Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/20143
2021/10023
15 Aralık 2021
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: Sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine dair Rize Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.11.2019 gün ve 2019/134 Esas, 2019/263 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak müsnet suçtan mahkumiyetine
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Suç tarihinde on iki yaşı içerisinde bulunan mağdurenin aşamalarda farklılık gösteren ifadeleri, eylemi gördüğünü söylediği kardeşi...ile aynı minibüste birlikte seyahat ettikleri diğer kardeşi...'ın, çelişkili beyanları, savunma, tanık anlatımları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince gerçekleştirilen yargılama neticesinde hükmün kaldırılarak sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair kurulan 03.03.2020 gün ve 2020/131 Esas, 2020/349 Karar sayılı hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2 4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın atılı suçtan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, dosyanın Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine, 15.12.2021 tarihinde üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizce sanığın mağdure ...’ye yönelik eylemleri hakkında "...suç tarihinde on iki yaşı içerisinde bulunan mağdurenin aşamalarda farklılık gösteren ifadeleri, eylemi gördüğünü söylediği kardeşi...ile aynı minibüste birlikte seyahat ettikleri diğer kardeşi...'ın
bu hususa ilişkin çelişkili beyanları, savunma, tanık anlatımları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı..." gerekçesiyle sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiş ise de;
Cinsel istismar ve cinsel saldırı olaylarına ilişkin yargılamalarda mağdurun yaşadığı travmaya bağlı olarak anlatımının kısmen tutarsız, karmaşık, yahut eksik anlatımı olabileceğini gözeterek ayrıntılarda değil genel olarak olay örgüsünde tutarlılık aranmalı, tanıdık kişiler (akraba, komşu, öğretmen, iş arkadaşı, amir v.b.) tarafından gerçekleştirilen cinsel istismar ve cinsel saldırı vakalarında, mağdurların bu kişilerle geçmiş ilişkileri, yakınlık düzeyleri olay öncesi ilişkilenme biçimleri ve daha sonra mağdur ile aynı çevrede kalmaya devam etmeleri sebebiyle ivedi biçimde şikayette bulunmamaları ve intikalin geç olması mağdurun aleyhine yorumlanmamalıdır. Özellikle çocuk yaştaki mağdurların olayı her aşamada kelime kelime aynı şekilde anlatması beklenmemeli, gerek çocuğun bazı ayrıntıları unutmuş olabileceği, gerekse ifadeyi alan kişilerin bazı detayları sormakta veya tutanağa geçirmekte ihmal göstermiş olabilecekleri gözönüne alınmalıdır.
Somut olayda mağdure ...’nin aşamalardaki beyanlarının genel itibariyle tutarlı olması, bazı detaylarda çelişkiye düşse de gerek mağdurun yaşı ve hafif düzeydeki mental geriliği, gerekse iddia konusu cinsel istismar olayının aynı hafta içinde birden fazla defa yaşanması, her olaydaki ayrıntıların farklı olması, soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki ifade tarihleri arasındaki zaman farkı nedeniyle bazı detayları unutmasının mümkün oluşu nedenleriyle genel itibariyle tutarlı olan ifadelerin ufak ayrıntılarındaki çelişkinin ifadelerin tümden reddedilmesi sonucunu doğurmaz.
Nitekim mağdure hakkında düzenlenen KTÜ Farabi Hastanesi'nin 08/07/2019 tarih, 48814514 2019/235659 numaralı Raporunda; “konuşmasının açık, anlaşılır, amaca yönelik soru cevap şeklinde olduğu, olaya ilişkin sorular sorulduğunda ayrıntılandırmaktan kaçındığı ve kaygı belirtileri gösterdiği, iddia olunan olaydaki istismarcısına yönelik öfke ve kızgınlık temalarının, dışa vuran davranışlarının olağan olduğunun gözlemlendiği, görüşme esnasındaki ifadelerinin dosyadaki beyanıyla tutarlı olup, beyanına itibar edilebileceği...” 13/09/2019 tarihli Adli Görüşme Değerlendirme Raporunda ise; “çocuğun mevcut zihinsel durumu yaşadığı istismar olayını anlamlandırması ve aktarması noktasında önemli bir sınırlılık yaratmadığı, çocuğun vücudunun mahrem kabul edilen yerlerine başka kişilerin dokunamayacağı noktasında temel bilgilere sahip olduğu ve kendisine bu şekilde yaklaşan kişileri sorgulayabildiği, çocuğun anlatım biçiminin zihinsel kapasitesi ile uyumlu olduğu, önemli bir hafıza sınırlılığı yaşamadığı, hikayeleştirme gibi bir yaklaşım sergilemediği, yaşadığı olayı yaşadığı biçimiyle aktarmaya çalıştığı, zaman zaman yaşadığı olayı anlatırken zihinsel kapasitesindeki sınırlılık nedeniyle bocaladığı görülse de anlatımlarının kurgusal çelişki içerdiğinin düşünülmediği ve çocukta her hangi belirgin bir yönlendirme bulgusunun tespit edilmediği...” belirtilmiştir.
Mağdure aşamalardaki ifadesinde servis şoförü olan sanığın kendisini aracın ön koltuğuna oturttuğunu, diğer çocukları evlerine bıraktıktan sonra araçta sadece kendisi ve kardeşleri... ve ... kaldığında elini bileğinden tutarak elini kendi cinsel organına götürmeye çalıştığını, kendisinin elini çekerek buna izin vermediğini, kıyafetlerinin üzerinden birden fazla kez gögüslerini sıktığını, akabinde kıyafetleri üzerinden bacaklarına ve cinsel bölgesine dokunduğunu, dudağından öptüğünü, sanığın söz konusu eylemleri 18.01.2019 tarihinde başlayan yarı yıl tatilinden önceki hafta içerisinde Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günlerinde birden fazla olacak şekilde gerçekleştirdiğini ifade etmiştir. Özellikle duruşmadaki ifadesinde sanığın kendisini ağzından öpmesinden bahsederken “ ..iğrenç sulu sulu, dişleri sapsarı, iğrenç kokuyor...” şeklindeki doğal ifadeleri anlatımının kurgusal olmadığını göstermektedir.
Mağdure yaşanan olayları ilk olarak annesi olan müşteki... ve öğretmen olan tanık ...’a anlattığı, mağdurenin onlara anlattığı olaylar ile savcılık ve mahkemedeki anlatımlarının tutarlı ve genel hatları itibariyle aynı olduğu görülmektedir.
Mağdurenin kardeşi tanık ...’in “ ..(sanık ...) ablam ...'yi ise neredeyse hergün öpüyordu. Ablam ise onun yanında çekingenlik gösteriyordu ancak hiç kavga ettiklerini görmedim. Servisi kullandığımız sırada genel olarak ablamı yanına oturtturuyordu. Bizi de
kardeşimle bir kere yanına oturtmuştu ancak genellikle ablamı yanına çağırırdı...” şeklindeki beyanı ile mağdurenin kardeşi diğer tanık...’ın “...... aracı kullanırken genellikle ablam ...'yi yanına oturturdu. Ayrıca onu öptüğünü de hatırlıyorum. Yanına oturduktan sonra aralarında sessiz bir şekilde konuştuklarını da duydum. Konuşmalar sırasında ... elini ablamın omuzuna ve gögüs kısmına atmıştı. Hatırladığım kadarıyla bu hareket dokunup çekme şeklinde idi. Ablam ... Abdurrahmandan korkardı....” şeklindeki beyanları da mağdurenin anlatımlarını doğrulamaktadır. Bozma gerekçesinde bu tanık beyanlarının birbiriyle çeliştiği belirtilmişse de tanık çocukların aracın arka koltuklarında yolculuk yaptıkları, dosyadaki fotoğraflardan anlaşıldığı üzere aracın koltuklarının yüksek olup ön koltuktakileri görmelerinin her zaman mümkün olmadığı, olayın farklı günlerde ve birden fazla defa gerçekleşmesi nedeniyle olaylara ilişkin görgülerinin ve anlatımlarının birbirinden farklı olmasının doğal olduğu gözardı edilmemelidir.
Tüm bu hususlar nazara alındığında gerek kendisinin gerekse ailesinin sanığa iftira atmaları için bir neden bulunmayan mağdurenin ana hatları itibariyle tutarlı beyanları ve bunu destekleyen tanık anlatımları ve raporlar karşısında sanığa atılı çocuğun cinsel istismarı suçunun sabit olup istinaf incelemesi üzerine kurulan hükmün onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:39