Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/4643

Karar No

2024/356

Karar Tarihi

30 Ocak 2024

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

KARAR: Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü

K A R A R

Davacılar, 08.06.2010 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri ... Köyü Çayek mevkiinde bulunan toplam 2 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek TMK'nın 713 üncü maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir.

Mahkemece, dava konusu taşınmazın kadastro tespiti sırasında tescil harici bırakıldığı ve tapuya kayıtlı olmayan bir taşınmaz olduğu, bölgede kadastro çalışmalarının 1987 yılında kesinleştiği, mülkiyetin kazanılabilmesi için bu tarih üzerinden geçmesi gereken 20 yıllık sürenin dava tarihinde dolmuş olduğu, taşınmazın davacılar tarafından 20 yılı aşkın süredir kesintisiz ve davasız olarak bağ ve tarla olarak kullanıldığı ve davacılara babalarının mirasından yapılan taksim sonucu kaldığı, öncesinde babaları tarafından uzun yıllar kullanıldığı, babalarına da dedelerinden kaldığı, taşınmazın bir kısmının orman olduğu, diğer kısmının ise özel mülkiyete elverişli kültürel tarım arazisi niteliğinde olduğu, gerekçesi ile davacıların davasının kısmen kabulüne, Diyarbakır ili Dicle ilçesi ... Köyü Çayek mevkiinde bulunan ve fen bilirkişisinin 11.04.2012 tarihli raporuna ekli krokisinde 1/B olarak gösterilen etrafı tapulama harici taşınmazlarla çevrili 21.630,13 m² taşınmazın davacılar adına 1/2 paylı olarak tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişisinin 11.04.2012 tarihli raporuna ekli krokisinde “2” numara olarak gösterilen etrafı tapulama harici taşınmazlarla çevrili 2.845 m² taşınmazın davacılar adına 1/2 paylı olarak bağ vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.03.2013 tarihli ve 2012/13001 Esas, 2013/2482 Karar ... kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.

Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.03.2013 tarihli, 2012/13001 Esas 2013/2482 Karar ... bozma kararında özetle; " yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm için yeterli bulunmadığı, hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunun taşınmazların niteliğini belirlemede yetersiz olup, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamayacağı, keşifte zilyetlik tanıkları da dinlenilmediği, mahallî bilirkişi beyanları yeterli görüldüğü açıklanarak, mahkemece, öncelikle yöreye ait en eski tarihli ve 20 yıl önceye ait memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte usulüne uygun orman araştırması, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması" gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, dava konusu taşınmazın kadastro tespiti sırasında tescil harici bırakıldığı, bölgede kadastro çalışmalarının 1987 yılında kesinleştiği, mülkiyetin kazanılabilmesi için bu tarih üzerinden geçmesi gereken 20 yıllık sürenin dava tarihinde dolmuş olduğu, taşınmazın davacılar tarafından 20 yılı aşkın süredir kesintisiz ve davasız olarak bağ ve tarla olarak kullanıldığı ve davacılara babalarının mirasından yapılan taksim sonucu kaldığı, öncesinde babaları tarafından uzun yıllar kullanıldığı, babalarına da dedelerinden kaldığı, taşınmazın bir kısmının orman olduğu, diğer kısmının ise özel mülkiyete elverişli kültürel tarım arazisi niteliğinde olduğu, önceki hükümden farklı olarak sadece ekli krokide 1/B olarak gösterilen yerin tescilinin gerektiği yönünde kanaat oluştuğu, "2" numara olarak gözüken yerde tarımsal faaliyet yapıldığına ilişkin tespit yapılamadığından, anılan yerin Yargıtay ilamında belirtilen "orman içi açıklık" olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; Diyarbakır ili Dicle ilçesi ... Köyü Çayek Mevkiinde bulunan ve fen bilirkişisinin 11.04.2012 tarihli raporuna ekli krokide 1/B olarak gösterilen 21.630,13 m²'lik taşınmazın, davacılar adına ayrı ayrı 1/2'şer pay ile tarla vasfında taşınmaz olarak tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, TMK'nın 713 üncü maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tescili istemine ilişkindir.

Hemen belirtmek gerekir ki, bozmaya uyulmakla tarafların leh ve aleyhine usuli kazanılmış hak doğar. Ayrıca, mahkemece bozma kapsamı çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurma yükümlülüğü ortaya çıkar. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.

Şöyle ki, bozma ilamında ayrıntılı şekilde açıklanmasına rağmen, keşifte zilyetlik tanıkları dinlenmemiş, komşu taşınmazların tutanak ve dayanaklarının getirtilip uygulanmamış, bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdiğini araştırılmamış, bunun yanı sıra bozma sonrası yapılan keşfe iştirak eden orman mühendisi bilirkişi tarafından sadece 1951 tarihli memleket haritası üzerinde (Net Cad veya benzeri programlar kullanılmaksızın) dava konusu taşınmazların konumu el ile çizilerek gösterilmiş, taşınmazların hava fotoğraflarındaki konumları yönünden ise iki ayrı tarihte, keşfe iştirak etmeyen harita mühendisi bilirkişiler tarafından inceleme yapılmıştır.Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporları taşınmazların niteliğini belirlemede yetersiz olup, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, dava konusu taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ile davalı iseler dava dosyaları ile kadastro çalışma paftaları; dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri de gösterecek şekilde memleket haritaları ve bu haritaların dayanağı en eski tarihli ve dava tarihinden 15 20 yıl öncesi farklı dönemlere ilişkin hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğünden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalı, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, üç ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Yapılacak keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 ... Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 ... Orman Kanunu'nun 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.

Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece, belirtilen hususlar gözardı edilerek, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 ... HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kısmenkabulünedavanınreddine

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim