Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6958
2024/2867
24 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
SAYISI: 2020/12 E., 2021/10 K.
KARAR: Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 20. Hukuk (Kapatılan) Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 5 inci maddesi gereğince yapılan Kadastro sırasında Sinop ili ... ilçesi ... Köyü 155 ada 1 parsel sayılı 11.139,55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir.
-
Davacı ... dava dilekçesinde; Sinop ili ... Köyünde bulunan yaklaşık 12 dönüm arazinin öncesinde dedesi ...'e ait iken, onun ölümünden sonra babası ... ve amcası ... tarafından kullanıldığını, babasının 2003 yılında vefatının ardından da kardeşleri ve kendine kaldığını, araziye 2002 yılında 90 civarında ceviz ağacı ekerek yetiştirdiğini, ayrıca üzüm, incir, fındık, erik ve benzeri meyve de yetiştirdiğini, Sinop Kadastro Müdürlüğünün 05.09.2015 tarihli askı ilan cetvelinde bahsi geçen arazilerinin kadastro çalışmaları neticesinde E34a16 b 1 ada, 155 parsel numarası ile orman vasfıyla davalı ... adına tespit edildiğini, kadastro tespit işleminin hatalı olduğunu, askı ilan süresinde mahkemeye müracaatla itiraz ettiğini, dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığını, taşınmaz üzerinde diktiği ağaçlar dışında salaç, tahıl ambarı ve samanlığında bulunduğunu, orman vasfı taşımayan ve tarafınca kullanılan bir arazi olduğunu, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile dedesi ... (... oğlu) mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
-
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan davada müvekkili idarenin taraf sıfatının bulunmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapılan kadastro çalışmaları sonucu fiili durumu ve öncesi itibariyle orman olan taşınmazın orman olarak sınırlandırılmasının yapılmış olduğunu, orman niteliğinde bulunan veya öncesi orman olan taşınmazların hiç bir koşulda gerçek kişiler adına orman sınırları dışına çıkarılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
-
Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; orman ve ziraat bilirkişi raporlarının dava konusu taşınmazın orman olması nedeniyle hatalı olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, keşifte bilirkişilik yapan orman yüksek mühendisi ... 'un Orman ve Su İşleri Bakanlığı Sinop X. Bölge Müdürlüğünde çalıştığını, orman bilirkişinin raporunun Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda tarafsız ve bağımsız olmaması nedeniyle karara dayanak alınabilecek rapor olmadığını, 22.09.1973 tarihinde kesinleşen tapulama çalışması ile dava konusu 155 ada 1 nolu orman parselinin orman olması nedeniyle fen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere tescil harici bırakıldığını, 827 nolu parselin ortofoto haritasında ağaçlık olduğundan, 826 nolu parselin tapulama komisyonunun 18.12.1975 tarihli ve 126 sayılı kararı ile orman vasfıyla sınırlandırılmasına karar verildiğinden orman olduğunu, dava konusu taşınmazın tamamının öncesi, hukuki ve fiili durumu, eğimi, mevcut bitki örtüsü , komşu parsellere göre konumu birlikte değerlendirildiğinde de orman ve orman toprağı sayılan yerlerden olduğunu, davanın reddi ile Sinop İli ... ... Köyü 155 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptalini karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2016 tarihli ve 2015/19 Esas, 2016/26 Karar sayılı kararı ile dava edilen taşınmazın toprak yapısının orman bilirkişi raporuna göre killi bir yapıya sahip olduğu ve uzun yıllardır tarım yapıldığı, parselin tamamının memleket haritasında orman sayılmayan yerler içerisinde olduğu, ziraat bilirkişi raporunda ise taşınmazın kıraç tarım arazisi özelliğine sahip olduğu, parsel üzerinde çeşitli sayıda meyve ağaçları olduğu ve marjinal tarım arazi sınıfında olduğunun belirtildiği, dava konusu parselin ormanla hiç bir ilgisinin olmadığı, dava konusu parsele komşu parsellerin de uzun yıllardır tarım arazisi olarak kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Sinop ili ... ilçesi ... Köyü ...Yeri mevki 155 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptaline, Sinop ili ... ilçesi ... Köyü ...Yeri mevki 155 ada 1 parselin 11.139,55 m2 yüzölçümü ve bahçe vasfıyla taşınmazın tamamı dava dosyası içerisinde bulunan ... ve ... dan olma 01.07.1984 doğumlu ... TC Kimlik Numaralı ...'e ait veraset ilamında olduğu gibi 20 pay kabul edilerek; 2 payın ... oğlu 1953 d.lu. ...'e, 2 payının ... kızı 1955 d.oğumlu ...'a, 2 payının ... kızı 1959 doğumlu ...'ya, 2 payının ... kızı 1962 d.lu. ... 'ye, 2 payının ... kızı 1969 doğumlu ...'a, 5 payının ... oğlu 1951 doğumlu ... 'e, 5 payının ... kızı 1954 doğumlu... adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 20. Hukuk (Kapatılan) Dairesinin 15.01.2020 tarihli ve 2019/6175 Esas, 2020/101 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın yalnızca 1959 tarihli memleket haritasında orman sayılmayan yerlerden olduğunun açıklandığı ancak rapora ekli memleket haritasının renksiz olduğu ve kadastro paftasıyla da ölçekleri eşitlenip birbirine aplike edilmediği, ayrıca dava tarihinden 20 yıl öncesini gösteren memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerinde araştırma yapılmadan karar verildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın hava fotoğrafı ve memleket haritalarına göre zilyetlikle iktisabı mümkün olan arazilerden olduğu, imar ve ihyasının tamamlanarak en eski ve 1954 tarihli hava fotoğrafları ile 1959 tarihli memleket haritasında tarım arazisi vasfında olduğu, 1954 yılından daha önce imar ihyasının yapıldığı, halen tarım arazisi olduğu, sınırlarında ve vasfında değişiklik olmadığı, en az 20 yılı aşkın bir süredir zirai alanda kullanıldığı, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak kullanıldığı, bu haliyle taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 ve 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesindeki taşınmazın zilyetlikle kazanımı koşullarının gerçekleştiği, taşınmazın bilinen ilk zilyedin zilyetlik süreleri birbirlerine eklendiğinde dava konusu taşınmazın mülkiyetinin kazanılmış olduğu, davacı/bayilerinin/mirasçılarının zilyetlikle senetsizden kazandıkları taşınmaz miktarlarının ... Köyü kadastro çalışma alanı içerisinde sulu arazide 40 dönümü, kuru arazide 100 dönümü aşmadığı hususunun dosyaya gelen yazı cevaplarından anlaşıldığı, neticeten taşınmazın orman niteliği taşımadığı ve davacı/bayileri lehine zilyetliğinin kazanılmış olduğu gerekçesiyle; davanın Kabulü ile Sinop ili ... ilçesi ... Köyü ...Yeri mevki 155 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin İptaline, Sinop İli ... İlçesi ... Köyü ...Yeri mevki 155 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağındaki yüzölçümü ile ve bahçe vasfıyla tamamı 20 pay kabul edilerek; 2 pay ... ve ... oğlu ... T.C nolu ..., 2 pay ... ve ... kızı ... T.C nolu ..., 2 pay ... ve ... kızı ... T.C nolu ..., 2 pay ... ve ... kızı ...T.C nolu ..., 2 pay ... ve ... kızı ... T.C nolu ..., 5 pay ... ve... oğlu 63604225064 T.C nolu ... , 5 pay ... ve... kızı ...T.C nolu ...adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili, açılan davanın tek başına Orman Genel Müdürlüğü'ne yöneltilmesi gerekirken, müvekkili idare açısından idarenin taraf sıfatı bulunmadığı halde bu yönde bir karara hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı ve eksik inceleme sonucu hazırlandığını, raporların karar vermeye elverişli olmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 5. maddesi gereğince yapılan Kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesi, 6831 sayılı Orman Kanunu.
- Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:00