Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/19097
2023/3252
18 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/556 E., 2016/496 K.
SUÇLAR: Cinsel taciz, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/556 Esas, 2016/496 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.740 TL adli para cezasına çevrilmesine,
b) Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000 TL adli para cezasına çevrilmesine,
karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.10.2020 tarihli ve 4 2016/299944 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği
Mağdurenin tek taraflı beyanı ile cezalandırıldığına, mağdurenin annesi ile yaşadıkları bir tatsızlık sonucu tarafına böyle bir iftira atıldığına, çalıştıkları yerlerin ayrı mekanlar olduğuna, buralarda mağdurenin attığı iftira ile ilgili olarak bir birliktelikleri olamayacağına, atılı suçları işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece yapılan yargılama sonucu dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanık ile mağdurenin aynı iş yerinde birlikte çalıştıkları, 2014 yılının Ağustos ayı içerisinde sanığın mağdureye hitaben iddianamede bahsedilen cinsel içerikli sözler söyleyip eline dokunduğu, mağdurenin bu durumu iş yeri idaresine söylemesi sonrasında iş yeri yetkililerinin 16.09.2014 günü tarafları yüzleştirmek amacıyla biraraya getirmesi sonrasında sanığın bu sefer mağdureye hitaben "Seni döverim, saçını başını yolarım, seni öldürürüm" şeklinde tehdit içeren sözler söylediği anlaşılmakla, sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 105 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesi ve aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın işlediği kabul edilen eylemin suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve Mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemece kurulan hükümlerin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ile bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde bu ilkelere uyulmaksızın yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması suretiyle Anayasa'nın 141 inci maddesi ve 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
C. Tebliğname Yönünden
Bozma sebeplerine göre Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/556 Esas, 2016/496 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:02:46