Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/13727

Karar No

2024/2686

Karar Tarihi

22 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2015/39 E., 2019/9 K.

KARAR: Davanın reddine

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Giresun ili Dereli ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 147 (yeni 308 ada 9) parsel sayılı 35.980,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Mayıs 1951 tarihli ve 23 sıra, Nisan 1951 tarihli ve 2 sıra, Nisan 1965 tarihli ve 52 sıra ile Mayıs 1929 tarihli ve 52 sıra numaralı tapu kayıtları uygulanarak, fındık bahçesi niteliği ile ..., ... , ... kızı ...., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... adlarına 1965 yılında paylı olarak tespit edilmiştir.

Davacı ... İdaresinin, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, davacı davalı ... ve davacılar ... ve ...'un ise paylara yönelik yaptıkları itirazlar üzerine, Kadastro Komisyonu, 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun (766 sayılı Kanun) 29 uncu maddesi hükmünce yetkisizlik kararı vererek tutanak ve eklerini Kadastro Mahkemesine göndermiştir.

Tapulama Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle 07.10.1970 tarihinde davanın kabulüne ve dava konusu 147 parselin tespit harici bırakılmasına dair verilen hüküm, davacı davalı ... ile davalılar ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.12.2013 tarihli ve 2013/9308 Esas, 2013/11157 Karar sayılı kararıyla, "Mahkemece usulüne uygun orman araştırılması yapılmadığı, dava konusu yerde kesinleşmiş tahdit olup olmadığının sorulmadığı, varsa tahdidin uygulanması, tahdit yok ise en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak dava konusu edilen yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, çekişmeli taşınmazın dayanağı tapu kaydının ve tarafların dayandığı tapu kayıtlarının mahalli bilirkişiler eliyle yöntemince zemine uygulanıp, taşınmaza uyup uymadığının belirlenmesi, mahalli bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlemesi, kapsamının fen bilirkişiler eliyle krokide gösterilmesi, tapu kayıtlarının sınırında orman var ise 3402 sayılı Kadastro Kanun'un (3402 sayılı Kanun) 20/C ve 32/3 üncü maddeleri gözetilerek miktar ile kapsamının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilerek taşınmazın tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, komisyon tarafından Mahkemeye devredilen ve resen araştırmaya tabi olan tapulama tespitine itiraz istemine ilişkindir.

Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davalılara ait tapu kaydı kapsamında kaldığı ve taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olmakla beraber zilyetlikle iktisap koşullarının davalılar yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan bu sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle gerçek kişiler adına tespit edildikten sonra, bilahare komisyon kararıyla, Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Davacı ... İdaresi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasına; tespit maliki ..., diğer tespit maliklerinden ... bu taşınmazda paydaş olmadığı ve kendisinin bu nedenle payının ihlal edildiği iddiasına; ..., tespit maliklerinden ... ve ... paylarını harici satış senedi ile kendisinin satın aldığı iddiasına; ... ise tespit maliklerinden ... ve ... paylarını 1951 tarihli harici satış senedi ile kendisinin satın aldığı iddiasına dayanmış; Mahkemece Tarım Bakanlığından gelen müzekkere cevabına istinaden keşfe çıkılmaksızın taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirtilerek davanın kabulü ile orman vasfıyla taşınmazın tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, işbu karar davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmekle, davalıların dayanak tapusunun keşfen uygulanarak kapsamının tayin edilmesi ve usulünce orman araştırması yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

Davalı gerçek kişilerin dayandığı ve kadastro esnasında taşınmaza uygulanan Mayıs 1929 tarihli ve 2 sıra numaralı, Nisan 1951 tarihli 2 sıra numaralı ve Mayıs 1951 tarihli 23 sıra numaralı tapu kayıtlarının hudutları "Kuzeyi; ... tarlası, Doğusu; dere, ...; ... tarlası, Batısı; Verdiniyos" olup, mahallinde yapılan keşifte, tapu kaydının hudutları keşiftekilere ayrı ayrı okunmuş, dinlenen kişilerce çekişmeli taşınmazın tapu kaydının kapsamında olduğu belirtilmiş ise de, çekişmeli taşınmaza uygulanan bu tapu kaydının, komşu taşınmazları okumadığı; komşu parsellere ilişkin kayıtların da dava konusu taşınmaz yönünü, dayanılan tapu kaydının maliki okumadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle, anılan tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı anlaşıldığından, taraflar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği gibi, komisyona itirazda bulunan ve ... ve ...'un itiraza konu satış senetlerinin de zemine tatbik edilip, oluşacak olan sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.

Ne var ki, Mahkemece muteriz ... ve ...'un komisyon itirazına konu satış senetlerinin keşfen uygulanmamış olması doğru olmadığı gibi, yapılan orman ve zilyetlik araştırmasının da hüküm kurmak için yeterli olduğundan söz edilemez. Şöyle ki; 28.09.2016 tarihinde yapılan keşif sonucu dosya arasına alınan 21.10.2016 havale tarihli Prof. Dr. ... tarafından tanzim edilen orman raporunda, taşınmazın eğiminin %60 70 arasında olduğu, taşınmazın üzerinde fındık ocaklarının bulunduğu, çevre parsellerinin orman olduğu, 1960 tarihli memleket haritasında taşınmazın yeşil renkli ve üzerinde yapraklı ağaç rumuzu bulunan ormanlık olduğu, 1979 tarihli memleket haritasında bu durumun aynen devam ettiği, 1955 ve 1973 tarihli hava fotoğraflarının üç boyutlu (stereoskopik) incelenmesinde ise dava konusu parselin yapraklı ağaçlardan oluşan karışık meşcere yapısında olduğu ve çevresiyle birlikte orman bütünlüğü içinde kaldığı belirtilmiş, Mahkemece 18.07.2017 tarihinde tekrar keşif yapılması suretiyle dosya arasına alınan 30.10.2017 tarihli Doç Dr. ... , Arş. Gör. ... ve Arş. Gör. ... tarafından tanzim edilen üç kişilik orman raporunda ise, dosya arasına alınan ve Prof. Dr. ... Mısır tarafından düzenlenen evvelki orman raporunda hava fotoğraflarının üç boyutlu (stereoskopik) incelenmediği ve bu sebeple hatalı şekilde görüş bildirildiği, kendi tetkiklerinde ise taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir. Bu haliyle hükme esas alınan bu üç kişilik rapor ile dosya arasında bulunan ve Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen raporun içeriğinde yapılan değerlendirmelerin taban tabana zıt olduğu, raporlar arasında bu şekilde çelişki bulunduğu halde bu çelişki üzerinde durulmadığı ve bu nedenle çekişmeli taşınmazın öncesindeki niteliğinin belirlenmesinde ortaya çıkan tereddütler giderilmeksizin hüküm kurulması cihetine gidildiği anlaşılmaktadır.

Yine, mahallinde yapılan keşiflerde, mahkeme hakimi tarafından taşınmazın durumuna dair gözlem yapılmamış, çekişmeli taşınmazın 313 ada 1 parsel sayılı orman parseline komşu olduğu dikkate alındığında, taşınmazın hangi ayırıcı unsurlarla orman parselinden ayrıldığı, diğer bir deyişle, hangi sebeplerle orman toprağı olmadığı da açıkça ortaya konulmamıştır.

Öte yandan, çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürüldüğü iddia olunan zilyetliğin tereddütsüz saptanması açısından, 1955 ve 1973 hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişilerce incelenmemiş, mevcut orman bilirkişilerce yapılan incelemede ise, taşınmaz üzerinde anılan tarihli hava fotoğraflarında ağaçların bulunduğu belirtilmesine rağmen, söz konusu ağaçların türleri belirlenmediği gibi, yörenin engebeli yapısı dikkate alındığında, taşınmazların tamamında mı yoksa bazı kısımlarında mı kullanım olduğu da açık bir şekilde irdelenmemiştir.

Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak ve çelişkili bilirkişi raporları esas alınarak hüküm kurulamaz.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için, muteriz ... ve ...'un itiraza konu ettikleri ve taraflar arasında düzenlenen ve dosya arasında bulunan satış senetleri ile, mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Yapılacak bu keşifte, dosya arasına getirtilen kayıt ve belgeler çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar (5658 sayılı Kanun) karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp orijinal renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülmek suretiyle memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılarak tespit edilmeli; tespit tarihinden 15 20 25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlere ait hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın nitelikleri ve kullanım durumları (belli kısımlarının mı yoksa tamamının mı kullanıldığı açıkça belirtilmek suretiyle) ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği tespit edilmeli; taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazların imar ihyaya konu olup olmadığı, olmuş ise imar ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve imar ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığı hususlarını açıklayan müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.

Ayrıca; keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden, taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, dosya arasındaki satış senetlerinin ve satışa konu yerlerin kapsamları ile ... ve Nebile Ferudunoğlu'nun kullanım alanları da belirlenerek, taşınmazın tespit tarihi itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığı takdirde şahıslar arasındaki ihtilafların da zilyetlik hususuna göre irdelenerek, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

22.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınreddine

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim