Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/5358
2024/407
31 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan kesinleşen orman kadastrosu tespitine dayalı tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davasında yapılan yargılama sonunda Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Konya ili Meram ilçesi Dere Mahallesi, 2562 (28.100 m2) ve 2565 (13.900 m2) parsel ... taşınmazların bulunduğu yörede 6831 ... Orman Kanunu (6831 ... Kanun) hükümlerine göre yapılıp 2005 yılında ilân edilip 20.06.2006 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmaları vardır. Tapulama çalışmaları ise 07.12.1953 06.01.1954 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiş olup, taşınmazların tarla vasfıyla dava dışı Halil Elverir adına tespitlerinin yapıldığı, taşınmazların davalı tarafından 03.05.2007 tarihinde satış yoluyla edinildiği ve halen adına kayıtlı oldukları anlaşılmıştır.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde, Konya ili Meram ilçesi Dere Mahallesinde 6831 ... Kanuna göre 53 no.lu Orman Kadastro Komisyonu tarafından orman kadastrosu yapıldığını, 19.09.2005 tarihinde askı ilana çıkarıldığını, 6 aylık askı ilanı içerisinde itiraz olmadığından kesinleştiğini, bu kadastroya göre orman olarak tespit edilen alanda kalan dava konusu 2562 ve 2565 parsel ... taşınmazların maliki tarafından 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde herhangi bir dava açılmadığını belirterek davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescilini ve el atmanın önlenmesini istemiş, davalı davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, ikinci kadastro niteliğinde olan orman kadastrosuna değer verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından orman kadastrosunu ikinci kadastro olarak değerlendirmesinin isabetsiz olduğu, hesaplanan vekalet ücretinin hakkaniyete aykırı olduğu belirtilerek istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2020 tarih ve 2020/605 Esas 2020/685 Karar ... kararıyla, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi tarafından, 6831 ... Orman Kanunu hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun ikinci kadastro niteliğinde olması ve bu sebeple mükerrer kadastro nedeniyle davanın reddinde hukuki isabet bulunmadığı belirtilerek temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; Orman Kanunu’nun özel kanun olması, arazi kadastrosunun yapılış yöntemi ve kadastro ekibinin oluşumu, orman kadastrosunun özel ve teknik bilgi gerektirmesi, orman kanunlardaki “orman kadastrosu orman kadastrosu komisyonları tarafından yapılır” şeklindeki kesin düzenleme karşısında, orman kadastrosunun ikinci kadastro olduğunu söylemek mümkün değildir. Nitekim; Hukuk Genel Kurulunun 06.12.2022 tarihli ve 2020/(20)8 450 Esas ve 2022/1670 Karar ... kararı ve Hukuk Genel Kurulunun 22.06.2021 tarihli ve 2017/(20)8 1126 Esas ve 2021/800 Karar ... kararında da aynı ilke benimsenmiştir.
Dava konusu yerde arazi kadastrosu 766 ... Tapulama Kanunu (766 ... Kanun) hükümlerine göre yapılmış, 07.12.1953 06.01.1954 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir. Orman kadastro tespitine ilişkin askı ilanı 19.09.2005 tarihinde yapılmış, 6831 ... Kanun'un 11 nci maddesinde belirtilen bir aylık itiraz süresi 19.04.2012 tarihli ve 6292 ... Kanunla yapılan değişiklik öncesinde altı ay olmakla 20.03.2006 tarihinde kesinleşmiştir. Bu tarihlerde 6831 ... Kanun'un 4999 ... Kanun'la değişik hükümleri yürürlüktedir. Buna göre; dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda 2006 yılında kesinleşen orman kadastrosunun 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosuna karşı ikinci kadastro kabul edilemeyeceğinden işin esasına girilmelidir. Mahkemece işin esasına girilmesi, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delillerinin toplanarak değerlendirilmesi, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği halde, hatalı şekilde ikinci kadastro niteliğinde olan orman kadastrosuna değer verilemeyeceği gerekçe gösterilerek davanın reddedilmesi yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
O halde; Mahkemece dava konusu taşınmazın geldisi, gittisi ile birlikte tapu kayıtları, kadastro tutanakları ile komşu parsel tutanakları getirtilerek taşınmazın itirazsız kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınmalı; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ile yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ile taşınmazın tespitine esas toprak tevzii tapusu ilgili yerlerden dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ile yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları aracılığıyla keşif yapılmalı, keşifte evvela dava konusu taşınmazın toprak tevzii tapusu kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, bundan sonra orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmeli, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 ... Kanun'lar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal renkli (renkli fotokopi)hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 ... Orman Kanunu'nun 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmeli, oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:00