Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/13629
2023/1824
29 Mart 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM: Mahkumiyet
Müşteki Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılanlar vekilinin temyiz istekleri yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin hükmedilen ceza miktarına göre, katılanlar vekilinin ise duruşmalı inceleme talep etme hakkı olmadığından 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanunun 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2015 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.
-
Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli, 2015/376 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.06.2020 tarihli ve 2016/265902 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın atılı suçu işlemediğine, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
C. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması ve mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığına dair doktor raporu alınması gerektiğine ilişkindir.
D. Müşteki Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması ve üst hadden ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'ın katılan mağdurenin teyzesinin kocası olduğu, sanığın olay tarihi öncesi maaş aldığı zaman mağdureye zaman zaman para verip hediyeler aldığı, sanık 2015 yılı Nisan ayı başlarında maaş çekmeye gideceği gün mağdureyi maaş çekmeye gideceğini söyleyip kendisi ile beraber gelmesini söylediği, bunun üzerine mağdure sanığın bu isteğini kabul edip sanık ile birlikte evinden ayrılıp maaş çekmeye gittiği, sanık maaş çektikten sonra mağdureye yeni bir ev aldığını, oraya gidip birlikte bakmalarını teklif ettiği, mağdure sanığın bu isteğini kabul ederek birlikte gittikleri, evde kimsenin olmadığı, sanığın mağdure ile evi gezerken elini tuttuğu, daha sonra sanığın kendi üzerindeki ve mağdurenin üzerindeki kıyafetleri çıkarttığı, mağdureye kendi yanına uzanmasını söylediği, mağdurenin sanığa bağırıp karşı koymadığı, tepki göstermediği ve sanığın bu isteğini kabul ettiği, sanığın mağdure ile normal yoldan rızaen organ sokmak sureti ile cinsel ilişkiye girdiği, bu olaydan bir, bir buçuk ay kadar önce sanık ile mağdurenin ormanlık alanda rızaen normal yoldan cinsel ilişkiye girdiği kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Müşteki Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanunu'nun 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafisi, Katılan Mağdure Vekili ve Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
-
Sanığın dosya kapsamı ile uyumlu samimi ikrarı, mağdurenin aşamalardaki beyanları, mağdurenin intikal tarihinde ondört onbeş haftalık hamile olduğuna ilişkin doktor raporu göz önüne alındığında, eylemin iki kez gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine göre yapılacak arttırım oranının alt sınırdan belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A.Müşteki Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli, 2015/376 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararırına yönelik müşteki Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafisi, Katılan Mağdure Vekili ve Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli, 2015/376 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:00