Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/4280

Karar No

2024/60

Karar Tarihi

9 Ocak 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

KARAR: Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararın davalı Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. 3402 ... Kanunla değişik 5304 ... Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (5304 ... Kanun) 4 üncü maddesine göre yapılan orman kadastrosu sırasında çekişmeli İbikkaya Köyü 104 ada 1 parsel ... 2338 H. 0072 m2 yüzölçümlü taşınmaz orman niteliği ile sınırlandırılarak 19.08.2010 17.09.2010 tarihleri arasında askı ilânına çıkarılmıştır.

  2. Davacılar ... ve arkadaşları, askı ilân süresi geçtikten sonra 15.12.2010 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde açtıkları davada, Aralık 1952 tarihli ve 13 numaralı tapu kaydına dayanarak, taşınmazın 200 dönüm bağ ve 140 dönüm susuz tarla vasfında olan toplam 340 dönüm bölümünün tapu kaydının iptali ile adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

  3. Birleşen 2010/63 ... dosya davacıları ... ve arkadaşları Nisan 1944 tarihli ve 35 ... tapu kaydına; 2010/64 ... dosya davacıları ... ve arkadaşları da zilyedliğe dayalı olarak taşınmaz bölümlerinin adlarına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmışlar, İlk Derece Mahkemesince dava dosyalarının birleştirilmesine karar verilmiştir.

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2014 tarihli ve 2010/62 Esas, 2014/33 Karar ... kararı ile davanın kısmen kabulüne, İbikkaya Köyü 104 ada 1 parsel ... taşınmaza ait kadastro tutanağının iptaline, fen bilirkişisi İhsan ...'ın 01.10.2013 tarihli raporunda: A (Susuz Tarla), B (Susuz Tarla), D (Bağ), E (Bağ), F (Susuz Tarla) ile gösterilen toplam 265.484,48 m2 bölümün davacılar ..., ..., ... ve ... adına; G (Susuz Tarla), H (Susuz Tarla), M (Bağ), N (Susuz Tarla) ile gösterilen toplam 151.839,50 m2 bölümün davacılar ..., ..., ... ve ... adına; K (Bağ), P (Susuz Tarla) ile gösterilen toplam 38.058,00 m2 bölümün davacılar ..., ... ve ... adına; L (Kayalık, Taşlık, Orman) ile gösterilen 142.750,24 m2 ve C (Kayalık, Taşlık, Orman) ile gösterilen 177.356,92 m2 bölüm hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, kalan kısmın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... İdaresi ve Hazine temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.11.2015 tarihli ve 2015/10585 2015/11260 ... ilamı ile "Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; Hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda incelendiği bildirilen 1952 tarihli memleket haritasında çekişmeli taşınmazın (B), (C), (D), (G), (H), (L), (O), (R) ve (S) harfleri ile gösterilen bölümlerinin orman sayılan; (A), (E), (F), (M), (N), (K) ve (P) harfleri ile gösterilen bölümlerinin ise orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış, ancak memleket haritasında, çekişmeli taşınmazların içinde bulunduğu 104 ada 1 ... parselin bütünü içindeki konumları ve komşuları gösterilmeyip, sadece dava edilen taşınmaz bölümleri parça parça ve birbirinden kopuk halde gösterilmiş olduğundan ve memleket haritasının yapımına esas alınan hava fotoğrafları incelenmediğinden, dairenin 17.02.2015 tarihli geri çevirme kararı ile ek rapor hazırlanması için dosya mahkemesine iade edilmiş, bunun üzerine hazırlattırılan ek raporda 1984 tarihli hava fotoğrafı incelenmeke birlikte; bu raporda (D) harfi ile işaretli taşınmaz bölümü hakkında hiç bilgi verilmediği gibi; (B), (G) ve (H) harfleri ile gösterilen bölümleri her iki raporda da orman sayılan yer olarak tanımlandığı ve mahkeme gerekçesinde de böyle kabul edildiği halde, davacı gerçek kişiler adına tescillerine karar verilmiştir.

O halde; İlk Derece Mahkemesince önceki keşiflerde görev almayan üç uzman orman bilirkişi marifetiyle yeniden yapılacak keşifte, dava konusu 104 ada 1 parsel ... taşınmazı bir bütün halinde ve çevre komşularıyla gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile önceki keşiflerde uygulandığı bildirilen 1952 tarihli memleket haritası ve bunun yapımına esas alınan hava fotoğrafı ile orman kadastro haritası birbiri üzerine aplike edilerek, taşınmazların tüm haritalardaki konumu ayrı ayrı belirlenmeli, ayrıca dava tarihinden 20 yıl önceki zamanlara ait memleket haritası ve bunun yapımına esas alınan hava fotoğrafları stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilmeli, taşınmazlar orman sayılan yerlerden değil ise davacıların tutunduğu tapu kayıtları ilk geldilerinden itibaren tüm gittileri ile yöntemince uygulanmalı, uygulamada dosyaya getirtilen çevre parsel kayıtlarından da yararlanılmalı, bundan sonra elde edilecek sonuç çerçevesinde karar verilmelidir.

Kabule göre de, dava, tapu iptali ve tescil davası olduğu halde, hüküm yerinde 104 ada 1 ... parselin tapu kaydının iptaline karar verilmesi gerekirken, kadastro tutanağının iptaline karar verilmiş olmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2018 tarihli ve 2016/42 Esas, 2018/3 Karar ... kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... İdaresi ve bir kısım davacılar ve birleşen davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.11.2018 tarihli ve 2018/4678 Esas, 2018/7145 Karar ... ilamı ile "1. Birleşen davacılar ... ve arkadaşlarının çekişmeli taşınmazın (K), (P), (O) ve (R) harfi ile göstrerilen bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada davacıların geçerli bir mülkiyet belgesine dayanmadıkları, çekişmeli taşınmazın 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 17/2 nci madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 20.11.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 16 ncı maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün çekişmeli taşınmazın (K), (P), (O) ve (R) harfi ile göstrerilen bölümlerine yönelik olarak onanmasına,

  3. Davacılar ... ve arkadaşlarının çekişmeli taşınmazın (A), (B), (D), (E) ve (F) harfi ile gösterilen bölümlerine, birleşen davacılar ... ve arkadaşlarının çekişmeli taşınmazın (G), (H), (M) ve (N) harfi ile gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden; mahkemece çekişmeli taşınmaz bölümlerinin orman içi açıklık olması sebebiyle orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davacı ve brleşen davacıların davalarının reddine karar verilmiş ise de, çekişmeli taşınmazlarının evveliyatı itibarıyla orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve taşınmazların davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı yönünde yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir.

O halde İlk Derece Mahkemesince, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazlara ilişkin kadastro tutanaklarının, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örneklerinin ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örneklerinin temin edilerek dosya arasına alınması, yine davacıların dayandıığı 1952 tarihli ve 13 sıra numaralı tapu kaydı ile birleşen davacıların dayandığı 1944 tarihli ve 35 sıra numaralı tapu kaydı ilk tesis tarihinden itibaren tüm geldi ve gittileri ile birlikte getirtilmeli, kadastro sırasında revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanakları getirtilmeli ve bu tapu kaydına dayanılan ve çekişmeli taşınmaza komşu olan taşınmazlara ilişkin açılmış bulunan başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu dava dosyaları ilgili yerlerden getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 ... Orman Kanunu'nun (3116 ... Kanun)

4785 ... Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 ... Kanun) ve 5658 ... Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar (5658 ... Kanun) karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 45 nci maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarihli ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 tarihli ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 tarihli ve 7/25 E.K. ... kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 ... Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (5304 ... Kanun) 14 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal renkli (renkli fotokopi)hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.

Yapılacak araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, davalının dayandığı tapu kaydının 3116, 4785 ve 5658 ... kanunlar karşısında hukuki kıymetinin olup olmadığı tartışılmalıdır. Şayet orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde ise bu kez davalının dayandığı tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmelidir. Bu cümleden hareketle; taşınmazın bulunduğu yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları huzuru ile dava konusu taşınmazlar başında yapılacak keşifte 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 20 nci maddesi hükmü uyarınca öncelikle davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı ile zemine uygulanmalı, uygulamada tapu kaydının haritası; haritası yoksa tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri esas alınmalı; yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, kaydın sabit sınırlı sayılıp sayılmayacağı değerlendirilmeli, buna göre tapu kaydının kapsamı kesin olarak belirlenmeli, taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalması halinde orman içi açıklık vasfında olmayacağı, ancak taşınmazların tapu kaydı kapsamı dışında kalan bölümleri olması halinde bu bölümlerin orman sayılan yerlerrden olmasa bile orman içi açıklık niteliğinde olacağı düşünülmeli, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Diyarbakır ili Çüngüş ilçesi İbikkaya Köyü Mırgan mevkii 104 ada 1 parsel ... taşınmazın tapu kaydının iptali ile, kadastro bilirkişinin 05.02.2020 tarihli Ek raporunda (A) harfi ile gösterilen 72.380,50 m2 lik alanın, susuz tarla vasfıyla davacılar ..., ..., ... ve ... adına eşit hisse ile tapuya tesciline, kadastro bilirkişinin 05.02.2020 tarihli Ek raporunda (B) harfi ile gösterilen 22.687,00 m2 lik alanın susuz tarla vasfıyla davacılar ..., ..., ... ve ... adına eşit hisse ile tapuya tesciline, kadastro bilirkişinin 05.02.2020 tarihli ek raporunda (D) harfi ile gösterilen 79.875,16 m2 lik alanın bağ vasfıyla davacılar ..., ..., ... ve ... adına eşit hisse ile tapuya tesciline, kadastro bilirkişinin 05.02.2020 tarihli Ek raporunda (E) harfi ile gösterilen 86.084,99 m2 lik alanın bağ vasfıyla davacılar ..., ..., ... ve ... adına eşit hisse ile tapuya tesciline, kadastro bilirkişinin 05.02.2020 tarihli Ek raporunda (F) harfi ile gösterilen 4.456,54 m2 lik alanın bağ vasfıyla davacılar ..., ..., ... ve ... adına eşit hisse ile tapuya tesciline, kadastro bilirkişinin 05.02.2020 tarihli Ek raporunda (G) harfi ile gösterilen 111.004,13 m2'lik alanın susuz tarla vasfıyla birleşen dosya davacıları ..., ..., ..., ... adına eşit hisse ile tapuya tesciline, kadastro bilirkişinin 05.02.2020 tarihli ek raporunda (H) harfi ile gösterilen 23031,00 m2 lik alanın susuz tarla vasfıyla birleşen dosya davacıları ..., ..., ..., ... adına eşit hisse ile tapuya tesciline, kadastro bilirkişinin 05.02.2020 tarihli Ek raporunda (M) harfi ile gösterilen 16706,36 m2 lik alanın bağ vasfıyla birleşen dosya davacıları ..., ..., ..., ... adına eşit hisse ile tapuya tesciline, kadastro bilirkişinin 05.02.2020 tarihli ek raporunda (N) harfi ile gösterilen 1.097,50 m2 lik alanın susuz tarla vasfıyla birleşen dosya davacıları ..., ..., ..., ... adına eşit hisse ile tapuya tesciline, İlk Derece Mahkemesinin 2010/64 Esas ... dosyasında birleşen dosya davacıları ... ve müştereklerinin açtığı davanın reddine ilişkin kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.11.2018 tarihli ve 2018/4678 Esas, 2018/7145 Karar ... ilamı ile onanması nedeniyle birleşen dosya davacıları ... ve müşterekleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılar Orman İdaresi ve Hazine temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davalı Hazine temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının eksik incemeye dayalı olduğunu ve hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

  2. Davalı ... İdaresi temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun, 6831 ... Kanun

  1. Değerlendirme

  2. Davalı ... İdaresinin temyiz itirazları yönünden;

02.11.2011 tarihinde yürürlüğe giren 659 ... Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) 6/3 üncü maddesi uyarınca, aynı KHK'nin 5 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen usullere göre muhakemat hizmeti temin edilemeyen hallerde adli ve idari davalar ile icra takiplerini yürütmek üzere merkez ve taşra birim amirlerine, anılan KHK'nin 2/1 e maddesinde tanımlanan üst yönetici tarafından temsil yetkisi verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Dava takip yetkisinin üst yönetici tarafından müdürlük teşkilatı bulunan yerlerde orman işletme müdürüne, şeflik teşkilatı bulunan yerlerde ise orman işletme şefine devredilebilecek olup, taşra birim amirlerinin bu yetkilerinin devredilmesi ise anılan KHK tarafından öngörülmemiştir.

Eldeki dosyada mahkeme kararına karşı Orman Genel Müdürlüğünü izafeten Çermik Orman İdaresi tarafından verilen 12.08.2020 tarihli temyiz dilekçesi, çermik orman işletme şefliğinin taşra birim amiri olan orman işletme şefi tarafından değil dava takip memuru tarafından imzalanarak mahkemeye sunulduğu anlaşılmış olup, 659 ... Kanun hükmünde kararnameye göre Çermik Orman İdaresine temsile yetkisi olmayan dava takip memuru tarafından verilen 12.08.2020 tarihli temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

  1. Davalı Hazinenin dava konusu taşınmazın A, B, E ve F harfi ile gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden;

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı hazinenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün A, B, E ve F harfi ile gösterilen taşınmaz bölümleri yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir.

  1. Davalı Hazinenin dava konusu taşınmazın D, G, H, M ve N harfi ile gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Mahkemece taşınmazın D, G, H, M ve N ile gösterilen bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu ve tapu kayıtları kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki;

Dava konusu taşınmazın D harfi ile gösrterilen bölümünün hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda 1952 ve 1958 tarihli memleket haritalarında yeşil renkli alanda kaldığı belirtilmiş olup bilirkişi raporu ekinde bulunan memleket haritası incelendiğinde D harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün doğusunda bulunan geniş orman alanı ile birlikte orman sayılan yerlerden olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Hal böyle olunca D harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün evveliyatının orman sayılan yerlerden olduğu ve 4785 ... kanuna göre devletleştirmeye tabi bulunduğu ve taşınmaz bölümüne uyan 1952 tarihli ve 13 sıra numaralı tapu kaydının bu bölüm yönünden hukuki kıymetinin bulunmadığı gözetilerek D harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Yine dava konusu taşınmazın G, H, M ve N harfi ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin 1944 tarihli ve 35 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı mahkemece kabul edilmiş ise de, tapu kaydının doğu yönünü okuyan Bayraktar ..., Mecit ve Şinto Ömer'e ait taşınmazların, kuzey yönünü okuyan dere ile ... mamo, muharrem ve hamzaya ait taşınmazların, güney yönünü okuyan derenin keşifte zeminde bulunamadığı ve hükme esas alınan fen bilirkişisi raporunda da bu yönlerin krokiye aktarılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda dava konusu G, H, M ve N harfi ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin dayanılan 1944 tarihli ve 35 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalmadığı ve taşınmaz bölümlerinin 6831 ... Orman Kanunu'nun 17/2 nci maddesi hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 20.11.2012 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 16 ncı maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu ve zilyetlikle kazanılamayarak özel mülkiyete konu olmayacağı gözetilerek taşınmaz bölümleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Yukarıda (V.C.3.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Orman İdaresinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

  2. Yukarıda (V.C.3.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün dava konusu taşınmazın A, B, E ve F harfi ile gösterilen bölümleri yönünden ONANMASINA,

  3. Yukarıda (V.C.3.3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün dava konusu taşınmazın D, G, H, M ve N harfi ile gösterilen bölümleri yönünden 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecicevapkarartemyizyargılamaincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınareddinederecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim