Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2582
2024/688
12 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kullanım kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, asıl dosya davacısı ... ve birleşen dosya davacısı ... vekili temyiz etmiştir.
Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının 20.04.2015 tarihli keşifteki imzalı beyanına göre çekişmeli 274 ada 66 parsel ... taşınmaza ilişkin hükme yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak 3402 ... Kadastro Kanunun 16/B son cümlesi gereğince genel yollar haritasında gösterilmekle yetinilir. Somut olayda, mahkemece doğru olarak çekişmeli taşınmazın genel yol olduğu belirlenmiş ise de, yol olduğu belirlenen çekişmeli taşımazın haritasında gösterilmesine dair hüküm kurulması gerekirken, "274 ada 66 parsel ... taşınmazın ... adına tesciline" karar verilmesi isabetsizdir. Çekişmeli 274 ada 63, 64, 65 parsel ve 177 ada 262 parsel ... taşınmazlara ilişkin hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmazların temyize konu bölümlerinin öncesinin yol veya yol boşluğu olduğu, ancak daha sonra davalılar tarafından çevrilerek kullanılmaya başlanıldığı belirtildiğinden, bu taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin hangi tarihte başladığı, ne şekilde ve kim tarafından ne sıfatla sürdürüldüğü belirlenmediği gibi, davacı ... tapu kaydına dayandığı halde, tapu malikleri ile akdi ve irsi ilişkileri belirlenmemiş, tapu kayıtlarının tedavülleri getirtilip, yöntemince uygulanmamıştır. Davacı ... tarafından dayanılan tapu kayıtları, tesisinden itibaren tedavülleri ve varsa haritası mahalli Tapu Müdürlüğünden veya Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığı’ndan sorulup getirtilmeli, tapu kayıtlarının başka taşınmazlara da revizyon görüp görmedikleri sorulmalı, revizyon görmüşlerse ilgili taşınmazların kadastro tutanakları ve kesinleşmiş iseler tapu kayıtlarının onaylı örnekleri dosya arasına alınmalı, kayıt maliklerinin verasete esas nüfus kaydı yahut veraset ilamı getirtilerek davacı ... ile kayıt malikleri arasında varsa irsi ilişkisi belirlenmelidir. Bundan sonra taşınmazlar başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıklarının tümü ve tespit bilirkişileri hazır olduğu halde yeniden keşif yapılması gereğine..." değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın davacı ile tapu kayıt maliki arasında irsi ilişki belirlenemediği, tapu kaydının tedavül tarihinin 1289 olduğu, tapu kaydının yönlerinin her yöne uyabileceği ve dava konusu taşınmaz üzerinde tespitten sonra yıkılan herkesin kullanımına açık çesmenin bulunması nedeniyle davacı zilyetliğini de ispat edemediğinden reddine karar verilmiştir. Birleşen davada 177 ada 2 parsel yönünden açılan davanın davalının yola müdahalesinin olduğu iddiasını davacı ispat edemediği için reddine, 63 ve 66 parsel ... taşınmazların ise yol boşluğu olduğu gerekçesi ile açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, asıl dosya davacısı ... ve birleşen dosya davacısı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz davasıdır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, asıl dosya davacısı ... ve birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Asıl dosya davacısı ... ve birleşen dosya davacısı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacı ...'tan, 427,60 TL onama harcının da temyiz eden davalı ...'ndan alınmasına, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:37