Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/5319
2023/1454
16 Mart 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/263 E., 2015/93 K.
SUÇ: Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2014 tarihli ve 2013/213 Esas, 2014/10 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2014 tarihli ve 2013/213 Esas, 2014/10 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 22.09.2014 tarihli ve 2014/3887 Esas, 2014/10196 Karar sayılı kararı ile ''...Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105 inci maddelerinde yeralan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK.nın 7/2. madde fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Uygulamaya göre de;
Adli Tıp kurumunun bilinen uygulamalarına göre de, reşit olan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın cezada artırım nedeni olabilmesi için, eylem sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin, suç tarihinden itibaren en az 1 yıl geçtikten sonra yapılması gerektiği halde, mağdurenin muayenesi bu süreden önce yapıldığı anlaşılan rapora dayanılarak sanık hakkında TCK.nın 102/5. maddesinin uygulanması ve lehe kanun karşılaştırmasının da usûlüne uygun rapor alındıktan sonra sonucuna göre belirlenmesi,...'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
- Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2014/263 Esas, 2015/93 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suçu işlemediğine, teşhis işleminin usulsüz olduğuna, belirlenen cezanın yerinde olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
''...İddia katılanın aşamalarda değişmeyen beyanı, 2559 Sayılı Yasanın Ek 6 maddesine uygun yapılan teşhis işlemi, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 11/03/2015 tarihli raporu ile tüm dosya kapsamında suç tarihinde katılanın yanında 4 yaşındaki çocuğu ile birlikte yürüdüğü esnada motosiklet ile seyir halinde olan sanığın katılanı gördüğü, katılanın yanından motosikleti ile geçtiği, katılanın gece vakti olması nedeniyle durumdan rahatsızlık hissettiği ve yolun diğer tarafına geçtiği, sanığın bu kez ters istikamete doğru motorunu sürdüğü, bu arada katılanın ikamet ettiği apartmanın kapısına kadar geldiği, kapıyı açacağı esnada sanığın arkadan katılan sokularak elini katılanın bacak arasına sokup kalça bölgesini ellerken "of yavrum çok güzelsin sana dayanamıyorum" şeklinde fısıldadığı, bunun üzerine katılanın ne yapıyorsun diyerek tepki gösterip sanığa doğru döndüğü, burada sanık ile yüzyüze geldiği, sanığın eylemlerini sürdürerek katılanın göğsünü ellemeye çalıştığı, katılanın çanta ile sanığın kafasına vurmak suretiyle sanığı uzaklaştırmaya çalıştığı, katılanın bağırmasından korkan sanığın motosiklet ile olay yerinden uzaklaştığı, bu şekilde sanığın katılana yönelik cinsel saldırı suçunu işlediği anlaşılmıştır. Sanık üzerine atılı suçu kabul etmemiş ise de, 03/05/2013 tarihli polis merkezinde verdiği ifadesinde motor ile gezinti halinde ve alkollü olduğunu kabul etmiş, ne yaptığını hatırlamadığını söylemiştir.
Katılan evli ve çocuklu mazbut bir ev hanımı olup, sanık ile önceye dayalı bir tanışıklıkları ve ortaya konmuş husumetleri bulunmamaktadır. Olay sırasında sanık ile katılan yakın mesafede yüz yüze gelmiş olup 2559 Sayılı Yasanın Ek 6 maddesi kapsamında yapılan teşhis işlemi sonucunda sanık katılan tarafından tereddütsüz teşhis edilmiştir. Sanığın teşhis işlemi öncesi katılana gösterildiği yönündeki iddialar katılan tarafından doğrulanmış ise de, teşhis işlemi öncesinde katılandan şüphelinin kılık kıyafeti ve genel görünüşüne ilişkin olarak 03/05/2013 tarih saat 11:14'te alınan ifadesinde ayrıntılı bilgiler verdiği, daha bu saatte şüpheli olarak karakola getirilen sanığı görmediği, dolayısıyla teşhiste bir problemin olmadığı kabul edilmekle, sanığın savunmasına itibar edilmemiştir.
Eylem TCK 102/1 maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturmaktadır. Bozma öncesi kurulan hükümde katılanın maruz kaldığı cinsel saldırı eylemi sonrasında ruh sağlığının bozulması nitelikli hal olarak sayılmış ve bu kapsamda sanık TCK 102/1 5 maddeleri gereğince neticeten 10 Yıl hapis cezası ile cezalandırılmıştır. 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 Sayılı Yasanın 59.maddesi ile TCK 102.maddesinde yer alan cinsel saldırı suçu yeniden düzenlenmiştir. TCK 7/2.maddesi gereğince lehe olan yasanın belirlenmesi amacıyla uyarlama yapılması gerekmektedir. 6545 Sayılı Yasa ile değişik TCK 102 maddesinde ruh sağlığının bozulması nitelikli hal olarak sayılmamıştır. Eyleme öngörülen temel yaptırım 6545 Sayılı Yasa öncesi 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası olup 6545 Sayılı Yasa değişikliği ile 1.fıkrada cinsel saldırının iki değişik türü düzenlenmiş, maddenin 1.cümlesinde cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişiye 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngörülmüşken, maddenin 2.cümlesinde cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hali 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ile cezalandırılmıştır. Sanığın eylemi İstanbul Adli Tıp Kurumu 6.Adli Tıp İhtisas Kurulu raporuna göre katılanın ruh sağlığının bozulmadığı belirlendiğinden 6545 Sayılı Yasa öncesi hali ile TCK 102/1 maddesi kapsamında kalmıştır. Suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın suçtan yansıyan kişiliği, katılanın özel yaşamına olan etkileri gözetildiğinde teştiden hüküm kurulması gerekmekte olup, sanık için temel olarak 3 yıl 6 ay hapis cezası verilmesi uygun görülmüştür. Mükerrir sanık hakkında başkaca bir indirim maddesinin uygulanması olanaklı görülmemiştir.
Sanığın katılanın arkasından yaklaşarak kalçalarını ellemesi şeklindeki cinsel saldırı eylemi 6545 Sayılı Yasa ile değişik TCK 102/1 2.cümle kapsamında, yani sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel saldırı suçunu oluşturmaktadır. Bu eyleme yasa 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörmüştür. Yukarıdaki paragrafta bahsedilen teştid nedenleri değerlendirildiğinde teştiden kurulacak olan hükümde sanığa temel olarak 3 yıl 6 ay hapis cezası verilmesi uygun görülmüştür. Mükerrir bulunan sanık hakkında başkaca da bir indirim maddesi uygulanması olanaklı görülmemiştir.
İki yasal düzenleme olaya uygulandığında 6545 Sayılı Yasa ile değişik TCK 102/1 2.cümle ile değişiklik öncesi TCK 102/1 maddeleri aynı sonucu vermektedir. Ancak 6545 Sayılı Yasa ile değişik TCK 102/1 2.cümlede eylem net olarak tarif edildiğinden bu maddeye göre uygulama yapılması gerekli görülmüştür.
Bu itibarla müsnet suçtan sanığın 6545 Sayılı Yasa ile değişik TCK 102/1 2.cümle gereği cezalandırılmasına yönelik aşağıdaki hüküm kurulmuştur.'' şeklindedir.
IV. GEREKÇE
-
Katılanın beyanları, savunma ile tüm dosya kapsamı karşısında Mahkemece suçun sanık tarafından işlendiğine ve teşhis işleminin geçerliliğine ilişkin kabulünde, 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde temel cezanın belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, temyiz sebepleri yerinde görülmeyerek hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2014/263 Esas, 2015/93 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:24:44