Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/16699

Karar No

2024/664

Karar Tarihi

8 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılar Ziynet Uzun ve ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan 126 ada 25 parsel ... 101.830,39 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğu halde, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına 155 ada 9, 10 ve 11 parsel ... sırasıyla 1.245, 650 ve 583,93 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.

Davacılar ...ve ... tarafından, davalılar aleyhine, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu olan parsel/ler hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda verilen önceki tarihli hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince usule ilişkin nedenlerle bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacıların davasının reddine, dava konusu 126 ada 25 parsel ... taşınmazın fen bilirkişisi Caner Okay'ın 29.05.2015 havale tarihli raporunda ekli krokiden (F) harfiyle gösterilen 423 nolu vergi kaydı kapsamında kalan 8.187,30 metrekarelik kısmının bu parselden ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası verilerek davacılar dışındaki Sıddık Türk mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri adlarına, aynı raporda (E) harfiyle gösterilen 428 nolu vergi kaydı kapsadığı kalan 3.508,62 metrekarelik kısmın bu parselden ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası verilerek davacılar dışındaki Sıddık Türk mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri adlarına, (Z) harfi ile gösterilen 59.995,76 m²'lik kısmın bu parselden ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası verilerek ... adına tesciline, dava konusu 155 ada 9,10 ve 11 parsel ... taşınmazların malikinin davacılar dışındaki Sıddık Türk mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar Ziynet Uzun ve ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; davacılar ... ve Hateme Uzun, kadastro tespit tarihinden önce, Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği ile kardeşleri olan davalılar ..., Yusuf Türk ve ... aleyhine açtıkları tescil davası ile dava konusu taşınmazların ortak murisleri Sıddık’tan intikal ettiği ve terekenin taksim edilmediği iddiasıyla dava açmışlar ve yörede kadastro tespit çalışması yapılması üzerine dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Dosya kapsamında, Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında 111 adada bulunan dava konusu parsellerin etrafında mera bulunması sebebiyle tefrik edildiği ve anılan adada bulunan dava konusu parsellerin yargılamasının ayrı bir dosya üzerinde devam ettiği anlaşılmıştır.

Bu bilgiler ışığında UYAP sistemi üzerinde yapılan araştırma neticesinde; anılan taşınmazlara ilişkin verilen hükmün, davacılar ile davalı Hazine’nin temyizi ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 26.09.2019 tarihli ve 2018/1747 Esas, 2019/4880 Karar ... ilamıyla; " dava konusu taşınmazların müşterek kök muristen intikal edip etmediği, müşterek muristen intikal etmesi halinde terekenin taksim edilip edilmediği hususlarının araştırılması ve sınırda mera niteliğinde taşınmazlar bulunması sebebiyle usulüne uygun mera araştırması yapılması " gereğine değinilerek bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Eldeki dosyada da uyuşmazlık konusu aynı olmakla, davanın ada / parsel bazında tefrik edilerek ayrı ayrı yürütülmesi, maddi külfet dışında, yargılamanın sağlıklı yürütülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi imkanını da ortadan kaldırmaktadır.

Öte yandan; 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 27. maddesi hükmüne göre, kadastro tespitinden önce açılan davaya konu olan taşınmazlar hakkındaki tüm davaların Kadastro Mahkemesinde birlikte görülmesi zorunlu olup, davanın niteliği gereği davalılar ve davacılar lehine 3402 ... Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde düzenlenen 40 100 dönüm taşınmaz edinme sınırlandırılmasının birlikte değerlendirilmesi, gerektiğinde taraflara seçimlik hakkının kullandırılması bakımından da önem arz etmektedir. İhtilafın aynı nedenle açılan tescil davasından, bir başka ifade ile aynı sebepten kaynaklandığı göz önüne alındığında, davaların birlikte görülmesi gereği de kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, aynı tescil davasının kapsamında kalan davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerlerini de etkileyeceği dikkate alınmak suretiyle, tefrik edilen dava dosyalarının birleştirilip, 3402 ... Kanun'un 30. maddesi de göz önüne alınarak, taşınmazların gerçek hak sahibi belirlenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, bu husus düşünülmeksizin, işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacılar Ziynet Uzun ve ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalılar ... ve müşterekleri vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 ... HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim