Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/292
2021/2356
18 Mayıs 2021
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1 8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddeleri hükümlerine göre "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, yokluğunda verilen hükümlerin sanığa Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca MERNİS şerhli olarak adres kayıt sistemindeki adrese tebligat yapıldığı ve bu nedenle tebliğ işleminin usülsüz olduğu anlaşılmakla, tebligatın aynı Kanun'un 10. maddesi gereğince hukuken geçersiz olduğu gözetilerek, 09/02/2016 tarihinde öğrenme üzerine yapılan temyiz istemlerinin süresinde olduğunun kabulüne ve incelemenin sanığın mahkumiyet hükmüne, katılan Hazine vekilinin ise beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre defter ve belgeleri gizleme suçu bakımından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1 Anayasanın 141, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34, 230 ve 289/1 g maddeleri uyarınca mahkeme kararının sanıkları, katılanı, Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler sonucunda mahkemenin ulaştığı kanaatin, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması kurallarına da uyulmak suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken gerekçesiz olarak yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması,
2 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03/02/2009 tarihli ve 2008/11 250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, CMK'nın 231/6 c maddesinde düzenlenen "Giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, buna karşın dava konusu edilen eylem itibarıyla, katılanın giderilmesi gereken somut ve maddi bir zararının belirlenmediği gözetilerek, aynı Kanunun 231. maddesinin uygulanmasına engel sabıkası bulunmayan, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat bildirilen ve cezası da ertelenen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, kamu zararının karşılanmadığı şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında defter ve belgeleri gizleme suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Kısa süreli olmayan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunmaması,
Kanuna aykırı, sanık ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan mahkumiyet hükmü ile sair yönleri incelenmeyen beraat hükümlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:36:01