Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/11757
2023/1962
4 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Beraat
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2015 tarih ve 2015/72 Esas, 2015/263 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından iki kez cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 01.06.2017 tarihli ve 2017/2139 Esas, 2017/3022 Karar sayılı ilamı ile eksik araştırma nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar vermiştir.
-
Bozma ilamı üzerine Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.07.2018 tarihli ve 2017/107 Esas, 2018/156 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından iki kez cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.12.2021 tarihli ve 2021/6510 Esas, 2021/10355 Karar sayılı kararı ile sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek atılı suçlardan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmiş olması bozma nedeni yapılmıştır.
-
Bozma ilamı üzerine Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2022/168 Esas, 2022/263 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiş; verilen karar, katılan Bakanlık vekili ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekili
Sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olduğunu, mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu beraat kararı verildiğini, mağdurelerin soruşturma aşamasında istikrarlı ve yaşlarına uygun beyanları ile sanığın kendilerine karşı eylemleri dile getirdiklerini, sanıkla aralarında hiçbir husumet bulunmayan mağdurelerin böyle bir olay uydurarak iftira atma gibi bir durumunun olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve sair temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Katılanlar Vekili
Beraat kararının dosya gerçeklerine uymadığını, beyanlar arasında çelişki olmasını akıl zayıflığı ve yaşlarının küçüklüğüne bağlamanın mümkün olmadığını, taraflar arasında bir husumet olmadığını, böyle bir olaya sebebiyet veren sanığın cezasız kalmasının hakkaniyete aykırı olduğunu ve kamu vicdanını yaraladığını, mağdurelerin beyanlarına itibar etmek gerektiğini, mağdure beyanları arasında çelişki varsa bu çelişkileri belirleyip gidermenin yargının görevi olduğunu, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ve sair temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı üzerine; "Suç tarihi itibariyle 12 ve 13 yaşlarında olan her iki mağdurenin kardeş oldukları, mağdurelerin mental retardasyon rahatsızlıklarının bulunduğu, bu rahatsızlıklarının bir sonucu olarak kendilerini ifade etmede ve kendilerini korumada güçlük ve zaafiyet yaşadıkları, suç tarihi itibariyle 80 yaşında olan sanığın da mağdurelerle aynı köyde ikamet ettiği, mağdurelerle sanığın evlerinin yaklaşık 120 150 metre mesafede olduğu, sanığın yaşları ve zihinsel rahatsızlıkları sebebiyle kendilerini koruyamayacak durumda olduklarını bildiği mağdureleri farklı zamanlarda köyün dışındaki ormanlık alana ve mısır tarlasına götürduğü, mağdure ...'a karşı sonuncusu 22/02/2014 tarihinde olmak üzere birden fazla kere organ sokmak suretiyle cinsel istismara teşebbüs suçunu işlediği ve ayrıca cinsel amaçla götürdüğü yerlerde dokunup vücudunu öptüğü, göğüslerini sıktığı, yine sanığın diğer mağdure Sevgi'ye karşı başlangıcı belli olmayan ancak son olayın 05/03/2014 tarihindeki ifadesinden önce olduğu anlaşılan 4 ayrı eylemle organ sokmak suretiyle cinsel istismara teşebbüs suçlarını işlediği ve bu kasıtla zincirleme şekilde alıkoyduğu iddiasıyla çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları kapsamında soruşturma ve kovuşturmaya başlandığı, mağdure ...'ın hazırlıktaki beyanında sanığın kendisini ormanda bir eve götürüp tecavüz ettiğini, pipisini sokmaya çalıştığını, cinsel organından kan geldiğini beyan ettiği, kendisini kaç defa ormana götürdüğü sorulduğunda her iki el parmaklarını göstererek hepsi kadar götürdüğünü ifade ettiği, mahkememizde alınan beyanında ise sanığın kendisine iki olaydan başka cinsel istismarda bulunmadığını ifade ettiği, ilk olayda sanığa yolda rastladığını ve sanığın kendisini zorla traktöre bindirerek ormanlık alana götürdüğünü çadır gibi bir yere girdiklerini, sanığın üzerini çıkarıp cinsel organını kendi cinsel organına sokmaya çalıştığı sırada kendisinin taş alıp sanığın kafasına vurduğunu ve sanığın bayıldığını, ikinci olayda da kardeşi Sevgi ile birlikte odun toplarlarken sanığın arkasından gelerek ağzını kapattığını, elbiselerini soyduğunu ve göğüslerini elleyip dudaklarından öpmeye çalıştığını, kendisinin yine taş ile karşı koymaya çalıştığını ifade ettiği, mağdure Sevgi'nin ise hazırlık beyanında sanığın kendisini 4 defa traktörle ormanlık alana götürdüğünü, bu dört olayın ikisinde pantolonunu indirmeden fermuarını açarak pipisini sokmaya çalıştığını ifade ettiği, mahkememizde alınan beyanında ise odun toplamaya gittiğinde sanığın yanına geldiğini ve ellerini tutmak suretiyle dudaklarından öptüğünü, göğüslerine dokunduğunu, taş alarak sanığın kafasına attığını ifade ettiği anlaşılmıştır.
Sanık ... ***** savunmasında soruşturma aşamasından itibaren tutarlı olarak üzerine yüklenen suçları işlemediğini belirtmiş; mağdurelerin babası katılan ...'in 6 yıl boyunca kendisinin hayvanlarına baktığını, fakat oğlu ile İsmet'in tartışması nedeniyle 3 yıldır konuşmadıklarını, çocukların evlerine dahi yaklaşmadığını, ablası ...'nın cenazesinin olduğu gün (22/02/2014) İstanbul'dan köye geldiğini ve cenazeyi beklerken köy kahvesinde olup, merasim sonrası İstanbul'a döndüğünü beyan ettiği görülmüştür.
Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Türk Ceza Kanununun 103. maddesiyle çocuğun cinsel istismarı tanımlamış olup, birinci fıkraya göre cinsel istismar deyiminden; onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış ile diğer çocuklara karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen bir başka nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar anlaşılmaktadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre fiilin sübutu ve suçun nitelendirilmesine ilişkin değerlendirme yapılırken olayın intikal şekli (olayın ilk defa kiminle ve ne zaman paylaşıldığı, paylaşıldığı anda mağdurun fiziksel ve ruhsal durumu, soruşturma makamlarına nasıl ve olaydan ne kadar süre sonra intikal ettirildiği), tanık beyanları, sanık savunması, mağdur beyanlarının istikrarlı ve olaya ilişkin anlatımlarda tutarlı olup olmadığı, cinsel eylemlerin zamanı ve şekli konusunda ayrıntı içerip içermemesi, mağdur ve fail beyanlarının hayatın olağan akışına uygun olup olmaması, eylem sırasında ve sonrasında fail ile mağdur arasında yaşanan olaylar hep birlikte göz önünde bulundurulmalıdır.
Bu açıklamaların ışığında iddia olunan fiillerin sübutuna ilişkin yapılan değerlendirmede, mağdurelerin sanık tarafından kendilerine yöneltildiği iddia olunan cinsel eylemlerin ne zaman ve ne şekilde gerçekleştiği konusunda yargılamanın farklı aşamalarında alınan beyanlarının farklılıklar gösterdiği, olay yeri krokisi ile mağdurların kulübe şeklindeki anlatımlarının fiili zeminde bulunmadığı husunun tespit edildiği, beyanlarına başvurulan tanıkların sanığın mağdurlara yönelik herhangi bir cinsel davranışta bulunduğunu görmediklerine ilişkin ifadeleri bir arada değerlendirildiğinde mağdurelerin anlatımlarının atfedilen cinsel eylemlerin gerçekleştiği yer, zaman, sayı, cinsel eylemlerin ne şekilde gerçekleştiği ve nasıl sonlandığı hususunda tutarsız olduğu, somut delillerle desteklenmediği ve tanık beyanları ile de örtüşmediği görülmüştür.
Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de, insan haklarına dayalı, demokratik rejimle yönetilen ülkelerin hukuk sistemlerinde bulunması gereken, öğreti ve uygulamada; 'suçsuzluk' ya da 'masumiyet karinesi' şeklinde, Latincede ise 'in dubio pro reo' olarak ifade edilen 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi açısından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlak surette sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ya da gerçekleştiriliş şekli hususunda herhangi bir şüphe belirmesi hâlinde uygulanabileceği gibi, suç niteliğinin belirlenmesi bakımından da geçerlidir. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate veya herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkan vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 29/11/2016 tarih ve 2015/9 173 Esas, 2016/461 Karar sayılı ilamı)
Sanığın üzerine yüklenen mağdureler Sevgi ve ...'a karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Çocuğun Cinsel İstismarı suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; mağdurelerin somut deliller ile desteklenmeyen ve aşamalarda istikrar arz etmeyen özde tutarsız ve çelişkili beyanları, tanık ifadeleri, olay yeri inceleme raporu ile krokileri nazara alındığında, sanığın baştan beri tutarlı savunmasının aksine soyut iddia dışında şüpheden uzak, mahkumiyete yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından suçun tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle, şüpheden sanığın yararlanacağına ilişkin ceza hukukunun genel ilkesi doğrultusunda 5271 sayılı CMK’nun 223/2 e maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle atılı suçlardan sanığın beraatine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümlerde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2022/168 Esas, 2022/263 Karar kararında katılan Bakanlık vekili ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekili ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:19:05