Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/5418

Karar No

2024/382

Karar Tarihi

30 Ocak 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vd. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümlerine göre 1943 yılında başlanıp 05.09.1946 tarihinde Resmi Gazete'de ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1963 yılında yapılıp 1968 yılında ilan edilen genel arazi kadastrosu vardır.

Davacı ... İdaresi vekili, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/172 Esas sayılı dosyasında; 262 parselin 1635, 1636, 1637 ve 1638 nolu parsellere ifraz edildiği ve kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiğini belirterek, dava konusu Antalya ili Kepez ilçesi Kızıllı Köyünde bulunan 1637 parselin orman sınırları içerisinde kalan kısımlarının tapu kaydının iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile, Antalya ili Kepez ilçesi Kızıllı Mahallesi 1637 parselde bulunan davalılara ait tapu kaydının iptali ile tapunun orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davalı ... vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ... ve davalı ... vd. vekili Avukat ... tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine dair verilen karar davalı ... vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ... ve davalı ... vd. vekili Avukat ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince 1946 yılında yapılan orman tahdidinde kesinleşmiş orman sınırları içerisinde yer alan dava konusu taşınmazın özel mülkiyete tabi olamayacağı, zaman aşımı ya da diğer nedenlerle iktisat edilemeyeceği, bu sebeple orman tahdit çalışmasından sonra verilen tapuya itibar edilemeyeceği gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüş ve dosya kapsamına uygun olmayan şekilde karar verilmiştir. Şöyle ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı içtihadında, 3116 sayılı Kanun'un 5653 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddelerin Eklenmesine Dair Kanun'la (5653 Sayılı Kanun) değişik 1/e maddesine göre çıkarılan “Makilik ve Orman Sahalarının Birleştiği Yerlerde Orman Sınırlarının Tespitine Ait Yönetmelik” ile bu Yönetmelik uyarınca kurulan maki komisyonlarının yasal olduğu ve yaptıkları işlemlerin de geçerli olduğu kabul edilmiş ve söz konusu komisyonlar tarafından makilik alan olarak belirlenen taşınmazlar hakkında özel kanunlar gereğince oluşturulan tapular da yasal prosedüre uygun ve geçerli olduğundan bu tapulara değer verileceği hüküm altına alınmıştır. Yine, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 30.04.2010 tarihli ve 2004/1 Esas, 2010/1 Karar sayılı içtihadında da, maki komisyonlarınca 5653 sayılı Kanun'a göre yapılarak kesinleşen ve özel kanunlar gereğince tapu kaydı oluşan taşınmazlar hakkında 1993/5 Esas ve 1996/1 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararının uygulanmasına devam olunacağı ifade edilmiştir.

Somut olayda; dosya kapsamına ve uzman bilirkişiler tarafından kesinleşmiş orman tahdit ve maki tefrik haritalarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın tamamının 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdidinde orman tahdit hattı içinde kaldığı, 5653 sayılı Kanun gereğince makilik saha olarak tefriki yapılıp maki tutanağı düzenlenerek haritaya geçirildikten sonra 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 sayılı Kanun) gereğince Toprak Tevzii Komisyonunca tevzii edilerek gerçek kişi adına 1955 tarihli ve 885 numaralı tapu kaydı oluşturulduğu ve taşınmazın bu tapu kaydına dayalı olarak 1963 yılında arazi kadastrosu sonucu 262 parsel nosu ile tapu maliki adına tespit edildiği ve sonrasında tapuya tescil edildiği, daha sonra 262 parselden ifrazen oluşan davaya konu 1637 nolu parselin satışlarla davalılara geçtiği, yörede 2018 yılında yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesi gereği yüzölçüm ve cins değişikliği çalışmalarında 29806 ada 36 parsel nosunu aldığı anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın tamamının tevzi tapusu kapsamında kaldığı ve maki komisyonunca 5653 sayılı Kanun'a göre belirlenip 4753 sayılı Kanun gereğince tapuya bağlandığı sabit olduğundan, tapuya güven ilkesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı içtihadı uyarınca davanın reddi gerekirken, aksi düşünceyle yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve Kanun'a aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. ... ve davalı ... vd vekili Av. ...'ın temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Taraflarca 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

incelenenkararın

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim