Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1005
2023/2511
26 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇLAR: Nitelikli cinsel saldırı, tehdit
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu ve Bakanlık vekili tarafından kovuşturma evresinde 22.04.2021 tarihli dilekçesi ile katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, söz konusu madde hükmü de gözetilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan, vekilinin ise katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında nitelikli cinsel sadırı suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli ve 2020/410 Esas, 2021/445 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık ...'in katılan mağdura yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
b. Sanıklar ..., ... ile suça sürüklenen çocuklar ..., ... hakkında katılan mağdura yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
-
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 07.03.2022 tarihli ve 2022/237 Esas, 2022/337 Karar sayılı kararı ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii ile katılan mağdur vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının sanık ... müdafii, katılan mağdur vekili ve şikiyetçi Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 30.11.2022 tarihli ve 2022/11013 Esas, 2022/10726 Karar sayılı kararı ile 19.07.2022 tarihli Tebliğnamede şikayetçi Bakanlık vekilinin talebi ile ilgili görüş belirtilmediğinden ek Tebliğname düzenlenmesi gerektiğinden bahisle verilen tevdii kararı sonrası anılan eksiklik giderilmekle dava dosyası Daireye gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Olay yerlerinde inceleme yapılmadığına, mağdurun annesinin beyanlarının alınması gerektiğine, tanık dinlenmesi gerektiğine, mağdurun anal muayenesinde bulgu olmamasına rağmen anal sürüntü örneklerinde sanığın DNA'sının bulunmasının mümkün olmadığına, keşif yapılması gerektiğine, mağdurun bir kısım beyanlarına itibar edilerek sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğuna ancak
aynı mağdurun diğer sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar yönünden beyanlarına itibar edilmeyip beraat hükümleri kurulduğuna, mağdur beyanlarının tutarsız ve çelişkili olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık ... hakkında takdiri indirim yapılmaksızın ceza verilmesi gerektiğine; sanıklar ... ve ... ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'in de atılı suçtan cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine, sanık ...'in tehdit suçundan, sanıklar ... A. ve ... T. ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'in ise nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... ile katılan mağdurun İznik ilçesinde ikamet ettikleri, akraba ve komşu oldukları, 16.12.2019 tarihinde gündüz vakitlerinde sanık ...'in katılan mağduru evinin yakınlarında sokakta görmesi üzerine yanına gittiği, katılan mağdura kendi samanlıklarının kapısını açarak kendisini beklemesini istediği, bu sırada etrafta herhangi bir kimsenin bulunmadığı, sanık ...'in kısa süre sonra samanlığa gittiği, samanlığın kapısını kapatarak samanlığın içerisinde katılan mağdur ile yalnız kaldıkları, sanık ...'in katılan mağdurun kıyafetlerini eliyle çıkarttığı, katılan mağduru bu şekilde soyarak çıplak bıraktığı, sanık ...'in daha sonra kendi giysilerini çıkarttığı, katılan mağduru samanlıkta yere yatırarak arkasına geçtiği ve cinsel organını katılan mağdurun makatına soktuğu, bu sırada katılan mağdurun canının acıdığı, sanık ...'den kendisini bırakmasını istediği ancak sanık ...'in eylemine devam ettiği, cinsel saldırı eylemini sonlandırdığı, yine sanık ...'in belirlenemeyen bir tarihte katılan mağdur ile beraber hayvan güttükleri sırada bir çukur gördüğü, etrafta kimsenin olmamasını fırsat bilerek katılan mağduru bu çukura götürdüğü, katılan mağdur beyanına göre sanık ...'in burada makatına çubuğu zorla soktuğu, katılan mağdurun makatından bu eylem sonucunda kan aktığı, katılan mağdur her ne kadar beyanlarında birden fazla kez olduğunu belirtmiş ise de; buna yönelik yer, zaman ve ayrıntı bilgisi vermediği anlaşıldığından, katılan mağdurun soruşturma aşamasından itibaren mahkemece yapılan gözlem ve adli tıp raporu doğrultusunda samimi beyanlarda bulunmak suretiyle ilk iki olay kapsamı itibariyle yer ve zaman belirtmek suretiyle ayrıntılı olarak anlattığından yukarıdaki şekilde gerçekleşen iki olayın tüm dosya kapsamıyla sübut bulduğu mahkemece kabul edilmiştir.
Katılan mağdurun adli tıp şube müdürlüğünde yapılan genital muayenesinde her ne kadar yırtık, ekimoz, kanama tespit edilememiş ise de anal yolla ırza geçme sonrası görülmesi beklenen ekimoz ve mukoza hasarı ile travmatik değişimlerin olaydan kısa bir süre sonra iz bırakmaksızın kaybolabileceği gibi kişinin yaşı, fizik değişimi, olay sırasında penis girişini kolaylaştırıcı kaygan madde kullanımı ile hile, tehdit ya da ... gibi nedenlerle direncinin kırıldığı durumlarda anal sfinkterin çok büyük travmatik değişim olmaksızın penisin girişine müsait olacak şekilde genişleme yeteneğinin bulunmasının tıbben
mümkün olduğu, mağdurun sanık ...'e iftira atmasını gerektirir herhangi bir husumetinin dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık ... her ne kadar aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, aralarında husumet olması nedeniyle iftira attığını, ayrıca suç tarihi itibariyle evden hiç dışarıya çıkmadığını beyan etmiş ise de; bu durumun hayatın olağan akışına uygun olmadığı, yine katılan mağdurdan alınan sürüntü örneklerinde sanık ...'in DNA profillerinin tespit edildiği, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik samimiyetsiz, dosya içeriğindeki delillerle uyuşmayan beyanına itibar edilemeyeceği, her ne kadar dosya kapsamı itibariyle sanık müdafii tarafından yeniden rapor talep edilmiş ise de; dava ve dosyaya ilave bir katkı sağlamayacağı anlaşıldığından yerinde olmayan talebin reddine karar verilmiş, neticeten mağdurun mahkemece istikrarlı ve samimi beyanlarda bulunduğu, beyanları kapsamı itibariyle adli tıp raporu kapsamı itibariyle de desteklendiği, neticeten mahkemenin kabulüne göre sanık ...'in katılan mağdura karşı "Bir Suç İşleme Kararının İcrası Kapsamında Değişik Zamanlarda Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Kişiye Karşı Birden Fazla Kez Vücuda Organ Sokmak Suretiyle Nitelikli Cinsel Saldırı" suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
Aynı olay kapsamı itibariyle katılan mağdur, sanığın kendisini tehdit ettiğini beyan etmesi doğrultusunda sanık hakkında her ne kadar "Zincirleme Suretle Tehdit" suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ise de; katılan mağdurun beyanlarının somut delillerle desteklenmediği ve eylemini suçu işleme icrası ya da sonrasında söylediğine ilişkin şüphe bulunması, şüphe üzerine sanığın cezalandırılamayacağı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince bu suçun sanık tarafından işlendiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığından, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
Bu olay sonrasında katılan mağdurun diğer sanıklara yönelik beyanları kapsamında diğer sanıklar ... ve ... ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'ın üzerine atılı katılan mağdura karşı "Zincirleme Suretle Beden Ve Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Kişiye Karşı Nitelikli Cinsel Saldırı" suçundan kamu davası açılmış ise de; bu sanıklar ve suça sürüklenen çocukların üzerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri, katılan mağdurun samimi beyanları var ise de bu beyanları ve iddialarını destekler nitelikte herhangi bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, katılan mağdurun sürüntü örneklerinde mezkur sanıklar ve suça sürüklenen çocuklara ait DNA örneklerine rastlanılmadığı, şüphe üzerine de cezalandırma yoluna gidilemeyeceği anlaşılmakla, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre atılı suçun bu sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiği hususunda her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince yüklenen suçun sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle sanıklar ve suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen " On yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (...) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında anılan hükme ilişkin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanıklar ..., ... ile Suça Sürüklenen Çocuklar ..., ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında tahdidi şekilde sayılan nedenlerden olan ve dosya kapsamıyla örtüşen "... sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle..." şeklindeki gerekçeler ile sanık hakkında takdiri indirim maddesi uygulanarak kurulan hükümde; bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe kısmında sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiği belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında alt sınırdan uygulama yapılmak suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması hukuku aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ..., ... İle Suça Sürüklenen Çocuklar ..., ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 07.03.2022 tarihli ve 2022/237 Esas, 2022/337 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C 4) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 07.03.2022 tarihli ve 2022/237 Esas, 2022/337 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:13:25