Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/12741

Karar No

2024/2635

Karar Tarihi

18 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2009/187 E., 2019/350 K.

DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil

KARAR: Davanın kabulüne

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan Hazine vekili ile davalılardan Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Zonguldak ili Çaycuma ilçesi ... Köyü 421, 426, 430, 432, 476, 499, 506, 525, 547, 570, 574 parsel sayılı taşınmazlar, yörede 1984 yılında yapılan kadastro çalışmalarında vergi kaydı uygulanmak suretiyle davacılar ... ve ... adına tespit edilmiş ancak daha sonra taşınmazların Havza i Fahmiye sınırları içinde kaldığı gerekçesi ile tescil harici bırakılmalarına karar verilmiştir.

Davacılar vekili dava konusu taşınmazların vekil edenlerin murisi ... ’den kaldığını, taşınmazların vekil edenlerinin zilyetliğinde olmasına rağmen tespit sırasında Havza i Fahmiye Kanunu nedeniyle tespit dışı bırakıldığını, Havza i Fahmiye Kanunu yürürlükten kaldırıldığından taşınmazların vekil edenleri adına tescilinin gerektiğini açıklayarak, dava konusu taşınmazların vekil edenleri adına 1/2 paylarla tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Yargılama sonunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 22.09.2008 tarihli ve 2008/6463 Esas, 2008/1148 Karar sayılı kararı ile "taşınmazlara tespit sırasında uygulan vergi kayıtlarının ve taşınmazların evveliyatının orman vasfında olup olmadığının yöntemince araştırılması gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde, taşınmazların orman vasfında olmadığı, uzun süredir tarımsal faaliyet yürütüldüğü, davacılar yararına yeterli zilyetlik süresinin bulunduğu gerekçesiyle, Zonguldak İli Çaycuma İlçesi Kahvecioğlu Köyünde kain 421 426, 476, 499, 506, 525, 547, 570 ve 574 parsel sayılı taşınmazların bağlı bulundukları adaların son parsel numarası verilerek tarla vasfı ile 10 pay kabul edilerek 5 payın davacı ... adına, 1 payın dahili davacı ... adına, 1 payın dahili davacı ... adına, 1 payın dahili davacı ... adına 1 payın dahili davacı ... adına 1 payın ... adına tapuya kayıt ve tesciline, Zonguldak İli Çaycuma İlçesi Kahvecioğlu Köyünde kain 430 parsel ve 432 parsel sayılı taşınmazların bağlı bulundukları adaların son ve tek bir parsel numarası verilmek suretiyle 1564,42 m² olarak davacı adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Dava; kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.

Dava konusu alanda dava tarihinden önce yapılmış orman kadastrosu bulunmamaktadır. 1984 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında ise çekişmeli taşınmazlar havza i fahmiye hudutları içinde kalması nedeniyle tapulama dışı bırakılmıştır.

Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından az yukarıda açıklandığı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de; hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) genel mahkemede görülmesi gerekir. Kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalarda ise Kadastro Mahkemeleri görevlidir. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinin 4 üncü fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Tutanak kesinleştikten sonra kadastro mahkemesinin görevi sona erer. 3402 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğince “Kadastro müdürü çalışma alanında işe başlamadan önce mahalli hukuk mahkemesinde, bu alandaki taşınmaz mallar hakkında görülmekte olan kadastro ile ilgili davalarla, hükme bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesini alır ve bunu çalışma alanı ile ilgili tüm tapu, vergi harita ve diğer belge örnekleri ile birlikte kadastro teknisyenliğine verir. Kadastro müdürü, bu listedeki taşınmaz malların tesbiti yapıldıktan sonra, bunlarla ilgili tutanakları bir hafta içinde kadastro mahkemesine gönderir ve durumdan listenin alındığı mahalli mahkemeyi haberdar eder.” Davalı Taşınmaz Mal Tutanaklarının Kadastro Mahkemesine Devri Hakkındaki Yönetmeliğin 5 inci maddesinde bu tür yerler için kadastro tespit tutanağının ne şekilde düzenleneceği belirlenmiştir. 3402 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi gereğince, “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında, o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re’sen devrolunur. Kadastro Kanunu'nun 26/C madde hükmüne göre ise, 'Kadastro Mahkemesi, mahalli hukuk mahkemelerinden 27 nci madde uyarınca kadastro mahkemesine devredilen dava ve dosyaları da inceleyip' karara bağlar.”

İlk Derece Mahkemelerinin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi zorunludur.

Somut olayda, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede, davanın devamı sırasında 2015 ve 2016 yıllarında, 3402 sayılı Kanun'un Ek 5 ve Geçici 8 inci maddelerine göre kadastro çalışmalarının yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, İlk Derece Mahkemesince, dava dilekçesi ile fen bilirkişisi rapor ve krokisi müzekkereye eklenerek, kadastro müdürlüğünden, tescili istenen dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenip düzenlenmediği araştırılarak, bundan sonra görev hususunun değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

18.04.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karardavanıntapuiptalitescilvekabulüne

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim