Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

9. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/14395

Karar No

2023/349

Karar Tarihi

25 Ocak 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: **

Suça sürüklenen ... hakkında; ... suçundan kurulan hükmün incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.

Suça sürüklenen ... hakkında; çocuğun nitelikli ... istismarı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 08.04.2022 tarihli, 2022/11 Esas ve 2022/172 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun çocuğun nitelikli ... istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, son fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ... suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

  2. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.09.2022 tarihli, 2022/2240 Esas ve 2022/2007 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli ... istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvuruları kabul edilerek hüküm kaldırılmış, suça sürüklenen çocuğun çocuğun nitelikli ... istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, son fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ... suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

  1. Suça sürüklenen ... müdafiin temyiz istemi, suça sürüklenen çocuğun suçu işlediğine dair mağdurun beyanları dışında somut bir delil bulunmadığına, tanık beyanlarının mağdur anlatımına dayandığına, adli raporda istismar bulgusuna rastlanmadığına ilişkindir.

  2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, alt sınırdan hüküm kurulmasına, takdiri indirim uygulanmasına, vekalet ücreti verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince; "Tüm dosya kapsamından; Suça Sürüklenen ... ... hakkında "Çocuğun ... İstismarı ve ..." suçundan cezalandırılması istemiyle Rize Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianame ile mahkememize kamu davası açıldığı, Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre;

... soruşturma aşamasında alınan ifadesinde özetle; ailesinin kendisini sevmediği için onlardan ayrı Rize Merkez'de bulunan evlerinde kuzeni ile birlikte yaşadığını, aile bireylerinden yalnızca babası ve küçük kardeşi ... Sait ile arasının iyi olduğunu, annesinin kendisini sevmediğini ve ona üvey evlat gibi davrandığını, sapık olmadığını, üzerine atıllı suçu işlemediğini, zaten böyle bir suçu işlemiş olsaydı babasının onu döverek öldüreceğini, mağdur kardeşi ile arasında herhangi bir husumet olmamasına rağmen neden kendisine iftirada bulunduğunu bilmediğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

... yargılama aşamasında benzer beyanları ile üzerine atılı suçu kabul etmediği görüldü.

Mağdur ve ... kardeş oldukları, 2020 yılı mart ayında covid 19 pandemisi nedeniyle mağdur ve ... aileleri ile birlikte köyde bulunan konutlarına taşındıkları, hep birlikte 2020 yılı yaz aylarına kadar köyde kaldıkları, ... 2020 yılı yaz aylarında köy içerisinde arkadaşları ile birlikte hırsızlık yapması nedeniyle babası YalçıN'ın ...'yi Rize il merkezinde bulunan konuta gönderdiği, ... köyde kalmış olduğu 2020 yılı mart ayından 2020 yılı yaz aylarına kadar, 12 15 yaş grubu ... olduğu dönemde kardeşi olan mağdur çocuğa yönelik birden fazla defa zincirleme olarak mağdurun ağzına, ön ve arka ... bölgelerine kendi ... organını sokmak suretiyle "organ sokmak suretiyle ... istismar" suçunu işlediği, ... üzerine atılı suçu mağdurun bazen kolundan tutarak zorla odaya götürerek işlediğine, eylemini kapıyı kilitleyerek gerçekleştirdiğine yönelik her türlü şüpheden uzak somut delil elde edilemediği, bu haliyle ... eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 103. maddesinin dördüncü fıkrasına temas etmediği anlaşılmakla, ... sabit olan "kardeşe karşı 12 yaşını doldurmamış çocuğa yönelik vücuda organ sokmak suretiyle çocuğun nitelikli ... istismarı" suçunu işlediği sabit görülmekle cezalandırılması cihetine gidilmiştir.

... aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği görülmüş ise de, mağdurun olay tarihinde 9 10 yaşlarında, ihbar tarihinde ise 11 yaşında olması nedeniyle anlattığı olayların içeriğini yaşamadan bilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, o yaş grubundaki bir çocuğun ... eylemlere yönelik anlatımında belirttiği detayları bilmesinin mümkün görünmediği, ağabeyinin kendisine hem arkadan hem önden olmak üzere ... eylemlerde bulunduğunu ve bu ... eylemlerden sonra ağabeyinin ... organından beyaz sıvı geldiğini belirttiği, mağdurun yaşı nazara alındığında bu bilginin yaş grubu itibariyle kendisinde olmasının mümkün olmadığı, bunu ancak yaşayarak öğrenebileceği, ayrıca Rize Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan rapora göre "hymenin erektil bir penis veya sair cisim sokulmak suretiyle yırtılma olmaksızın duhule müsait olduğu"nun belirtildiği, bu durumun da mağdurun beyanını destekler nitelikte olduğu, tanık ...'nin kovuşturma beyanlarında mağdurun en son olayın gerçekleştiği tarihte yanına gelerek ... ... eylemlerini tam olarak kendisine anlattığını, mağdurdan öğrendiğine göre ... ... organını mağdurun ağzına, poposuna soktuğunu, olay tarihlerinde mağdurun anüsünden kan gelmekte olduğunu, bu olaylar nedeniyle ... ... istismarı nedeniyle mağdurun poposundan kan geldiğini öğrendiklerini, mağdurun köydeki evden ayrılacağı tarihte olayları ... ye sorduğunda ... "aileme bunları sakın anlatma duymasınlar, beni öldürürler, intihar ederim" diyerek olayı doruladığını beyan ettiği, ... mağdurun ağabeyi olduğu, kendisine iftira atmasını gerektirecek herhangi bir husumet tespit edilemediği ki zaten mağdurun yaşının çok küçük olması sebebiyle iftira veya beyanında bahsettiği ... eylemler gibi olguları bilmesinin yaşı itibariyle pek mümkün olmadığı, Kayseri Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 17/02/2022 tarihli raporunda; ... 17/02/2022 tarihinde yapılan muayenesinde, adli tıp şube müdürlüğüne ... suçtan dolayı geldiğini, kız

arkadaşı olan ... ile bir kez önceden ... ilişkiye girdiğini, sonrasında ondan ayrıldığını, bunun suç olduğunu bilmediğini ifade ettiği, dosya içerisinden ...'in kız kardeşi olduğu olduğunun anlaşılması üzerine kendisine sorulduğunda olay hakkında o şekilde konuşmak istemediğini ifade etmek suretiyle ... tevilli ikrarda bulunduğu,, yine tanık ... ......'ın mağdur çocuğun kendisine "akıntım oluyor, ağabeyim bana sarılıyor, öpüyor" dediğini beyan ettiği, tanık ifadelerinin mağdur çocuğun ifadeleri ve ATK raporu ile uyumlu olduğunun anlaşılması, mağdur çocuğun, 18/10/2021 tarihinde öğrenim görmekte olduğu Taşlıdere Gazi Ortaokulu'nun Psikolojik Danışman Rehber Öğretmenine ağabeyi tarafından istismara uğradığını anlatması üzerine olay ile ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma işlemlerine başlanılması karşısında ... suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik beyanlarına Mahkememizce itibar edilmemiş, yaşı ve gelişimi itibarıyla olayı kurgulaması mümkün olmayan mağdurun beyanlarına üstünlük tanınmıştır.

Mağdurun, olayın şikayet tarihi olan 18/10/2021 tarihinden iki yıl kadar önce gerçekleştiğini beyan etmesi, tanık ...'nin, olayı mağdurun kendisine anlatmasının ardından ... köydeki evden ayrılarak Rize İl Merkezi'ndeki evde yaşamaya başladığını beyan etmesi, müşteki Nesrin'in 2020 yılı yaz aylarından sonra ... köydeki evde yaşamayı bıraktığını, Rize İl Merkezi'ndeki evde yaşamaya başladığını, ara ara köye geldiğini beyan etmesi karşısında, ... eylemlerini 12 15 yaş grubu ... olduğu 2020 yılı yaz aylarına kadarki dönemde gerçekleştirdiği mahkememizce kabul edilmiştir.

... mağdura ... içerikli videolar izlettirmek suretiyle üzerine atılı ... suçu bakımından yapılan değerlendirmede; ...'in telefonu üzerinde usulüne uygun olarak yapılan incelemede olayla ilgili suç unsuruna rastlanılmaması karşısında görüntülerin müstehcen olup olmadığının tespit edilemediği, dolayısıyla ... üzerine atılı "Çocuğu Müstehcen Yayınları Okumaya ve Seyretmeye Teşvik" suçundan beraatine karar vermek gerekmiştir.

A ... ...'ın mağdur ...'a yönelik üzerine atılı "..." Suçu yönünden yapılan değerlendirmede;

Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olup, "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın cezalandırılmasına karar verilebilmesi bakımından, göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan

cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak bir kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanarak sanığın mahkûmiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir.

Bu itibarla; Ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak biçimde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkememizde her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli tam bir kanaat hasıl olmadığı, sanığın aşamalı olarak yaptığı savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, mevcut delil durumu itibariyle sanığın mahkumiyetine karar verilemeyeceği, Y.C.G.K. 19.04.1993,6 81/110 tarihli içtihadında "...Ceza Muhakemesi Hukukunun temel prensiplerinden birisi de şüpheden sanığın yararlanacağı ilkesidir. Her hukuk devletinde kabul edilen ve masumluk karinesi ile sıkı bir ilgisi olan bu ilkeye göre, yapılan ceza muhakemesi sonunda fiilin sanık tarafından işlendiği, %100 belliliğe ulaşmadığı taktirde beraat kararı verilecektir. Böyle bir ilkenin kabul edilmesinin sebebi, bir suçlunun cezasız kalmasının, bir masumun mahkum olmasına tercih edilmesidir; başka bir ifade ile “masumluk” karinesidir. Keza, sanığın savunmasının aksinin kanıtlanması ondan beklenemez. Sanığa yüklenen suçun sübuta erdiği kuşkuya yer vermeksizin ortaya çıkarılmalıdır" denildiği görülmektedir.

Bu değerlendirmeler ışığında, ... ... hakkında her ne kadar mağdur ...'a yönelik "Bir Çocuğa Müstehcen Görüntüleri İzletmek Suretiyle ..." suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de;... aşamalarda değişmeyen şekilde atılı suçlamayı kabul etmemesi, ... telefonunda yapılan incelemede müstehcen herhangi bir video, ya da fotoğrafa rastlanılmamış olması, ... tarafından mağdura izletilen görüntülerin müstehcen görüntüler olup olmadığının kesin olarak tespit edilememiş olması karşısında ... üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, maddi ve yeterli delilin bulunmaması, müsnet suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2 e maddesi uyarınca beraatine dair karar verilmiştir.

B ... ...'ın mağdur ...'a yönelik üzerine atılı "12 Yaşını Doldurmamış Çocuğa Yönelik Çocuğun Nitelikli ... İstismarı" Suçu yönünden yapılan değerlendirmede;

... ...'ın mağdur ...'a yönelik üzerine atılı "12 Yaşını Doldurmamış Çocuğa Yönelik Vücuda Organ Sokmak Suretiyle Çocuğun Nitelikli ... İstismarı"

Suçunu işlediği sabit olmakla 5237 Sayılı TCK'nun 103/1 a yollamasıyla 103/2 2.cümle maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, ... kasta dayalı kusurunun ağırlığı göz önüne alınarak takdiren alt hadden ... 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, ... mağdurun kardeşi olduğu anlaşılmakla TCK'nın 103/3 c maddesi uyarınca cezasında takdiren 1/2 oranında artırım yapılarak 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, ... istismarın cebir ya da tehdit kullanarak gerçekleştiği hususunda kesin delillerin bulunmaması, mağdurun aşamalardaki beyanlarında ... istismar eyleminden sonra ... kendisine bir takım tehdit sözleri söyleyerek olayı kimseye anlatmamasını istemeye yönelik sözler sarf ettiğini iddia etmiş olması nedenleriyle şartları itibariyle oluşmadığından TCK'nın 103/4. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, ... aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik tarihlerde birden fazla zincirleme olarak eylemini gerçekleştirildiği anlaşıldığından eylem sayısının kesin olarak tespit edilememiş olması nedeniyle ... lehine yorum prensibi uyarınca TCK'nın 43/1 Maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak ... 33 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mağdurun en son olayın şikayet tarihi olan 18/10/2021 tarihinden 2 yıl kadar önce gerçekleştiğini beyan etmiş olması, bu haliyle olay tarihinin kesin olarak tespit edilememiş olması, ... lehine yorum prensibinin bulunması nedenleriyle ... olay tarihi itibariyle 12 15 yaş gurubu ... olduğu anlaşıldığından TCK'nın 31/2. Maddesi uyarınca cezasından 1/2 oranında indirim yapılarak 16 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 31/2 son cümlesi uyarınca ...'ye verilecek hapis cezasının 7 yıldan fazla olamayacağı anlaşıldığından 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, son olarak ...'ye verilen cezadan ... yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları, verilen cezanın üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak 5237 Sayılı TCK’nun 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair karar verilmiştir." şeklinde hüküm verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince; "Dairemizce dosyanın yeniden yapılan yargılama neticesinde; Dosyada mevcut ihbar ve şikayet dilekçesi, alınan savunma ve beyanlar, Adlî Tıp raporları ile tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinde, ... kızkardeşi olan mağdura karşı şikayet tarihi olan 18/10/2021 tarihinden önceki 2 yıl boyunca hem ön, hem arka ... bölgesi ve hem de ağzına organ sokmak suretiyle ... istismarda bulunduğu, mağdurun olayın ortaya çıktığı rehbet öğretmeni ile yaptığı 18/10/2021 tarihli görüşmede ve daha sonra alınan beyanlarında en son olayın bu yılın (2021 yılı) Yaz aylarında meydana geldiğini beyan ettiği, yine mağdurun ablası tanık ...'ın gerek soruşturma ve gerekse kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında mağdurun ... kendisine 2021 yılı Mayıs Haziran aylarında son eylem olmak üzere 2 yıl boyunca organ sokmak suretiyle ... istismarda bulunduğunu anlattığını, ayrıca son olayın yaşandığı ve mağdurenin kendisine anlattığı gün de, mağdurun makatından kan geldiğini beyan ettiği, bunun sebebinin de ... mağdurun arka ... bölgesine organ sokması olduğunu beyan ettiği, dolayısıyla ... son istismar eyleminin 2021 yılı Mayıs Haziran aylarında gerçekleştiği, ... bu tarih itibariyle 15 yaşını bitirmiş olduğu ve 15 18 yaş aralığında olduğu, CMK 225/1 maddesinde yargılamanın iddianamede gösteren fiil ve fail hakkında yapılacağının düzenlendiği, iddianamede ... ... istismar eylemlerini tehdit kullanarak gerçekleştirdiğine dair bir anlatım bulunmadığı, buna karşın bazı eylemlerini mağdurun kolundan zorla tutarak cebir uygulamak suretiyle işlediği belirtilerek TCK 103/4 maddesinin uygulanmasının talep edildiği, dolayısıyla TCK 103/4 maddesi gereğince yapılacak değerlendirmede tehdit ifadelerinin dikkate alınamayacağı, cebirin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gerektiği, yapılan yargılamada ... istismar eylemlerini cebir kullanmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği, bu nedenle olayda TCK 103/4 maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, C. Savcısının bu yöndeki istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, ... üzerine atılı ... suçu ile ilgili herhangi bir delil elde edilemediği, mağdurun ... kendisine izlettiğini belirttiği görüntülere ulaşılamadığı, bir an için görüntüleri izlettiği kabul edilse dahi görüntülerin müstehcen olup olmadığının tespit edilemediği, dolayısıyla bu suç yönünden CMK 223/2 e maddesi uyarınca ... beraatine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, bu yöndeki istinaf taleplerinin de yerinde olmadığı, ... kabul edilen oluş şekline göre, kızkardeşi mağdura karşı işlemiş olduğu Çocuğun Nitelikli ... İstismarı suçundan eylemine uyan TCK 103/2, 103/3 c, 43/1, 31/3, 31/3 son, 62 ve 63 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, ... hükmen tutukluluk halinin devamına ve Yerel Mahkeme kararının bu şekilde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine; ... suçu yönünden verilen beraat kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." şeklinde hüküm verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. ... Suçu Yönünden

5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; "On yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararı ile ilgili olarak (...) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Çocuğun Nitelikli ... İstismarı Suçu Yönünden

  1. Suça sürüklenen ... hakkında çocuğun nitelikli ... istismarı suçundan kurulan temyizi kabil hükümle ilgili olarak; delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

  2. Vekalet Ücreti Takdir Edilmesi Gerektiğine Yönelik

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ailenin Korunması ve ... Hakları" başlıklı 41 inci maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Aile ve çocukların korunması hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış bir haktır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un amaç ve temel ilkelerinin belirlenmesine ilişkin birinci maddesinden anlaşılacağı üzere bu Kanun Anayasa ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak çıkarılmış bir kanundur. Kanun'un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, ... ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Tüm bu kanuni düzenlemeler dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR

A. Suça Sürüklenen ... Hakkında ... Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Suça Sürüklenen ... İlişkin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.09.2022 tarihli, 2022/2240 Esas ve 2022/2007 Karar sayılı kararında suça sürüklenen ... müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkarartemyizhukukîredditevdiinesüreçv.olgularistemininonanmasınagerekçesebeplerireddineesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim