Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9546
2023/137
16 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: **
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve 2015/275 Esas, 2015/498 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının son cümlesi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; Eksik araştırma yapıldığı, sabıkası bulunmamasına rağmen hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediği ya da hapis cezasının adli para cezasına çevrilmediği, mağdureyi tanımadığı, üzerine atılı suçu işlemediği, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın 18 yaşından küçük mağdur ...'ı telefonda sürekli arayarak cinsel içerikli konuşmalar yapmak ve kendisini takip etmek suretiyle üzerine atılı cinsel taciz suçunu işlediği, sanığın eylemleri neticesinde mağdurun çalıştığı kuaför dükkanındaki işi bırakmak zorunda kaldığı sabit olmakla, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde geçen ''alt sınırı 1 yıl hapis cezasından az olamaz'' hükmü delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca sanığın kastı, gerçekleştirilen eylemlerin süresi ve sıklığı, sanığın konumu, yaşı, sosyal ekonomik durum araştırması uyarınca evli ve üç çocuklu olduğunun tespit edildiği, sanığın çocuğu ile mağdurenin yaşlarının birbirine yakın olduğu görülmekle, sanık hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle sanığın takdiren ve teşdiden 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bir suç işleme kararının icrası kapsamında mağdureyi karşı birden fazla kez aradığı ve takip ettiği anlaşıldığından zincirleme suç hükümlerine göre 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasında 1/2 oranında arttırım yapılmasına, sanık savunmaları ışığında yargılama sürecindeki davranışları, jest, mimik hareketleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde pişmanlık gösterdiği hususunda herhangi bir emare gözlenmediği anlaşılmakla sanık hakkında takdiren 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın yargılama sürecindeki tavır ve davranışları, beyan verme şekli, atılı suçun niteliği uyarınca üslubu bir arada değerlendirildiğinde pişmanlık gösterme ve yeniden suç işlemekten çekineceği yönünde mahkemede olumlu kanaat oluşmadığı ve şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına yer olmadığına, sanık hakkında hükmedilen netice ceza kısa süreli hapis cezası olmadığından ve şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına, her ne kadar sanığın daha önce herhangi bir suçtan sabıkası yoksa da kanun koyucunun ifade ettiği üzere yargılama sürecinde beyanları ve ifade tarzı ile pişmanlık göstermediği, bu yönde ceza hukukunun ıslah edici fonksiyonu ile suç ve ceza arasındaki orantı değerlendirilmek suretiyle yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkemede hiç bir olumlu kanaat oluşmadığı ve şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Dosya kapsamında bulunan deliller;
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, sanık savunması, mağdure beyanları, mesaj tespitine ilişkin kolluk tutanağı dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
-
5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 1 yıl 15 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının ilgili bölümünde; “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” şeklinde düzenleme gereğince hâkime, hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda takdir hakkı tanımıştır. Mahkemece; " sanığın yargılama sürecindeki tavır ve davranışları, beyan verme şekli, atılı suçun niteliği uyarınca üslubu bir arada değerlendirildiğinde pişmanlık gösterme ve yeniden suç işlemekten çekineceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığı...'' şeklindeki gerekçeye istinaden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına karar verildiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve 2015/275 Esas, 2015/498 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:44:45