Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

9. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/12380

Karar No

2023/3168

Karar Tarihi

16 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı

HÜKÜM: Mahkûmiyet

Bozma kararı öncesi ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasındaki 06.12.2017 tarihli celse itibarıyla on yedi yaşı içerisinde olan mağdure ...'nın aynı celse sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğünden dolayı mağdureye barodan tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yönünden; sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ

  1. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2017 tarihli ve 2017/2376 Esas sayılı iddianamesiyle sanığın mağdurelere karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dolayı ayrı ayrı cezalandırılması talep edilmiştir.

  2. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2019 tarihli ve 2017/257 Esas, 2019/91 Karar sayılı kararı ile sanığın katılan mağdure ...'e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yollamasıyla 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 ve 62 nci maddelerinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile mağdure ...'ya yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yollamasıyla 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2019/2342 Esas, 2019/1541 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

  4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2019/2342 Esas, 2019/1541 Karar sayılı kararının sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.10.2021 tarihli ve 2021/22182 Esas, 2021/8687 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdure ...’ya yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün "Mağdure ... ile babası olan müşteki Cumali’nin, sanığın ...’e yönelik eylemlerinden dolayı 24.05.2017 tarihinde kolluğa başvurmaları üzerine başlayan soruşturma kapsamında 25.05.2017 günü tanık sıfatıyla beyanı alınan mağdure ...’nın, sanığın kendisine yönelik cinsel istismar eyleminden bahsetmeyip, sonradan mağdure sıfatıyla verdiği ifadesinde istismar olayını anlatması üzerine ayrıca soruşturmaya başlanılması şeklinde gerçekleşen olayın intikal tarzı ve zamanı, mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen çelişkili ve soyut ifadeleri, savunma, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi," mağdure ...'e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün de "Sanığın aşamalarda mağdurenin kendisine on altı yaşını bitirip, on yedi yaşına gireceğini söylediği yönündeki savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince olayda 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine muhalefet edilmesi karşısında, söz konusu kararlara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi," nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

  5. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin bozma üzerine verdiği 14.03.2022 tarihli ve 2021/435 Esas, 2022/81 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdure ...'e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yollamasıyla 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdure ...'ya yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ise yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanığın mağdure ...'e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine dair mağdurenin aşamalardakı soyut ve çelişkili beyanları haricinde sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığına, müsnet suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte sanığın mağdureye yönelik eyleminin bir kez basit istismar şeklinde gerçekleşmesine karşın hakkında nitelikli istismar ve zincirleme suça dair kanun hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın olay sırasında on beş yaşını doldurmasına az bir zaman kalan mağdurenın yaşında yanıldığına bu nedenle hakkında 5237 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin uygulanarak buna göre hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi

Her iki mağdure bakımından da mağdurelerin atılı suçtan dolayı uğramış oldukları manevi zararın ağırlığı, sanığın suç kastının yoğunluğu gözetilmek suretiyle sanık hakkında tespit edilecek temel cezaların en ust hadden tayini ile neticeten belirlenecek cezalarda takdiri indirim maddesı olan 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının da uygulanmaması gerekirken aksine uygulamayla hükümler kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

C. Mağdure ... Vekilinin Temyiz İstemi

Tüm dosya kapsamına göre suçu sübut bulan sanığın mağdure ...'ya yönelik eylemi bakımından da sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda dava konusu olayın;

Sanık ...'nin mağdur ...'ya yönelik eylemi yönünden;

"Sanık hakkında katılan ...'e yönelik eylemleri nedeniyle yapılan şikayet üzerine soruşturmaya başlanıldığı, bu soruşturma esnasında mağdure ...'nın tanık sıfatıyla beyanının alındığı, mağdure ...'nın bu beyanında kendisine yönelik cinsel istismar eylemlerinden bahsetmediği, soruşturma devam ederken mağdur olarak ifadesi alındığında kendisine yönelik cinsel istismar olaylarından bahsettiği dikkate alındığında mağdurenin ilk başta alınan ifadesinde bu olaylardan bahsetmemesi, mağdurenin beyanlarının başka bir delil ile desteklenmemesi dikkate alındığında sanığın savunmasının aksine mağdure ...'ya yönelik cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeter, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın beraatine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır."

Sanık ...'nin mağdur ...'e yönelik eylemleri yönünden;

"Sanık ile mağdurun diğer mağdur ...'nın vasıtasıyla tanıştıkları, mağdur ile hakkındaki hükümler aşamalarda kesinleşen dosyanın diğer sanığı ... arasında yaşanan duygusal ilişki neticesinde sanık ...'de mağdura ait fotoğraf ve videoların bulunduğundan bahisle mağdur ...'in aynı iş yerinde çalıştığını bildiği sanık ... ile iletişime geçerek kendisine yardım etmesi talebinde bulunduğu, sanığın mağdura yardım edeceğini söyleyerek mağdur ile iletişim kurmaya başladığı, ilerleyen süreçte mağdur ile yardım etme konusunda muhabbetini ilerlettiği ve mağdur ile sanık ...'den fotoğraf ve videoları alma ve yok etme konusunda konuşmak üzere ilçemizde bulunan Carrefour market yakınlarında bulunan sanık ...'ye ait boş bir eve 17.05.2017 tarihinde gittikleri, sanık ile mağdurun burada konuşarak ayrıldıkları, 18.05.2017 günü sanık ile mağdurun buluşarak tekrar bu eve gittikleri sanığın mağdura içerisinde güzel sözler bulunan kağıt, kolye gibi hediyeler aldığı ve mağdura verdiği, yine dosya içerisindeki mesajlaşma kayıtlarına göre sanık ...'de bulunduğu iddia edilen fotoğraf ve videolar yönüyle mağdurun iradesini etkilediğinin anlaşıldığı, bunun üzerine vajinal yoldan ilişkiye girdikleri, yine bu olaydan bir kaç gün sonra sanık ile mağdurun aynı evde vajinal yoldan tekrardan ilişkiye girdikleri;

Bu hususun dosya içerisinde yer alan mesajlaşma kayıtları ve güvenlik kamera görüntüleri ile de doğrulandığı, söz konusu ilişkilerin yaşandığına dair dosyamız kapsamında sanık ile mağdur arasında geçen mesajlaşma içeriklerinin bulunduğu, yine dosya içerisinde mağdurun çıplak fotoğraflarını içeren ve özellikle ''şaheser'in'' şeklinde yazarak göğsünü gösterdiği fotoğrafın bulunması, yine mağdurun babası müşteki Cumali'nin kızının son günlerdeki farklı davranışlarından şüphelenerek kızı ile konuşmasından sonra olayın ortaya çıkması, son ilişkinin gerçekleştiği günden hemen sonra cinsel ilişkinin gerçekleştiği evde bulunan battaniye, peçete vs. üzerinden alınan leke ve sıvı örneklerindeki DNA'lar ile sanık ve mağdur DNA'larının uyuştuğu, yine mağdura ait iç beden muayenesi sonucu kızlık zarında bir haftadan eski olmayan yırtığın tespit edilmesi, mağdur ile sanığın olay yeri görüntü inceleme tutanaklarına göre ayrı ayrı gelerek ve ayrılarak olayı gizlemeye çalışmaları hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın mağdura karşı birden fazla kez çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği kabul edilmekle;

Bu kabul ve gerekçeye istinaden sanığın 5237 sayılı Kanunun 103/1.a maddesi yollamasıyla 103/2. maddesi uyarınca yasal alt hadden temel cezası belirlenmiş, mağdura karşı eylemini birden fazla kez gerçekleştirdiği anlaşıldığından cezasında aynı Kanunun 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılmış, yine aynı Kanunun 62.maddesi uyarınca sanık hakkındaki cezada 1/6 oranında indirim yapılmış, her ne kadar sanık aşamalarda mağdurenin kendisine 16 yaşını bitirip 17 yaşına gireceğini söylediğini savunmuş ise de mağdurenin resmi doğum kaydının bulunduğu, suç tarihinin 2017 yılı olduğu, mağdurenin doğum tarihinin 04.10.2002 olduğu, mağdurenin dosya içerisinde yer alan fotoğrafları incelendiğinde yapılan değerlendirmede yaşının büyük göstermediğinin anlaşıldığı ve gözlemlendiği, yine mağdurenin dosya içerisinde yer alan gerek kıyafetli gerekse kıyafetsiz resimlerinden mağdurenin yaşının sanığın savunmasında belirttiği gibi 17 yaşında göstermediğinin anlaşıldığı, mağdureye ait dosya içerisinde birden fazla fotoğrafın bulunduğu, fotoğrafların genelinde mağdurenin yaşının küçük olarak göründüğü, normal dışarıdan bakıldığında mağdurenin yaşının küçük olduğunun herkes tarafından anlaşılabileceği, taraflar arasındaki mesajlaşmalarda yaşa ilişkin bir tespit bulunmadığı dikkate alındığında sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanamayacağı kanaatine varılarak bu kabul uyarınca hüküm kurulması yoluna gidilmiştir." şeklinde kabul ve gerekçelendirilmesinin yapılıp buna göre sanık hakkında mağdureler ... ve ...'e karşı çocuğun nitelikli cınsel istismarı suçlarından "HUKUKİ SÜREÇ" başlığı altındaki (5) numaralı bölümde belirtildiği şekilde hükümler tesis edildiği anlaşılmıştır.

IV.GEREKÇE

A. Mağdure ... Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden

Bozma kararı öncesi ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasındaki 06.12.2017 tarihli celse itibarıyla on yedi yaşı içerisinde olan mağdure ...'nın aynı celse sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğünden dolayı mağdureye barodan tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık Hakkında Mağdure ...'e Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

  1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  2. Suç tarihinin 18.05.2017 22.05.2017 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

C. Sanık Hakkında Mağdure ...'ya Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden

Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda ilk derece mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V.KARAR

A. Mağdure ... Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure ... vekilinin vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafii ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talepleri Yönünden

Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin bozma üzerine verdiği 14.03.2022 tarihli ve 2021/435 Esas, 2022/81 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

çocuğunsüreçreddineıvgerekçeııtemyiztemyizisteminintevdiine"hukukimahkûmiyetnitelikliolgularvkararsüreç"sebepleriıhukukionanmasınahükümlerinesastancinselreddiistismarı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:04:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim