Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2885
2024/562
6 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN: **
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR: Davanın reddine
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairemizin 16.05.2022 tarihli ve 2021/7000 Esas, 2022/4516 Karar ... ilamıyla bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sonucunda, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 302 ada 3 parsel ... 1.420,85 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, " 6831 ... Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, parsel içindeki zeytin ağaçlarının eşit hisselerle ve müştereken ... evlatları ...’ın kullanımında bulunduğu " şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 24.06.2014 tarihinde beyanlar hanesindeki kullanım şerhi çizilerek yerine " taşınmazın tamamı eylemli orman haline dönüşmüştür " şerhi yazılmıştır.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi...Mahallesi 302 ada 3 parsel ... taşınmazın eylemli orman vasfında olmayıp, kendi fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın eylemli orman olmadığının ve müvekkili olan davacının zilyetliğinde bulunduğunun tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kabulüne ve dava konusu 302 ada 3 parsel ... taşınmazın beyanlar hanesindeki " taşınmazın tamamı eylemli orman haline dönüşmüştür " şeklindeki şerhin iptali ile beyanlar hanesine, " taşınmaz davacı Hüsnü kızı ...’in zilyetliğindedir " şeklinde şerh düşülmesine ilişkin önceki karar Dairemizce, " varılan sonucun dosya kapsamına uygun olmadığı, somut olayda davacı, dava konusu taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek dava açmış ise de aşamalarda mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen kişilerin taşınmazda davacının kullanımının olup olmadığını bilmediklerini beyan ettikleri, yine mahkeme tarafından Yargıtay bozma ilamı öncesinde alınan ziraat bilirkişi raporuna ekli fotoğraflardan taşınmazın zeminin taşlık olduğunun ve üzerinde ekonomik amaca uygun kullanım bulunmadığı gibi taşınmaz üzerindeki zirai ve inşai muhdesatların tespit gününden sonra dikildiğinin ve yapıldığının anlaşılmakta olduğu, buna göre, kullanım kadastrosu tespitinin 2010 yılında yapılmış olduğu göz önüne alındığında, tespit tarihi itibariyle çekişmeli taşınmazda fiili kullanıcılığının ispat edilememesi karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsizliğine " değinilerek bozulmuş ve davacı vekilinin karar düzeltme talebinde reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; " somut olayda davacı, dava konusu taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek dava açmış ise de aşamalarda mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen kişilerin taşınmazda davacının kullanımının olup olmadığını bilmediklerini beyan ettikleri, yine mahkeme tarafından Yargıtay bozma ilamı öncesinde alınan ziraat bilirkişi raporuna ekli fotoğraflardan taşınmazın zeminin taşlık olduğunun ve üzerinde ekonomik amaca uygun kullanım bulunmadığı gibi taşınmaz üzerindeki zirai ve inşai muhdesatların tespit gününden sonra dikildiğinin ve yapıldığının anlaşılmakta olduğu, buna göre, kullanım kadastrosu tespitinin 2010 yılında yapılmış olduğu göz önüne alındığında, tespit tarihi itibariyle çekişmeli taşınmazda fiili kullanıcılığının ispat edilemediği " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, hükmüne uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:34