Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3723

Karar No

2024/626

Karar Tarihi

8 Şubat 2024

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında Salihli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Manisa ili Salihli ilçesi Gökeyüp Mahallesi çalışma alanında 2018 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında tapuda davacılar adına kayıtlı bulunan 333 parsel sayılı 48.600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 173 ada 11 parsel numarası ile 49.020,06 metrekare yüzölçümlü olarak olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı 334 parsel sayılı 7.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 173 ada 8 parsel numarası ile 10.522,28 metrekare yüzölçümlü olarak olarak tespit edilmiştir.

Davacılar vekili dava dilekçesinde, yenileme kadastrosunda davacılar ile davalı taşınmazı arasındaki tesis kadastrosundaki sınıra riayet edilmeksizin tespit yapıldığını ileri sürerek sınır ve yüzölçüm ilişkin yenileme kadastrosunun iptali ile tesis kadastrosundaki gibi taşınmazların tapuya tescilini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davacılara ait 173 ada 11 nolu parselle, davalıya ait 173 ada 8 nolu parselin yenileme işlemlerinde tespit edilen sabit sınırın, eskiden beri aynı olduğu, zaman içinde değişmediği, ilk tesis kadastrosunda parsel sınırlarının eksik nokta ile ölçüldüğü, bu eksikliğin yenileme işlemi ile giderildiği, bu nedenle davalıya ait parselde doğal olarak yüzölçüm artması meydana geldiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; yenileme çalışmalarında ölçülen 173 ada 8 ve 11 nolu parseller arasındaki sabit sınırın hava fotoğrafına uygun yerde olduğu ilk tesis kadastrosunda ölçülen pafta sınırının isabet ettiği yerde herhangi bir sınır olmadığı, iki parsel arasındaki sınırın başlangıç ve bitiş yerlerinin hava fotoğrafı, zemin ve ilk tesis kadastrosunda çakışmasına rağmen başlangıç ve bitiş yerleri hariç ara kısımda ilave nokta ile ölçüm yapılması gerekirken ilk tesis ölçülerinde ara sınırın düz ölçüldüğü, hava fotoğrafı ve zemine göre ara sınırın düz olmaması (kavisli olması) gerektiğinin tespit edilebildiği, halihazırda ara sınır üzerinde bulunan ağaçların 1970 yılı hava fotoğraflarında görülebildiğinin belirlendiği gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacılar vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Dava, uygulama kadastrosu sırasında, dava konusu taşınmazların sınırlarının hatalı tespit edildiği iddiasıyla açılan, uygulama kadastrosu ile belirlenen sınırların ve yüzölçüm düzeltilmesi isteğine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık, uygulama kadastrosunun yöntemine uygun şekilde yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

onanmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim