Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6616
2024/2882
25 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/911 E., 2022/712 K.
KARAR: İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/117 E., 2021/55 K.
Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucu, Akseki ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 159 ada 22, 26, 27, 35, 40, 49 parsel sayılı sırasıyla 3.193,43, 5.236,59, 2.432,10, 2.104,11, 2.102,53, 2.128,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, malikinin kesin olarak bilinememesi sebebiyle Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 6292 sayılı Kanun kapsamında ...'e satılarak kayden tescil edilmiş ve bilahare bu kişi tarafından 25.08.2017 tarihinde kayden ...'a satılmıştır.
Davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde; Akseki ilçesi ... Mahallesi 159 ada 22, 26, 27, 35, 40, 49 parsel sayılı taşınmazların 6292 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi gereği hak sahibine satışı için Kanun'da belirlenen süre kadar davalının kullanımı olmadığını, rayiç bedelin usulsüz tespit edildiğini, bu durumun yapılan inceleme raporu ile tespit edildiğini ileri sürerek, davalı adına satış sonucu oluşan tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " ziraat bilirkişisinin 10/02/2021 tarihli raporu ve keşif sırasında dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında, dava konusu taşınmazların farklı tarihlerdeki hava fotoğraflarının incelenmesi neticesinde 6292 sayılı yasa gereğince 31/12/2011 tarihinden önce toprak işlemesi yapılarak tarımsal amaçla kullanıldığı, defterdarlık uzmanı raporunda belirtildiği gibi taşınmazın kullanıma konu olmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, davalının davacı idarece öngörülen şartları yerine getirerek taşınmazı satın aldığı, hazine tarafından belirlenen bedeli ödediği, defterdarlık uzmanı raporunda belirtildiği şekilde kıymet takdir kararı düzenlenmeyerek bedelin belirlenmesinde Hazinece bir usulsüzlük yapılmış ise bu hususta davalının bir kusurunun bulunmadığı, bu gerekçeler gösterilerek davalıya yapılan satışın iptalinin istenmesi mülkiyet hakkına aykırılık teşkil edeceği ve tapu iptali koşullarının oluşmadığı " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; " çekişmeli taşınmazların 23/01/2004 tarihinde kesinleşen kadastro sonucu Hazine adına tescil edildiği, davalının satın alma başvurusu üzerine mal müdürlüğünün onay ve tescil talebi ile çekişmeli taşınmazların 20/07/2017 tarihinde 6292 Sayılı Kanun uyarınca davalı ...'e, 25/08/2017 tarihinde ise dahili davalı ...'a satılarak tescil edildiği, eldeki davada davacı Hazine'nin yapılan satış ve tescil işleminin yolsuz olduğu iddiasıyla davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescil istemiyle dava açtığı, Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatları ile 6292 Sayılı Kanun uyarınca yapılan satışlarda 3. kişi tarafından tapu kaydının yolsuz oluştuğu iddiasıyla açılan davalarda, Hazine tarafından kayıt maliklerine yapılan satışın yolsuz olamayacağı kabul edilerek davaların reddi gerektiğinin içtihat edildiği, bu kapsamda üçüncü kişi tarafından açılan davalarda dahi Hazine'nin yaptığı satışın yolsuzluğu kabul edilmediğine göre, bu içtihatlara kıyasla ve hukukun genel ilkeleri uyarınca kişinin kendi kusuruna dayanarak hak iddiasında bulunmasının mümkün olmadığı, zira davalı tarafından satış başvurusunda bulunulduğunda ilgili koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin denetimi külfetinin Hazine'ye ait olduğu, bu kapsamda davacı Hazine'nin başvuruyu reddetme imkanının her daim olduğu, şartlar oluşmadığı halde satışın yapılmış olması halinde dahi bu hususun külfetinin davalıya yüklenmesinin ve bu kapsamda tapu kaydının iptal edilmesinin mümkün bulunmadığı, bir kamu zararının oluştuğunun iddia edilmesi halinde bunun bir alacak davasına konu olabileceği, her ne kadar davacı Hazine 6292 sayılı Kanunun 11/4. maddesi uyarınca satılmaması gereken yerlerin satılması halinde geri alınabileceğini iddia etmekteyse de eldeki dosyanın bu kapsamda değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, bu maddenin aynı kanunun 7/4. maddesindeki gibi orman niteliğinde olan, kamu hizmetine tahsis edilen v.s gibi satılması veya devri mümkün olmayan taşınmazların devri gibi hallerde uygulanması olanaklı olup, 6292 Sayılı kanun uyarınca yapılan her satışın bu madde gerekçe gösterilerek geçersiz kılınmasının mümkün olmadığı, aksinin kabulü halinde tapu siciline güven ilkesinin zarar göreceği ve Hazine tarafından ilgili Kanun uyarınca yapılan her satış işlemi neticesi oluşan tapu kaydının iptali tehlikesiyle yüz yüze kalınabileceği, bu durum karşısında ilk derec mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı " gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı Hazine temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığın,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:46