Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/17849

Karar No

2024/2870

Karar Tarihi

24 Nisan 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1501 E., 2021/1586 K.

KARAR: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1) b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle reddine,

İLK DERECE MAHKEMESİ: Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/234 E., 2020/250 K.

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 353/(1) b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. Dava konusu Sakarya ili ...ilçesi ... Mahallesi, 129 ada 3 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yörede 15.07.1997 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2009 yılında yapılan arazi kadastrosu bulunmaktadır.

  2. Davacı ... dava dilekçesinde; davalı adına kayıtlı bulunan Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi 129 ada 23 parsel sayılı taşınmaza sınır olarak babası ... 'nin 169 ada 2 parsel sayılı taşınmazının bulunduğunu, bu taşınmazından bir kısmının 30 yılı aşkın bir süre önce babası tarafından kendisine verildiğini, kendisinin de bu yer üzerinde uzun yıllar ahşap evde kümeste hayvanlarını beslediğini, bu yerin her nasılsa kadastro çalışmaları sırasında orman vasfı ile davalı Hazine adına 129 ada 23 parsel olarak tescil edildiğini, davalı Hazine adına tescil edilen kendisine ait olan kısmın iptali ile adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; kadastro tespitinin hangi tarihte kesinleşmiş olduğu hususunun Geyve Kadastro Müdürlüğünden sorularak, şayet bu davanın kadastro tespitinin kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl içinde açılmamış olduğunun saptanması halinde açılan davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12 nci maddesi uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tutanağında bu yerin niteliğinin “Orman” olarak yazılmış olması nedeniyle orman vasfında bir yer üzerinde zilyetlik vaki olsa bile, bu durumun iktisap için yeterli olmayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

  2. Dahili davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu Sakarya ili Geyve ilçesi Akdoğan Mahallesi 129 ada 23 parsel sayılı taşınmaz eğimi, toprak yapısı ve bitki örtüsü itibariyle orman vasfında olduğunu, taşınmazın etrafının ormanla çevrili olması nedeniyle Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre orman içi açıklık olduğunu, ormanların özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, ayrıca davacının yasal süreler içerisinde kadastro tutanaklarına itiraz etmediğini ileri sürerek haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

  1. İlk Derece Mahkemesinin 02.04.2018 tarihli ve 2016/720 Esas, 2018/241 karar sayılı ilamı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1 ve 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin şartlarının sağlanmış olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 21.06.2017 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide "A" harfi ile gösterilen Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi 129 ada 23 parsel sayılı taşınmazın 1.888,76 m2 lik kısmının tapusunun iptali ile davacı ... adına meyve bahçesi ve ahır vasfıyla tesciline karar verilmiştir.

  2. İlk Derece Mahkemesinin 02.04.2018 tarihli ve 2016/720 Esas, 2018/241 Karar sayılı ilamına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve imar ve ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususunda yeterli araştırma yapılmadığı, mahkemece yapılan gözlemde dava konusu taşınmazın Hazine adına yazılan kısmı üzerinde verimden düşmüş erik ağaçlari ve çalılıklar olduğunun belirtildiği, zirai bilirkişi raporunda taşınmazın kim tarafından ve ne şekilde imar ve ihya edildiği, imar ve ihyanın ne zaman tamamlandığı hususlarının irdelemediği, bilirkişi raporunun yetersiz olduğu gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesi istenmiştir.

  3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 37. Hukuk Dairesinin 03.05.2019 tarihli ve 2018/2648 Esas, 2019/1245 Karar sayılı ilamıyla; dava konusu taşınmazın orman vasfı ile tapuya tescil edilmiş olduğu, kullanım hakkı Orman İdaresine ait olan ormanların mülkiyetinin Hazineye ait olduğu, orman vasfındaki çekişmeli taşınmaza yönelik açılan davada Orman İdaresi ile Hazinenin zorunlu dava arkadaşı olduğu gözetilerek Orman İdaresinin de davaya katılımı sağlanarak husumetin yaygınlaştırılması gerekirken mahkemece Orman İdaresinin davaya dahil edilmeksizin davaya devamla hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu, 15.11.1997 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun da göz önüne alınarak yeniden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

  4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 09.08.2017 havale tarihli orman bilirkişisinin raporunda taşınmazın davaya konu kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtildiği, ziraat bilirkişisi raporunda da taşınmazın davaya konu kısmının % 6 10 arası eğime sahip 6. sınıf tarım arazisi vasfında olduğu ve bu kısım üzerinde kısmen kesilmiş erik ve 60 80 yıllık bakımsız armut ağaçlarının bulunduğunun belirtildiği, keşif mahalinde dinlenen mahalli bilirkişiler ve davacı tanıklarının ifadeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde 4721 sayılı Kanun'un 713/1 ve 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin şartlarının sağlanmış olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 21.06.2017 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide "A" harfi ile gösterilen Sakarya ili Geyve ilçesi Akdoğan Mahallesi 129 ada 23 parsel sayılı taşınmazın 1.888,76 m2 lik kısmının tapusunun iptali ile davacı ... adına meyve bahçesi ve ahır vasfıyla tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; 4721 sayılı Kanun'un 713 üncü. madde ve 3402 sayılı Kanun'un 14, 16, 17 nci maddelerinde belirtilen koşulların oluşmadığını, İmar ihya hususunda yeterli bir irdeleme ve inceleme yapılmadığını, mahkemece yapılan gözlemde, dava konusu taşınmazın Hazine adına yazılan kısmı üzerinde verimden düşmüş erik ağaçları ve çalılıklar olduğunun belirlendiğini, bu durumda ekonomik amaca uygun bir zilyetliğin dava konusu taşınmaz bakımından söz konusu olmadığını, ilmi araştırmalara göre ilk 4 sınıf arazilerin ziraata elverişli kültür bitkileri yetiştirmeye uygun araziler olduğunu, bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazın 6. sınıf bir arazi olduğunun değerlendirildiği ve bu hususun dahi söz konusu yerde ekonomik amaca uygun bir zilyetliğin olmadığını gösterdiğini, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık ifadelerinin de soyut olduğunu açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

  2. Dahili davalı ... İdaresi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; 4721 sayılı Kanun'un 713 üncü madde ve 3402 sayılı Kanun'un 14, 16, 17 nci maddelerinde belirtilen koşulların oluşmadığını, İmar ihya hususunda yeterli bir irdeleme ve inceleme yapılmadığını, mahkemece yapılan gözlemde, dava konusu taşınmazın Hazine adına yazılan kısmı üzerinde verimden düşmüş erik ağaçları ve çalılıklar olduğunun belirlendiğini, bu durumda ekonomik amaca uygun bir zilyetliğin dava konusu taşınmaz bakımından söz konusu olmadığını, ilmi araştırmalara göre ilk 4 sınıf arazilerin ziraata elverişli kültür bitkileri yetiştirmeye uygun araziler olduğunu, bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazın 6. sınıf bir arazi olduğunun değerlendirildiği ve bu hususun dahi söz konusu yerde ekonomik amaca uygun bir zilyetliğin olmadığını gösterdiğini, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık ifadelerinin de soyut olduğunu açıklayarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 129 Ada 23 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydının yapılan incelemesinde, dava konusu taşınmazın Devlet Ormanı niteliği ile Hazine adına tescilli olduğu ve taşınmazın 1997 yılında yörede yapılan orman kadastro çalışmalarında tahdit içerisinde gösterildiği, davaya konu yer yönü ile 15.11.1997 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun bulunduğu, davanın 29.11.2016 yılında açıldığı, tespite itiraz mahiyetinde ki davanın 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi sonrası açıldığı, açılan davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1) b.2 maddesi gereğince kaldırılarak davanın hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, dahili davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Dahili davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf kanun yolu incelemesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesinin 2020/1501 Esas sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verildiğini ancak davanın reddine karar verilmesine rağmen davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, temyiz incelemesi sonucunda davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilerek kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un 14, 17 nci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 713 üncü maddesi, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun)

  1. Değerlendirme

İlk Derece Mahkemesince 4721 sayılı Kanun'un 713/1 ve 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin şartlarının sağlanmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, bölge adliye mahkemesince davanın 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, dahili davalı ... İdaresi vekili Bölge Adliyesi Mahkemesince davanın reddine karar verildiği halde davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Dahili davalı ... İdaresi de davada vekille temsil edildiğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davasının reddine karar verildiği halde davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi hatalı ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış ve hükmün bu yönden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Dahili davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) nolu bendinin “Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına," cümlesinin devamına, "Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine," cümlesinin eklenmesine ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

düzeltilmişkararcevapistinaftemyizvı.kararışekliylemahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim