Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6852
2024/862
15 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR: Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu, ... Köyünde kain 128 parsel (yeni 129 ada 16 parsel) ... 95.800,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla ve ahşap ev vasfıyla ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı vekili;... köyünde kain 128 parsel nolu taşınmazın 1970 yılında 766 ... Kanun uyarınca tapu kadastro çalışmalarının yapıldığını ve davalılar adına tapuya tescil edildiğini, 2005 yılında ise 123 nolu Orman Kadastro Komisyonunun Lala Köyünde orman kadastro çalışmalarına başladığını, çalışmaların 10.08.2006 tarihinde askıya çıkarıldığını, davalı gerçek kişilerin tapuda adlarına kayıtlı olan 128 ... parselin yörede yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alınmasına ilişkin işlemin iptali ile taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılması talebiyle açtıkları ve Kadastro Mahkemesinin 2007/10 Esas sırasına kaydedilen dava sonunda, Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle 128 ... parselin (B2) ile gösterilen 7.292,07 m2, (B3) ile gösterilen 591,11 m2 ve (B4) ile gösterilen 1.234,87 m2’lik kısımlarına yönelik orman kadastro komisyon kararının iptali ile orman tahdit sınırları dışında kalan ve (B1) ile gösterilen kısımla birlikte malikleri adına olan kaydın aynen korunmasına, (A1) ve (A2) ile gösterilen kısımlara yönelik davanın ise reddine dair verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini beyanla, çekişmeli taşınmazın Kadastro Mahkemesinin 2007/10 Esas ... dosyasında mevcut ve dava dilekçesi ekinde yer alan 25.10.2010 tarihli harita mühendisi bilirkişi A. Akif Sekmen'in krokili raporunda (A1) harfi ile gösterilen 20.341,61 m2'lik ve (A2) harfi ile gösterilen 3078,30 m²'lik kısımların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmazdaki vaki müdahalenin önlenmesi ve kal'ine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ..., ... ve ...; dava konusu taşınmazın mülkiyet ihtilafına ilişkin yapılmış yargılama ve kesinleşmiş hüküm bulunduğunu, yeniden keşif veya bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek olmadığını, kesinleşmiş hükümdeki tespitlerin esas alınması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ...; taşınmazla ilgili kesinleşmiş mahkeme kararı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...; dava konusu taşınmazın orman alanı içinde kalmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 12.01.2016 tarihli ve 2015/177 Esas, 2016/10 Karar ... kararla; davanın kısmen kabulüne, dava konusu Lala Köyü 129 ada 16 parselin (eski 128 parsel) 05.11.2015 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) ile gösterilen 20.329,30 m2 yüzölçümlü bölümü ile (A2) ile gösterilen 2.557,29 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının men'i müdahale ve kal talebinin reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı vekili ve davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.11.2018 tarihli ve 2016/10194 Esas, 2018/7286 Karar ... kararıyla; "... Mahkemece, hükme esas alınan 05.11.2015 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) ile gösterilen 20.329,30 m² yüzölçümlü bölümü ile (A2) ile gösterilen 2.557,29 m² yüzölçümlü bölümünün orman tahdidi içinde kaldığı belirlenmiş ve buna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de Sinop Kadastro Mahkemesinin 2007/10 E. 2011/1 K. ... dosyanın taraflar arasında kesin hüküm oluşturacağı düşünülmeden, yeniden araştırma, inceleme yapılarak ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile kesin hüküme esas alınmış olan fen bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verilmiş olması doğru değildir ve bozma kararına uyulmasına rağmen, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; bozma kararında belirtildiği üzere Kadastro Mahkemesinin 2007/10 Esas, 2011/1 Karar ... dosyasındaki harita mühendisi bilirkişi A.Akif Sekmen ve orman yüksek mühendisi Hasan ... Bayar, Bedriye Arslan, Oktay Arslan'ın 25.10.2010 21.07.2010 tarihli raporlarında ve ekli krokisi ile bu dosyadaki fen ve orman bilirkişi krokileri arasında miktar ve şekil farklılıkları bulunmaktadır. Öncelikle, bu iki fen bilirkişi raporu arasındaki çelişkiler giderilmeli, çelişki giderilemiyorsa kesin hüküm krokisi esas alınarak karar verilmesi gerekirken hükme esas alınan 05.11.2015 tarihli fen bilirkişi raporuna ile Kadastro Mahkemesinin 2007/10 Esas, 2011/1 Karar ... dosyasındaki harita mühendisi bilirkişi A.Akif Sekmen ve orman yüksek mühendisi Hasan ... Bayar, Bedriye Arslan, Oktay Arslan'ın 25.10.2010 21.07.2010 tarihli raporlarında ve ekli krokisi ile yeni bir çelişki oluşmuş, raporlar arasındaki bu çelişkiler giderilmemiştir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuştur. Bu nedenlerle, mahkemece taşınmazın kesin hükme göre orman olan bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir. Kadastro Mahkemesinin 2007/10 Esas, 2011/1 Karar ... dosyasındaki harita mühendisi bilirkişi A.Akif Sekmen ve orman yüksek mühendisi Hasan ... Bayar, Bedriye Arslan, Oktay Arslan'ın 25.10.2010 21.07.2010 tarihli raporlarında ve ekli krokisi ile bu dosyadaki fen ve orman bilirkişi krokileri ile hükme esas alınan 05.11.2015 tarihli fen bilirkişi raporu ve ek krokileri arasında miktar ve şekil farklılıkları bulunmaktadır. Öncelikle, bu üç fen bilirkişi raporu arasındaki çelişkiler giderilmeli, çelişki giderilemiyorsa kesin hüküm krokisi esas alınarak karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin ve çelişkiler giderilmeden karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; bilirkişi raporunda, Sinop Kadastro Mahkemesinin 2007/10 Esas ve 2011/11 Karar ... kararında orman olarak tescil edilen miktarla (23.419.95m²), Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/177 Esas ve 2016/10 Karar ... hükmüne esas olan 04.11.2015 tarihli harita mühendisi Serkan Kargacıoğlu'nun raporunda orman olarak tescil edilmesi istenen alanlar toplamı (22.886.59m²) arasındaki farklılığın nedeninin, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22/a maddesi uyarınca söz konusu alanların sınırlarının yeniden ölçülerek hesaplaması sonucu yeni alan değerlerinin bulunmasından kaynaklandığının belirtildiği, bilirkişi raporları arasındaki mevcut çelişkiler giderildiğinden davanın kısmen kabulüne, dava konusu Lala Köyü 129 ada 16 parselin (eski 128 parsel) 05.11.2015 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) ile gösterilen 20.329,30 m2 yüzölçümlü bölümü ve (A2) ile gösterilen 2.557,29 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle hazine adına tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının men'i müdahale ve kal talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
3402 ... Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:54