Yargıtay 8. HD 2023/3902 E. 2024/3024 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3902

Karar No

2024/3024

Karar Tarihi

7 Mayıs 2024

MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2023/8 E., 2023/6 K.

KARAR: Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım müdahillerden ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, Gördes ilçesi ... Mahallesi 492 ada 1 ilâ 4 parsel sayılı, sırasıyla 4.734,91 m2, 8.483,75 m2, 4.139,14 m2 ve 21.333,62 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, 06.10.1987 tarihli ve 2 sıra nolu tapu kaydı uygulanmak suretiyle tarla niteliğiyle, 491 ada 2 ve 491 ada 3 parsel sayılı sırasıyla 33.844,36 m2 ve 4.139,14 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise belgesizden tarla niteliğiyle Gördes Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/89 Esas sayılı dosyasında dava konusu olduğundan sözedilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.

Salihli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/89 Esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından Gördes ilçesi ... Mahallesi Şapçıpınar Mevkiinde doğusu: çamlık, batısı: ... Köyü mezrası, kuzeyi: Kepez çamları, güneyi: Gördes Oğulduruk Köyü yolu ile çevrili olan taşınmazı bir bütün olarak ... 'tan 1983 yılı içerisinde satın aldığını cilt no:96, sahife no:30, sıra no:2'de kayıtlı olan tapulu kısmını 1987 yılında devrettiğini, tapulu olan kısımla birlikte toplam 100 dönüm civarındaki taşınmazın adına tescili istemiyle Hazine, Orman İdaresi ve ... aleyhine açılmış olan tescil davasına ... bir kısım taşınmazların kendisine ait olduğu iddiasıyla harçlı katılmış, taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendikten sonra dava dosyası kadastro mahkemesine devredilmiştir.

Davacı ... tarafından 07.05.2008 tarihli dava dilekçesiyle, davalılar ... ve arkadaşları adına tapuda kayıtlı 492 ada 19 parsel sayılı taşınmazın da mahkemenin 2004/89 Esas sayılı dosyasında dava ettiği yerlerden olduğu iddiasıyla açtığı davada, Asliye Hukuk Mahkemesince, adı geçen parselin kadastro mahkemesinde davalı olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Dava dosyası Kadastro Mahkemesinde 2012/7 Esas numarasını almıştır.

Davalar birleştirilerek yapılan yargılama devam ederken ... Çekim mirasçıları ... Çekim ve arkadaşları 10.08.2012 havale tarihli dilekçe ile davaya katılma ve tescil talebinde bulunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, birleşen 2012/7 Esas sayılı dosyası yönünden Manisa ili Gördes ilçesi Nakıpağa Mahallesinde bulunan 492 ada 19 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, bu taşınmaz dahili davalılar adına zaten tapuda kayıtlı bulunduğundan tescil konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 491 ada 2 nolu taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptali ile maliye hazinesi adına 2/B vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, 491 ada 3 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile davacı ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 492 ada 1, 3 ve 4 nolu parsellerin kadastro tespiti gibi davacı ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 492 ada 2 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine, Orman İdaresi, müdahil ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.06.2016 tarihli ve 2015/2968 Esas, 2016/7496 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.

Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.06.2016 tarihli ve 2015/2968 Esas, 2016/7496 Karar sayılı bozma kararında özetle; "Mahkemece müdahillerin davası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin isabetsiz olduğu gibi, diğer yönlerden yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın da karar vermek için yeterli olmadığı belirtilerek, dayanılan tüm tapu kayıtlarının tedavülleriyle getirtilerek kapsamının belirlenmesi; yöredeki tüm tahdit evrakları ile birlikte en eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğrafları getirtilerek çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi; orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde mera araştırması yapılması ve mera niteliğinde olmadığı belirlenmesi halinde ise kişiler yararına zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılarak, 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi uyarınca gerçek hak sahibinin belirlenmesi” gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma kararlarına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne; çekişmeli 491 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla müdahil ... Çekim mirasçıları adına, 492 ada 3 sayılı parselin (A) harfiyle gösterilen 9.137,60 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tarla vasfıyla müdahil ... adına, 491 ada 3 ve 492 ada 1 sayılı parsellerin tarla vasfıyla davacı ... adına, 492 ada 2, 4, 19 ve 3 sayılı parselin (A) harfi ile işaretlenen alan haricinde kalan 26.013,01 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tarla vasfıyla 1/2'şer hisseyle davacı ... ve müdahil ... mirasçıları adına tapuya tesciline, müdahil ...’ın talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri ile bir kısım müdahillerden ... mirasçıları vekili ile müdahil ... tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.01.2021 tarihli ve 2020/8471 Esas, 2021/415 Karar sayılı kararı ile kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmiştir.

Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesinin 28.01.2021 tarihli ve 2020/8471 Esas, 2021/415 Karar sayılı kararı ile; " 1 Çekişmeli 492 ada 1 ve 491 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar yönünden dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına,

2 Çekişmeli 492 ada 2, 3, 3/A, 4, 19 ve 491 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davacı ve müdahillerin dayandığı tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsadığı ve 492 ada 3 parselin (A) harfli bölümü yönünden de müdahil ...'in kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davaların kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmadığı, davacı ve müdahil ... mirasçıları tarafından dayanılan ve kesinleşen orman sınırları dışında orman içi açıklık niteliğinde bulunan 492 ada 2, 3 sayılı parselin (A) harfli bölümü dışında kalan kısmı ile 4 ve 19 sayılı parselleri kapsadığı belirlenen Ekim 1987 tarih 2 nolu ve Eylül 1953 tarih 5 nolu tapu kayıtlarının aynı kökten gelme olup, tapu kayıtlarında taşınmazın sınırlarının doğu:... oğlu ... ve ... oğlu ..., batı:dere, Kuzey: ... oğlu ..., Güney:Kepez çamlığı olarak gösterildiği,, sözkonusu tapu kaydının sınırları itibariyle genişletilmeye elverişli ve birbirini kesmeyen sınırlar ihtiva ettiğinden bu parsellerin tapu kaydı kapsamında kaldığının, tapunun buraya ait olduğunun kabulüne olanak bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın batısında dere, güneyinde çamlık alan bulunması bu sınırların her yerde bulunabilecek sınırlardan olması nedeniyle tek başına, tapu kaydının buraya ait olduğu anlamına gelmeyeceği, bu durumda söz konusu taşınmazların dayanılan tapu kaydının kapsamında kaldığının ispatlanamadığı, bu parsellerle birlikte 492 ada 3 sayılı parselin (A) harfli bölümü yönünden her ne kadar zilyetliğe dayanılmış ise de çekişmeli parsellerin kesinleşen orman sınırları dışında kalan 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi hükmüne göre orman içi açıklığı niteliğinde olduğu, 15.07.2007 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu bulunduğu, bu tür yerlere kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bulunsa bile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağından özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği göz önüne alınarak çekişmeli taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmeleri gerekirken davacı ve müdahiller adına tescil edilmesinin isabetsiz olduğu, 491 ada 2 sayılı parsel yönünden de müdahil ... Çekim mirasçıları tarafından dayanılan ve çekişmeli parseli kapsadığı belirlenen Kasım 1953 tarih 21 nolu tapu kaydında, taşınmazın sınırlarının doğu ve güney:eski oğulduruk yolu, batı:bodamas çayı ile müdeabih tarla arasında kalan değirmen yolu, kuzey:Karakutlu dedesi yolunun 150 250 metre aşağısı ile mahdut olarak gösterildiği, sözkonusu tapu kaydının da yukarıda değinildiği üzere sınırları itibariyle genişletilmeye elverişli ve birbirini kesmeyen sınırlar ihtiva ettiğinden bu parselin tapu kaydı kapsamında kaldığının, tapunun buraya ait olduğunun kabulüne olanak bulunmadığı, müdahillerin aynı zamanda zilyetliğe dayanmış iseler de çekişmeli parselin 27.01.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması ile 2/B vasfıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan sahada kaldığı, 5831 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile 6831 sayılı Kanun'a eklenen ek 10. madde gereğince bu nitelikteki taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanılamayacağından çekişmeli taşınmazın Hazine adına tescili ve 2/B ile orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesi gerekirken müdahiller adına tescil kararı verilmesinin de isabetsiz olduğu, kabule göre de; davanın, tescil davası devam ettiği sırada yapılan kadastro çalışması nedeniyle dönüşen kadastro tespitine itiraz davası olduğu halde yasal hasım konumunda olan davalılar aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin de isabetsiz olduğu açıklanarak, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına" karar verilmiştir.

Asli müdahil ... Çekim, ... Çekim ve arkadaşları ile müdahil ... tarafından Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesinin 28.01.2021 tarihli ve 2020/8471 Esas, 2021/415 Karar sayılı kararının düzeltilmesinin talep edilmesi üzerine, Dairenin 07.06.2022 tarihli ve 2021/16424 Esas, 2022/5466 Karar sayılı kararı ile, 492 ada 3 parsel hakkındaki bozma ilamına yönelik karar düzeltme talebinin reddine, 491 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki bozma ilamına yönelik karar düzeltme talebinin, kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.01.2021 tarihli ve 2020/8471 Esas, 2021/415 Karar sayılı bozma ilamının son paragrafının kaldırılmasına, 491 ada 2 parsel yönünden verilen hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi uyarınca değiştirilen gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılamanın devamı esnasında, temyiz incelemesine konu 492 ada 2, 3, 4, ve 19 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin dava tefrik edilerek yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilmiş, yargılama sonunda da, uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca davacı ..., asli müdahil ..., asli müdahil ... mirasçılarının davalarının reddine, dava konusu 492 ada 2, 3, 4 parsel sayılı taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, kadastro tespit tutanaklarının malik hanelerinin bu şekilde doldurulmasına, dava konusu 492 ada 19 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, bir kısım müdahillerden ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım müdahillerden ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç: Yukarıda açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınreddine

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim