Yargıtay 8. HD 2022/2282 E. 2024/4506 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2282

Karar No

2024/4506

Karar Tarihi

3 Temmuz 2024

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/384 E., 2021/820 K.

ASLİ MÜDAHİL: Orman İdaresi

DAVA TARİHİ: 25.08.2016

KARAR: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1) b.1 maddesi uyarınca esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ: Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2016/413 E., 2020/62 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1988 yılında yapılan arazi kadastrosu, mahkeme kararı ile iptal edilen ve 1993 yılında yapılan Orman Kadastrosu ve 2/B çalışması, 2013 yılında yapılan 3402 Sayılı Kanun'un 22/A madde çalışması ve 2016 yılında yapılan 3402 Sayılı Kanun'un EK 5 madde çalışması bulunmakta olup, dava konusu Antalya ili Gazipaşa ilçesi ... Mahallesi, ... Mevkii 182 ada 268 parsel (Eski 3180 parsel) sayılı taşınmaz 1988 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmasında ... ve müşterekleri adına, senetsizden, 6680 m2 olarak, tarla vasfıyla tespit ve tescil edilmiştir.

  2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Antalya ili Gazipaşa ilçesi ... Köyünde bulunan 182 ada 268 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının orman sayılan yerlerden iken kadastro işlemi sırasında davalılar adına tespit gördüğünü ve kesinleşerek tapu kaydı oluştuğunu, ormanların kamu malı olması nedeniyle özel mülkiyete konu teşkil edemeyeceğini, orman alanlarının Anayasa gereği devletin hüküm ve koruması altında olduğunu, orman alanlarının üzerinde ve özel kişiler adına düzenlenen tapu kayıtlarının haksız ve dayanaksız olup yolsuz tescil olduğunu ileri sürerek 182 ada 268 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı ... cevap dilekçesi ile; dava konusu taşınmazın orman vasfında olması halinde açılan davayı kabul ettiğini, yargılama gideri ve vekalete hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir.

  2. Davalı ... cevap dilekçesi ile: dava konusu taşınmazın kadimden beri ataları tarafından tarım alanı olarak kullanılmakta iken miras ve taksim sonucu kendilerine intikal ettiğini, emek ve mesai sarf edilerek imar ve ihyasının tamamlandığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

  3. Davalılar ... 28.12.2016, ... 04.01.2017, ... ve ... 02.01.2017 tarihli cevap dilekçeleri ile; açılan davayı kabul ettiklerini, harç yargılama gideri ve vekalet ücretinin kabul beyanları nazara alınarak takdir ve tayin edilmesini savunmuştur.

  4. Davalılar İbat ve ... vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığını, yapılan kadastro tespiti ile vekil edenler adına tapunun tescilinde herhangi bir yasaya aykırılık bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

  5. Müdahil orman idaresi vekili müdahale dilekçesi ile; dava konusu yerin evveliyatının orman olan yerlerden olması sebebiyle özel mülke konu olamayacağını, devlet ormanlarının mülkiyetinin devrolunamayacağını, zamanaşımı ile mülk edinilemeyeceğini, kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamayacağını, davalı adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek müdahale talebinde bulunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; orman bilirkişi raporu ile ziraat bilirkişi raporu arasında taşınmazın niteliğinin kamu malı niteliğinde bulunup bulunmadığı hususlarında çelişkili tespitler mevcut olduğu, yapılan keşif sonucu aldırılan orman yüksek mühendisi bilirkişisi raporunda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu kanaatine varılmış ise de arazi eğiminin %50 60 arasında olduğu ve keşif esnasında yapılan tespitler, hava ve uydu fotoğrafları ile memleket haritalarına göre taşınmazın maki alanı içerisinde kaldığının tespit edildiği, bu haliyle 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1/J maddesi gereğince davaya konu taşınmazın orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan orman sayılan makilik yerlerden olduğu, ormandan zilyetlikle yer kazanılamayacağı ve mülkiyet edinilemeyeceği, Hazine’nin kadastrodan önceki nedenlere dayalı olarak ve kamu malı iddiası ile (mera, yaylak, kıyı, orman vs..) açacağı davalarda hak düşürücü sürenin de dikkate alınmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; Antalya ili Gazipaşa ilçesi ... Mahallesi ... Mevkii 182 ada 268 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile hazine adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davaya yönelik cevaplara ve raporlara karşı yapılan itirazlara yer verilmediğini, kararın adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, yapılan keşif ve bu keşif neticesinde düzenlenen orman bilirkişisinin raporunu bir yandan kararına dayanak yaparken bir yandan da adeta yok saydığını, orman bilirkişi tarafından taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu yönünde görüş bildirilmesine karşın, ziraat bilirkişi raporu ile çelişkili olduğundan bahisle orman bilirkişisinin görüşüne itibar edilmediği bildirilir iken, bunun hangi bilimsel gerçeğe dayandırıldığının açıklanmadığı gibi raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden özellikle ziraat bilirkişi raporunun hükme dayanak yapılmasının da isabetsiz olduğunu, kadastro tespiti ve tapulama tutanaklarının irdelenmediğini, eksik incelemeye dayalı bir karar verildiğini, orman ve ziraat bilirkişisi raporlarına karşı yapılan itirazlar yönünden de tahkikatın genişletilmediğini, bu itirazlarının doyurucu bir şekilde giderilmediğini, hak düşürücü sürenin dikkate alınmayacağına dair mahkeme tespitinin yerinde olmadığını, davacı idarenin 05.05.2016 tarihinde yapılan orman kadastro tespitine itiraz dahi etmeyerek 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra kadastro öncesi orman iddiası ile açtığı davanın dinlenilmesinin Kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; öncesi 3180 parsel sayılı taşınmaz olan çekişmeli 182 ada 268 parsel sayılı taşınmazın kadastro sonucu 30.03.1993 tarihinde davalılar ... ve müşterekleri adına tespit ve tescil edildiği, uygulama kadastrosu sonucu parsel numarasının değiştiği, orman, ziraat, harita mühendisi fen bilirkişiden ayrı ayrı alınan raporlarda yapılan tespitlere göre çekişmeli taşınmazda 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) uyarınca orman tahdidi yapılmadığı, 1993 yılında ilk kez 6831 sayılı Kanun uyarınca orman sınırlama çalışması ve bu kanunun 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) Kanun ile değişik 2/B madde uygulamasının yapıldığı, bu çalışmanın da Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/199 Esas ve 2008/135 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile iptaline karar verildiği, daha sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 5 inci maddesi uyarınca çalışma yapılarak 05.05.2016 tarihinde kesinleştiği ve bu çalışmalarda çekişmeli taşınmaz orman sınırları dışında kalmakta ise de Hazinenin eldeki davasının bu kadastro işlemine itiraz niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazın 1953 tarihli hava fotoğrafı ve 1963 tarihli memleket haritasında maki sahası içinde kaldığı, 5653 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddelerin Eklenmesine Dair Kanun (5653 sayılı Kanun)

ile makiliklerin orman sayılmayacağı bildirilmekte ise de 6831 sayılı Kanun'un 1/J maddesi ile toprak muhafaza karakteri taşıyan makiliklerin orman sayılacağının düzenlendiği, bilimsel olarak eğimin %12'yi geçtiği yerlerin muhafaza karakteri taşıdığının kabul edildiği, çekişmeli taşınmazın eğiminin %60 70 olarak ölçüldüğü, tarıma müsait olmayan taşlık makilik arazi olduğu ve erozyon riski taşıdığı, diğer tespitlerin yanında potansiyel erozyon riski taşıyan bu alanın orman sayılan yerlerden olduğu, ormancı bilirkişi raporunun sonuç bölümünde taşınmazın 2/B şartlarını taşıdığından bahsedilmiş ise de bölgede bu konuda yapılmış bir çalışma olmadığı, mahkemenin kabulünün dosya kapsamıyla uyumlu olduğu ve kamu malı orman iddiası ile açılacak davalarda 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanma olanağının bulunmadığı, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1) b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf incelemesinde 05.04.2017 tarihli davanın reddi istemini içerir cevaplarından ve beyanlarından bahsedilmediğini, yine 16.09.2019 tarihli bilirkişi raporlarına karşı dosyaya sunulan beyan ve itirazlar yönünden bu beyanlara neden itibar edilmediğine dair hiçbir irdeleme bulunmadığını, davaya yönelik cevaplara yer verilmemiş olmasının neticesi itibarıyla adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, yapılan keşif ve bu keşif neticesinde düzenlenen orman bilirkişi raporunun bir yandan karara dayanak yapılırken bir yandan da yok sayıldığını, orman bilirkişi tarafından taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu yönünde görüş bildirilmesine karşın, ziraat bilirkişi raporu ile çelişkili olduğundan bahisle orman bilirkişisinin görüşüne itibar edilmemişken, bunun hangi bilimsel gerçeğe dayandırıldığının açıklanmadığı gibi, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden özellikle ziraat bilirkişi raporunun hükme dayanak yapılmasının isabetsiz olduğunu, kadastro tespiti ve tapulama tutanaklarının irdelenmediğini ve neden itibar edilmediğinin de kararda tartışılamayarak eksik incelemeye dayalı bir karar verildiğini, orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda yapılan değerlendirmeler ve raporun sonuç kısmında özetle, dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini ilim ve fen bakımından tam olarak kaybetmiş olduğu, 6495 sayılı Devlet Memurluğuna Geçiş Kanunu (6495 sayılı Kanun) kapsamında yapılmış kadastro çalışmalarında "orman sayılmayan alanlar" içerisinde kaldığı, ayrıca 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi şartlarını taşıdığı nedeniyle, "orman sayılmayan yerlerden olduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirildiğini, dava konusu taşınmazın halihazırda ve fiilen orman vasfında olmadığını, raporda, taşınmazın orman vasfından 2/B maddesi şartlarını taşıyan bir taşınmaza dönüştüğü değil; daha evvelinde de orman olmayan, tarım arazisi olarak kullanılan bir yerin maki yayılmasına maruz kalmakla 2/B maddesi şartlarını taşıyan bir taşınmaz görünümü aldığının raporda ifade edildiğini, bu teknik değerlendirmelerin gerek İlk Derece Mahkemesi gerekse istinaf incelemesi yapan daire tarafından nazara alınmaması aksi yönde kabule ulaşılmasının ise hangi tartışmasız kanıta dayandırıldığının kararlarında yer almadığını, 05.05.2016 tarihinde 3402 sayılı Kanun'un Ek 5 maddesi gereğince yapılan Orman Kadastrosu neticesinde de dava konusu taşınmazın yine orman sınırları dışında bırakıldığını, bu tespite davacı tarafından itiraz edilmediği halde huzurdaki davanın açılmış olmasının, kesinleşen tespitte de orman sınırları dışında kalan taşınmazın tapusunun iptaline yönelik kararın isabetsizliğini gösterdiğini, 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu ileri sürerek ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 Sayılı Orman Kanunu

  1. Değerlendirme

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

292,10 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:13:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim