Yargıtay 8. HD 2021/11924 E. 2024/417 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/11924

Karar No

2024/417

Karar Tarihi

31 Ocak 2024

MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2018/14 E., 2020/1 K.

KARAR: Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davacı ...' in davasının reddine, diğer davacıların davalarının kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " dava konusu taşınmazların Çınarlıgöl tapu kapsamında kalmadıkları ve miktar fazlasıda olmadıkları belirlenerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacılar lehine oluştuğu gerekçesi ile hüküm kurulmuşsa da, hükme dayanak orman bilirkişi raporunda eski 561 yeni 105 ada 71, eski 562 yeni 105 ada 72, eksi 563 yeni 105 ada 73, eski 564 yeni 105 ada 36 ve eski 575 yeni 105 ada 60 parsellerin (A) kısımlarının orman ve orman toprağı sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş olup, yine çekişmeli 565 nolu parselin tamamı (B= 8180,00 m2) 571 nolu taşınmazın tamamı (B ile işaretli 1287,00 m2), 572 nolu taşınmazın tamamı (B ile işaretli 1154,00 m2), 573 nolu taşınmazın tamamı (B ile işaretli 1204,00 m2) ile 558 nolu taşınmazın (B2) ile işaretli 870,71 m2'lik kısmının, 559 nolu taşınmazın (B2) ile işaretli 858,17 m2'lik kısmının, (B3) ile işaretli 53,55 m2'lik kısmının, 560 nolu taşınmazın (B2) ile işaretli 868,89 m2 lik kısmının, (B3) ile işaretli 195,41 m2'lik kısmının 561 nolu taşınmazın (B2) ile işaretli 585,39 m2'lik kısmının, (B3) ile işaretli 315,53 m2'lik kısmının, 562 nolu taşınmazın (B2) ile işaretli 396,78 m2'lik kısmının, (B3) ile işaretli 386,46 m2'lik kısmının, 563 nolu taşınmazın (B2) ile işaretli 2000,96 m2'lik kısmının, (B3) ile işaretli 573,23 m2'lik kısmının, 564 nolu taşınmazın (B) ile işaretli 4385,07 m2'lik kısmının, 566 nolu taşınmazın (B2) ile işaretli 3225,24 m2'lik kısmının, 567 nolu taşınmazın (B2) ile işaretli 454,64 m2'lik kısmının, 568 nolu taşınmazın (B2) ile işaretli 1532,58 m2'lik kısmının, 569 nolu taşınmazın (B2) ile işaretli 1196,99 m2'lik kısmının, 570 nolu taşınmazın (B2) ile işaretli 37,33 m2'lik kısmının, 574 nolu taşınmazın (B2) ile işaretli 249,40 m2'lik kısmının, 575 nolu taşınmazın (B1) ile işaretli 4007,97 m2'lik kısmının, 585 nolu taşınmazın (B2) ile işaretli 3291,21 m2'lik kısmının, 806 nolu taşınmazın (B2) ile işaretli 1456,36 m2'lik kısmının fiilen orman ve orman toprağı sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği, ayrıca orman bilirkişi raporu ekindeki 1954 tarihli hava fotoğrafıda incelendiğinde dava konusu taşınmazların büyük bir bölümünün koyu renkli oldukları görülmekte olup bu kısımların orman olup olmadıkları açıklığa kavuşturulmadığı gibi, raporların aksine kişiler lehine tescil hükmü kurulmasının da bilimsel dayanaktan yoksun olduğu, yine dava kadastro tespitine itiraz davası olmakla birlikte, yargılama sırasında 2006 yılında orman kadastro çalışmaları yapılmış olduğundan bu davanın aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına da dönüştüğü açıklanarak, Orman İdaresinin davaya dahil edilmesi ve usulüne uygun orman araştırması yapıldıktan sonra, taşınmazların orman olmadığının tespit edilmesi halinde usulüne uygun zilyetlik araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi " gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " davacı ...'in davası yönünden, davacı ...'in mahkemenin 1977/9 Esas ve 1977/12 Karar sayılı 562 nolu parsele ait dosyası içerisinde yer alan 10.12.1970 tarihli zabıttaki " Babam ile amcam 50 sene evvel taksim yaptılar. Taksimde Lala Köyündeki araziler amcama ve adadaki araziler babama isabet etti, fakat sonradan adadaki araziler izaleyi şuyu yapıldı. " şeklindeki beyanı, mahkemenin 05.08.1982 tarihli ve 1977/23 Esas, 1982/14 Karar sayılı dosyası içerisinde yer alan 12.09.1981 tarihli keşif zaptında yer alan mahalli bilirkişilerin beyanları, davacılar ... ve ... tarafından dosyaya sunulan vergi kayıtları, Sinop il Özel İdaresine yazılan müzekkereye 29.12.1989 tarihinde verilen cevapta, 500 hektarlık yerin ...'e ait olduğunun belirtilmesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı ...'in dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davasının reddine; dava konusu taşınmazlarda yapılan keşif, mahalli bilirkişi beyanları, hava fotoğrafları, memleket ve amenajman planları, toplanan deliller, mahallinde yapılan keşif sonucunda alınan fen, orman ve ziraat bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu 558, 559, 560, 565, 566, 567, 568, 569, 570, 571, 572, 573, 574, 585 ve 806 nolu taşınmazların tamamı ile 561, 562 ve 563 nolu taşınmazların (B1), (B2) ve (C) ile işaretli, 564 nolu taşınmazın (B) ile işaretli, 575 nolu taşınmazın (B) ve (C) ile işaretli kısımlarının öncesinin memleket haritasında ve hava fotoğraflarında orman vasfındaki yerlerden olmadığı, fotogrametri bilirkişisi tarafından 1956 ve 1990 tarihli hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi sonucu hazırlanan raporda, 1956 tarihinden 1990 tarihine kadar tarım arazisi olarak kullanıldığının bildirildiği, ziraat bilirkişisinin raporunda ise en az 50 60 yıl öncesinden zilyetliğin bulunduğunun belirtildiği, dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanıkların, taşınmazların kök muris ... tarafından kullanılırken vefatıyla mirasçılarına kaldığını, mirasçılarının da yaklaşık 100 yıldır taşınmazlar üzerinde zilyetliklerinin bulunduğunu ifade ettikleri, buna göre, dava konusu 558, 559, 560, 565, 566, 567, 568, 569, 570, 571, 572, 573, 574, 585 ve 806 nolu taşınmazların tamamı ile 561,562 ve 563 nolu taşınmazların (B1), (B2) ve (C) ile işaretli, 564 nolu taşınmazın B ile işaretli, 575 nolu taşınmazın B ve C ile işaretli kısımlarında kök muris ... mirasçıları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davacılar Nail ve ... ile asli müdahillerin bu kısımlara yönelik davalarının kabulüne, 561, 562, 563, 564 ve 575 nolu taşınmazların (A) ile işaretli kısımlarının ise, en eski tarihli memleket haritasında ve dayanağı hava fotoğrafına göre öncesinin orman sayılan alanlardan olduğunun anlaşıldığı ve orman alanlarının zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gerekçesiyle, bu kısımlara ilişkin davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

  1. Davalı Hazine vekilinin 585 parsel dışında kalan tüm parsellere ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı tarafın dayandığı Çınarlıgöl 1326 tarih 46 sıra numaralı 10 dönüm miktarlı (geldisi Mart 316 tarih 93 sıra nolu kayıt) tapu kaydının, şarken: Halilbey, garben: Mehmed Tarlası, şimalen : orman ve cenuben: dere sınırlarını ihtiva ettiği, dere ve orman sınırları nedeniyle gayri sabit sınırlı olup miktarıyla geçerli olduğu ve kadastro sırasında miktarı itibariyle dava dışı 576 (2.400 m2 yüzölçümlü), 577 (5.620 m2 yüzölçümlü) ve 578 (2.278 m2 yüzölçümlü) parsellere revizyon gördüğü, dava konusu taşınmazlardan 572, 573, 574 ve 575 parsellerin tarla vasfıyla, diğer parsellerin ise orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmesinden sonra, itiraz üzerine Komisyonca orman olarak tespiti yapılan taşınmazlarında tarla vasfıyla Hazine adına tespitine karar verildiği ve söz konusu tapu kaydının yüzölçümünün artırılması (mesaha tashihi) istemiyle Hazine ve Orman İdaresi aleyhine tapu kayıt malikleri / mirasçıları tarafından açılan davanın, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1959/49 Esas, 1967/369 Karar sayılı kararıyla reddedilerek kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Yerleşik yargısal içtihatlara göre, bir kayıt sahibinin lehine delil olabileceği gibi, aleyhine de delil teşkil edebilecektir. Yukarıda da açıklandığı üzere, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının kuzey (şimal) hududu orman okumakta olup, eylemli olarak ta taşınmazların kuzeyinde orman bulunduğu anlaşılmaktadır. Orman sınırı, değişmeye ve genişletilmeye elverişli sınırlardan olduğundan, tapu kaydının miktarıyla geçerli olduğunun ve miktar fazlasının sınırda yer alan ormandan kazanıldığının kabulü zorunludur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu' nun 27.01.1993 tarihli ve 1992/16 676 Esas, 1993/16 Karar sayılı; 14.02.1996 tarihli ve 1995/8 1023 Esas, 1996/75 Karar sayılı vb kararları) Zaten taraflar arasında Asliye Hukuk Mahkemesinin 1959/49 Esas, 1967/369 Karar sayılı dava dosyasıyla görülen mesaha tashihi istemine ilişkin dava da tapu kaydının bir sınırının orman okuması nedeniyle reddedilmiştir.

Bu durum karşısında; İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının sınırları itibariyle miktarıyla geçerli olduğu ve tapu maliklerine, tapu kayıt miktarının dava dışı 576 (2.400 m2 yüzölçümlü), 577 (5.620 m2 yüzölçümlü) ve 578 (2.278 m2 yüzölçümlü) parsellerden verilmiş olduğu, dayanılan kaydın kuzey sınırının orman okuması ve çekişmeli taşınmazların kuzeyinde eylemli olarak ta orman bulunduğunun anlaşılmış olması nedeniyle, kayıt miktar fazlasının orman açıldığının kabulü ile zilyetlik yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığı gözetilerek, davanın reddine ve taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

  1. Davalı Hazine vekilinin, dava konusu 585 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Davacı tarafça, Oyluk mevkii 1326 tarih 47 sıra nolu 37600 m2 miktarlı (geldisi Mart 314 tarih 94 sıra nolu kayıt) tapu kaydına dayanılarak, söz konusu tapu kaydın sabit sınırlı olduğu iddiasıyla dava açılmış olup İlk Derece Mahkemesince, taşınmaz üzerinde davacılar lehine, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

Şöyle ki; dayanılan tapu kaydı, şarken ve garben: Halil Bey, şimalen: dere ve cenuben: tarik sınırlarını ihtiva etmekte olup, sınırlarında okunan " dere " ve " tarik " sınırları isimli yerler olmadığından, tapu kaydının bu sınırları itibariyle gayri sabit sınırlı ve bu nedenle miktarıyla geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.

Dosya kapsamına göre, söz konusu tapu kaydı evvelinde 10 dönüm miktarlı iken Asliye Hukuk Mahkemesinin 1959/49 Esas, 1967/369 Karar sayılı dava dosyasıyla görülen ve Hazinenin ve Orman İdaresinin de taraf olduğu mesaha tashihi istemine ilişkin dava neticesinde miktarının 37200 m2 olarak artırıldığı ve kadastro sırasında miktarı itibariyle dava dışı 587 (10.987 m2 yüzölçümlü), 589 (1.650 m2 yüzölçümlü), 590 (12.860 m2 yüzölçümlü), 591 (6.701 m2 yüzölçümlü) ve 592 (6.600 m2 yüzölçümlü) parsellere revizyon gördüğü, dava konusu 585 parselin ise kayıt miktar fazlası olarak Hazine adına tarla vasfıyla tespit edildiği anlaşılmaktadır.

Buna göre; söz konusu tapu kaydına dayalı olarak, kayıt malikleri miktarından fazla (toplam 38.798 m2) yer tespit ve tescil edilmiş olduğundan, davacı tarafın bu kayda dayalı olarak taşınmaz edinebilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, dava konusu 585 parsel yönünden uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmekte olup, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında mahallinde yapılan keşif neticesi düzenlenen 28.11.2019 tarihli ziraatçi bilirkişi raporuna göre, taşınmaz üzerinde her hangi bir kullanımın bulunmadığı ve 25.11.2019 tarihli orman bilirkişisi raporuna göre de, taşınmazın tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davacıların dayandıkları tapu kaydının gayri sabit sınırlı olup, miktarıyla geçerli olduğu, kadastro sırasında söz konusu kaydın miktarından fazla olarak dava dışı taşınmazlara revizyon gördüğü, bu nedenle davacıların bu tapu kaydına dayalı olarak taşınmaz edinmelerinin mümkün bulunmadığı ve dava konusu taşınmaz üzerinde davacıların ekonomik amaca uygun her hangi bir kullanımlarının bulunmadığı ve bu nedenle davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Taraflarca 1086 sayılı Kanunun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

31.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kısmendavanınreddinebozulmasınakabulüne

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim