Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/9481
2022/10537
28 Kasım 2022
TALEP EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TALEPTE BULUNULAN İLGİLİ
DAİRE KARARI: Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26/04/2022 tarih 2022/5163 Esas, 2022/4029 Karar sayılı temyiz isteminin reddi kararı
TALEPLE İLGİLİ MAHKEME
KARARI: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 30/09/2020 tarih ve 2020/123 Esas, 2020/865 Karar
TALEPLE İLGİLİ HÜKÜM: Temyiz İsteminin Reddi
SUÇ: Cinsel Taciz
Cinsel taciz suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda; mahkumiyetine dair Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03/12/2019 tarihli ve 2018/302 Esas, 2019/1028 Karar sayılı hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 30/09/2020 tarih ve 2020/123 Esas, 2020/865 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmünün kaldırılarak müsnet suçtan beraatine dair verilen hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 26/04/2022 tarihli ve 2022/5163 Esas, 2022/4029 Karar sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddi yönündeki kararına karşı Yargıtay C.Başsavcılığının 15/06/2022 tarihli ve 9 2020/114807 sayılı yazısı ile " ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmünü kaldırarak sanığın beraatine karar veren bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin kararının CMK'nın 286/2 d maddesi kapsamında kesin nitelikte olup olmadığına ilişkindir.
2 Anayasanın 13. maddesinin;
"Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir." hükmünü,
Anayasanın 36. maddesinin;
"Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" hükmünü,
TCK'nın cinsel taciz suçunun düzenleyen 105. maddesinin;
"(1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına, fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) (Değişik fıkra: 18/06/2014 6545 S.K./61. md) Suçun;
....
a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
....
işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz"
hükümlerini,
CMK'nın temyizi düzenleyen 286. maddesinin;
"(1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.
(2) Ancak;
...
d) (Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.:2018/71 K.:2018/118 sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme:20/2/2019 7165/7 md.) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
...
temyiz edilemez"
hükümlerini içerdikleri anlaşılmaktadır.
Cezayı artıran nitelikli hallerin temyiz kesinlik sınırını etkileyip etkilemeyeceği konusunda Yargıtay Ceza Dairelerinin farklı uygulamaları mevcuttur.
Örneğin İlk Derece Mahkemesinin TCK'nın 116/1, 62, 53 maddeleri gereğince verdiği 5 ay hapis cezasının (Kemer 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/142 Esas, 2017/658 karar sayılı kararı) lehe aleyhe istinaf edilmesi sonucunda bu hükmün kaldırılarak sanığın TCK'nın 116/1, 119/1 c, 62, 51, 51/3 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bölge Adliye Mahkemesi (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 05/04/2018 tarih ve 2018/278 Esas, 2018/569 Karar sayılı kararı) kararının temyizi kabil olduğu Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22/11/2021 tarih ve 2021/16487 Esas, 2021/19458 Karar sayılı kararı ile kabul edilmiş, temyiz istemi sair başka husus yönünden reddedilmiştir. Aynı Dairenin benzer kararları da mevcuttur. (16/12/2021 tarih ve 2021/16522 Esas, 2021/21765 Karar sayılı, 24/11/ 2021 tarih ve 2021/16528 esas, 2021/19765 karar sayılı kararı)
TCK'nın 125/1 maddesinde düzenlenen hakaret suçunun hapis cezası üst sınırının 2 yıl olmasına rağmen suçun aleni şekilde işenmesi nedeniyle TCK'nın 125/4 maddesinin üst sınırı iki yılın üzerine çıkardığı ve hükmün CMK'nın 286/2 d maddesi kapsamından çıkardığı Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 28/01/2021 tarih ve 2020/18251 Esas, 2021/2803 Karar sayılı kararı ile kabul edilmiş ve işin esasına girilmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin adli para cezasının hapis cezasına çeviren kararı temyiz incelemesine tabi tutulmuştur.
Diğer taraftan İlk Derece Mahkemeleri tarafından verilen beraat kararları yönünden benzer bir düzenleme içeren CMK'nın 286/2 g maddesinin uygulamasında da; Yargıtay 9. Ceza Dairesi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına yönelik istinaf isteminin reddine dair Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararlarının temyiz kesinlik sınırı olan 10 yıllık hapis cezasının cezayı arttıran nedenlerin göz ardı edilerek belirlenmesi gerektiği görüşünde iken aynı suç yönünden Yargıtay 8. Ceza Dairesinin işin esasına girerek inceleme yaptığı anlaşılmaktadır.
Nitekim iddianamedeki sevk maddeleri TCK.nın 109/1, 109/3 f, 109/5 olan eylem nedeniyle ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair karara yönelik temyiz istemi hakkında Yargıtay 9. Ceza Dairesinin verdiği 01/03/2022 tarih ve 2021/13432 Esas, 2022/1734 Karar sayılı kararında,
"5271 sayılı CMK'nın 286/2 g. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından ağırlaştırıcı haller nazara alınmaksızın üst sınırı on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, kasten yaralama ve müstehcenlik suçlarıyla ilgili verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin anılan hükme ilişkin temyiz istemlerinin aynı Kanunun 298. maddesi gereğince REDDİNE," şeklinde temyiz isteminin reddine karar vermiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23/02/2022 tarih ve 2021/11471 Esas, 2022/3269 Karar sayılı kararında aynı sevk maddeleri ile açılmış kamu davasında verilen beraat kararına yönelik
istinaf isteminin esastan reddine dair karara karşı temyiz isteminin kabul ederek işin esasına girilmiş ve "Oluşa ve dosya kapsamına göre; olay tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdurenin, akrabası olan sanıklar... tarafından, kuzeni olan... ile gayri resmi olarak evlendirildiği ve bu şekilde... ile birlikte aynı evde yaşamasına yardım edildiği anlaşılmakla, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2015 tarihli 2014/14 198 Esas 2015/428 Karar, 17.02.2015 tarihli 2014/14 307 Esas 2015/8 sayılı Kararları nazara alındığında, onbeş yaşını tamamlamamış olan mağdurenin kendi özgür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibariyle üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığından, bu hakkının ihlaline yönelik olarak sanıklar tarafından gerçekleştirilen eylemle ilgili gösterdiği rıza hukuken geçerli sayılmadığından, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK.nın 109/1,3 f,5, 39. maddelerinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararları kaldırılarak mahkumiyetlerine karar verilmesi yerine; katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması" gerekçesi beraat hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
CMK'nın 286/2 d maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından, cezada artırım gerektiren nitelikli hallerin suçun temel şeklini düzenleyen yasa hükmünde yazılı ceza üst sınırını da arttıracağının, sevk yada uygulama maddelerinde cezayı artıran nitelikli hale ilişkin yasa maddesinin bulunduğu hallerde temel cezayı belirleyen maddedeki ceza miktarının üst sınırı iki yıl hapis cezası olsa da artık hükmün CMK'nın 286/2 d maddesi kapsamından çıktığının kabul edilmesi gerektiği, suçun temel şeklindeki ceza üst sınırını iki yıl hapis cezasının üzerine çıkaran nitelikli hal uygulanarak tayin edilmiş hapis cezaları yönünden bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin, istinaf istemini kabul ederek beraat kararı verdiği hallerde de “bölge adliye mahkemesince verilen beraat kararları ile” ibaresinin 65454 sayılı yasa ile CMK'nın 286/2 g maddesinden çıkartılması da nazara alındığında hükmün temyiz edilmesine engel bir düzenlemenin yasada yer almadığı gözetilerek hükmün temyizinin kabil olduğunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
3 Somut olayda; ilk derece mahkemesince sanığın TCK'nın 105/1, 105/2 a son, 43/1, 62/1, 51/1 maddeleri gereğince 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf incelemesi sonunda bu hükmün kaldırılması ile sanığın beraatine hükmedildiği, uygulama maddeleri arasında yer alan TCK'nın 105/2 a maddesinin TCK'nın 105/1 maddesinde yazılı suçun ceza üst sınırı olan 2 yıl hapis cezasını arttırdığı, böylece hükmün CMK'nın 286/2 d maddesi kapsamında çıktığı, bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin bu hükmü kaldırarak verdiği beraat hükmünün de CMK'nın 286/2 maddesinde yer alan istisnai hallerin hiç birine girmediği ve böylece hükmün temyizinin kabil olduğu düşüncesine varılmakla, Yüksek Dairenin temyiz istemlerinin reddine dair kararına karşı CMK'nın 308. maddesi gereğince itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurmak gerekmiştir." itiraz isteminde bulunulmuştur.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
UYAP kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, suç tarihinde Selçuk Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkan vekili olarak görev yapan sanık ... hakkında, Danıştay 1. Dairesinin 18/04/2018 tarih ve 2018/455 Esas, 2018/612 Karar sayılı lüzum u muhakeme kararı ile TCK'nın 105.maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçundan yargılanması talebiyle açılan kamu davasında, Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2019 tarih ve 2018/302 Esas, 2019/1028 Karar sayılı kararı ile sanığın TCK'nın 105/1, 1.cümle, 105/2 a son, 43/1, 62/1 maddeleri gereğince 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 51/1 maddesi uyarınca da hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün sanık müdafisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 30/09/2020 tarih ve 2020/123 Esas, 2020/865 Karar sayılı kararı ile sanığa isnat edilen eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına ve sanığın CMK'nın 223/2 e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, istinaf ilamının, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, katılan vekili ve Bölge Adliye
Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda "İlk derece mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama sonucunda sanığın cinsel taciz suçundan mahkumiyetine dair verilen karara yönelik istinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesince vaki istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün kaldırılarak sanığın bu suçtan beraatine dair kurulan hüküm 5271 sayılı CMK'nın 286/2 d. maddesi uyarınca kesin olup temyiz edilemediği" gerekçesi ile onama istekli tebliğnameye aykırı olarak temyiz istemlerinin CMK'nın 298. maddesi gereğince reddine oy birliği ile karar verildiği,
İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı şeklindeki 5271 sayılı CMK'nın 286/2 d maddesindeki ilk düzenlemenin 15/02/2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarih ve 2018/71 esas, 2018/118 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine; mezkur maddenin, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20/02/2019 tarihli ve 7165 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile yeniden düzenlendiği, buna göre; "ilk defa Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkumiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının" temyizi mümkün olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince verilen beraat kararının CMK'nın 272/3. fıkrası kapsamında istisna niteliğindeki bir karar olmadığı, sanığa isnat edilen eylemin kanuni düzenlemesindeki ceza miktarı itibariyle temyiz kesinlik sınırı içinde kaldığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmeyerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR;
Dairemizce verilen temyiz isteminin reddi kararı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile değişik CMK’nin 308/3. maddesi uyarınca İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİNE, 28.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:00:08