biçiminde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu,
Yine sanık (suça sürüklenen çocuk) hakkında mağdurlar ... ve...'a yönelik Cinsel Taciz suçundan ayrıca cezalandırılmamaları istemiyle kamu davası açılmış ise de suç tarihinde sanığın süregiden eylemleri birlikte değerlendirildiğinde, ... ve...'a yönelik Cinsel İstismar eylemlerinin öncesinde Teşhir Suretiyle Cinsel Taciz niteliğindeki davranışlarının, Çocuğun Cinsel İstismarı kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği, bu bakımdan sanık (suça sürüklenen çocuk) hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı suçu yanı sıra Cinsel Taciz suçu nedeniyle hüküm kurulmasının olanaklı bulunmadığı, diğer yandan TCK'nun 105/2 e maddesi uyarınca Teşhir Suretiyle Cinsel Taciz suçunun takibinin şikayete bağlı olmadığı gözetilmeyerek sanığın (suça sürüklenen çocuğun) mağdur ... ve...'a yönelik Cinsel Taciz eylemleri nedeniyle şikayet yokluğundan düşme kararı verilmesinin yerinde olmadığı, mağdur ...'ın şikayetçi olması nedeniyle Cinsel Taciz suçu bakımından mahkumiyet kararı verilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere Teşhir Suretiyle Cinsel Taciz eyleminin Çocuğun Cinsel İstismarı suçunun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sanığın (suça sürüklenen çocuğun) mağdur ...'a yönelik Cinsel Taciz eylemi nedeniyle verilen mahkumiyet kararı bakımından CMK'nun 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olmakla, sözü geçen kararın istinaf kapsamı dışında bulunduğu,
Her ne kadar iddianame ile sanığın (suça sürüklenen çocuğun) nüfus kaydındaki yaşı gözetilerek hakkında TCK'nun 31/2 maddesinin uygulanması talep edilmiş ve ilk yargılama sonucunda verilen mahkumiyet kararlarında TCK'nun 31/2 maddesi uyarınca indirim yapılmış ise de sanığın (suça sürüklenen çocuğun) istinaf incelemesi sürecinde tespit edilen ve tashihine karar verilen yaşı gözetildiğinde, sanık (suça sürüklenen çocuk) yararına TCK'nun 31/2 maddesinin uygulanması olasılığının bulunmadığı kanısına varılmıştır.
İlk derece mahkemesinin Çocuğu Müstehcen Yayınları Okumaya ve Seyretmeye Teşvik ve mağdur ...'a ilişkin Hakaret eylemlerine ilişkin beraat kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından sanık (suça sürüklenen çocuk) müdafiin ve katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 280/1 a maddesi uyarınca esastan reddine,
Her ne kadar Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04/10/2018 tarih 2018/35 Esas 2018/213 Karar sayılı uyarınca; sanık (Suça sürüklenen çocuğun) üzerine atılı mağdur ...'a yönelik Hakaret, mağdur ...'a yönelik Tehdit, mağdurlar ..., ...'a yönelik Çocuğu Müstehcen Yayınları Okumaya ve Seyretmeye Teşvik suçlarını işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nun 223/2 e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine,
Suça sürüklenen çocuğun mağdur ...'a yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; suça sürüklenen çocuğun eyleminin Cinsel Taciz niteliğinde bulunduğu ve Cinsel Taciz suçu bakımından şikayet yokluğundan kamu davasının CMK'nun 223/8 maddesi gereğince düşmesine,
Suça sürüklenen çocuğun mağdurlar ... ve...'a yönelik Cinsel Taciz suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; Cinsel Taciz suçu bakımından şikayet yokluğundan kamu davasının CMK'nun 223/8 maddesi gereğince düşmesine,
Suça sürüklenen çocuğun mağdurlar ..., ... ve...'a yönelik Cebir Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçunu işlediği sabit olmakla eylemine uyan TCK'nun 109/2, 109/3 f, 109/5, 43/2 1, 31/2, 62/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğun mağdurlar ... ve...'a yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı suçunu işlediği sabit olmakla eylemine uyan TCK'nun 103/1 1. cümlesi, 103/4, 31/2, 62/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de toplanan kanıtlar gözetildiğinde sanığın (suça sürüklenen çocuğun) Çocuğun Cinsel İstismarı, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Teşhir Suretiyle Cinsel Taciz ve Tehdit suçlarına ilişkin olarak ilk derece mahkemesinin kabulünde yanılgıya düşüldüğü anlaşıldığından, sanığın (suça sürüklenen çocuğun) müdafiin ve katılan kurum vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04/10/2018 tarih 2018/35 Esas 2018/213 Karar sayılı kararının Çocuğun Cinsel İstismarı, Cebir, Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Tehdit ve Cinsel Taciz suçları bakımından 5271 Sayılı CMK'nun 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda açıklandığı üzere sanığın (suça sürüklenen çocuğun) doğum tarihinin ay ve gün baki kalmak kaydıyla 01/01/1997 olarak tashihine, sanığın (suça sürüklenen çocuğun) üzerine atılı Çocuğun Cinsel İstismarı, Cebir, Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Cinsel Taciz suçlarını işlediği sabit olmakla ayrı ayrı cezalandırılmasına, sanığın (suça sürüklenen çocuğun) üzerine atılı Çocuğun Cinsel İstismarı suçunun niteliği, sanığa verilen sonuç cezanın miktarı gözetilerek, sanığın (suça sürüklenen çocuğun) hükmen tutuklanmasına ve hakkında tutuklanmak üzere yakalama emri çıkartılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçelerle hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Müstehcenlik (Mağdurlar ..., ... ve...'a Karşı) Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı (Mağdurlar ... ve...'a karşı), Cinsel Taciz (Mağdur ...'a Karşı) ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (Mağdurlar ..., ...a...'a karşı) Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin suçların sübutuna yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
-
Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (Tüm mağdurlara karşı), çocuğun cinsel istismarı (Mağdurlar ... ve...'a karşı) ve cinsel taciz (Mağdur ...'a karşı) suçlarından kurulan hükümlerde, yapılan yargılama sırasında, Bingöl Devlet Hastanesinden aldırılan 18.06.2019 tarihli sağlık kurulu raporunda suça sürüklenen çocuğun rapor tarihinde kemik yaşının yirmi iki ile uyumlu olduğunun bildirilmesine rağmen, mevcut raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığının anlaşılması karşısında, maddi hakikatin tam olarak ortaya çıkartılması ve suçun oluşumu ile niteliğine etkisi bakımından öncelikle suça sürüklenen çocukla ilgili olarak aşı, okul kayıtlarının araştırılıp gerekli görülmesi halinde tanık da dinlenerek önceden çekilmiş kemik grafileri de temin edildikten sonra suça sürüklenen çocuğun dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevkiyle suç tarihindeki gerçek yaşının tespitinden sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (Tüm mağdurlara karşı) ve çocuğun cinsel istismarı (Mağdurlar ... ve...'a karşı) suçlarından kurulan hükümlerde, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf edilip, katılan Bakanlık vekilinin ise istinaf dilekçe içeriğinden bu suçlara yönelik aleyhe başvuruda bulunmadığı gözetilmeden mevcut kararların kaldırılarak sonuç ceza miktarı itibarıyla suça sürüklenen çocuğun aleyhine olacak şekilde yeni hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Bozma nedenlerine göre Tebliğname'de onama isteyen görüşlere iştirak edilmemiş, aynı gerekçelerle katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Müstehcenlik (Mağdurlar ..., ... ve...'a Karşı) Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümlünde açıklanan nedenle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı (Mağdurlar ... ve...'a karşı), Cinsel Taciz (Mağdur ...'a karşı) ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (Mağdurlar ..., ...a...'a karşı) Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B 1,2,3) bölümünde açıklanan nedenlerle; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2018/419 Esas, 2020/701 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan Bakanlık vekili ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:59:19