Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3142

Karar No

2024/808

Karar Tarihi

14 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2020/4 E., 2023/1 K.

KARAR: Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında; Ordu ili Kumru ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan taşınmazlardan, 106 ada 10, 25 ve 107 ada 4 parsel sayılı sırasıyla 4.697.23, 2.276,40 ve 246,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, hibe, harici rızai taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 2/3 hissesi ..., 1/3 hissesi ... adlarına; 107 ada 1 parsel sayılı 4.889,44 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 2/3 hissesi ..., 1/3 hissesi ... adlarına tespit edilmiştir.

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların babası ...’den intikal ettiğini beyan ederek, davalılardan ... adına yapılan tespitlerin iptal ile taşınmazların 1/2'şer hisse ile kardeşi davalı ... ve kendi adına tespit ve tescilini talep etmiştir. Yargılama sırasında paya ilişkin tapu kaydına da dayanmıştır.

Asli müdahil ... vekili, dava konusu 106 ada 10, 25 ve 107 ada 4 numaralı parsellerde davalı ... adına tespit olunan 1/3 hissenin iptali ve bu taşınmazların tamamının kendi adına tescili istemi ile davaya katılmış, tapu kaydı ve satış senetlerine dayanmıştır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davacının ve asli müdahilin davasının kısmen kabulüne, çekişme konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, 107 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 1/2'şer hisse ile ... ve ... adlarına; 106 ada 10 ve 25 parsel sayılı taşınmazların ... adına; 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ile davalı ve asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.12.2019 tarihli ve 2016/13218 Esas, 2019/9001 Karar sayılı kararıyla "dayanak tapu kayıtları ve komşu parsellerin tespitine esas tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm payları kapsayacak şekilde tüm tedavülleri ile getirtilmeli, tarafların tapu kaydındaki payları duraksamasız belirlenmeli, dayanılan kayıtların başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği araştırılmalı, kaydın diğer paydaşlarının kimler olduğu belirlenip, başka paydaşlar varsa aralarında taksim olup olmadığı hususları tartışılıp değerlendirilmeli ve sonrasında taşınmazları ve çevreyi iyi bilen yaşlı ve yansız mahalli bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte taşınmazların kim tarafından, ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldıkları, kimden kime, ne şekilde intikal ettikleri hususlarında tanık ve mahalli bilirkişilerden maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, kayıtların sınırları tek tek okunarak kapsamları kesin olarak belirlenmeli, tanık ve mahalli bilirkişi beyanları komşu parsellerin tespitlerine dayanak belgelerle denetlenmeli; uzman fen bilirkişisinden, keşfi ve uygulamayı takibe ve denetlemeye elverişli gerekçeli ve krokili rapor alınmalı, raporunda dayanak kaydın sınırlarını işaretlemesi istenmeli, tapu kaydının taşınmazı kapsaması durumunda paya ilişkin tapu kaydının mülkiyet belgesi niteliğinde olduğu dikkate alınmalı; bu taşınmazların tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalması halinde ise keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, murisin sağlığında bu taşınmazların zilyetliğini devredip devretmediği, taşınmazlarda kimin, hangi tarihten itibaren hangi sıfatla zilyet olduğu maddi olaylara dayalı olarak sorulup, önceki keşifte yer alan beyanlar da dikkate alınarak zilyetliğin devredilmiş olup olmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi" için bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların ortak kök muristen kalmış olduğu ve dayanak tapu kayıtları kapsamında kaldığı, tapu kayıtları uyarınca davacı ve asli müdahilin eşit hisselerle paydaş olduklarının anlaşılmış olması karşısında; kök muristen kalan taşınmazlar üzerinde taksim anlaşmasının bulunmadığı, davacının 106 ada 25 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki eve ilişkin bir talebinin olmadığı, davalı ... 04.04.2008 tarihli duruşmada davayı kabul beyanının bulunduğu da gözetilerek davacının davasının kabulüne, asli müdahilin davasının reddine karar verilmiş, hüküm asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına ve temyiz edenin sıfatına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanun'a uygun olup asli müdahil vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Asli müdahil ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kısmenkabulüneonanmasınadavanın

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim