Yargıtay 8. HD 2023/908 E. 2024/2550 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/908

Karar No

2024/2550

Karar Tarihi

16 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1943 E., 2022/1402 K.

KARAR: İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ: Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2014/92 E., 2019/608 K.

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ve birleşen dosya davacıları tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.04.2024 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiş olup, duruşma günü davacı ... ve müşterekleri vekili Avukat ... ve davacı ... ve arkadaşları vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı Hazine vekili Avukat ... ve Orman İdaresi vekili Avukat ...' ın katılımlarıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Asıl dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili Serik ilçesi ... Beldesi Yalnız Çam Mevkiinde bulunan tescil harici yaklaşık 21 dönüm tarlayı önce müvekkili olan davacıların atalarının sonra da kendilerinin 40 yıldan fazla zamandır ekip diktiklerini, kadastro sırasında taşınmazın tescil harici bırakıldığını, tarlanın çevresinin 48, 1283, 1163, 1164, 1165, 1166, 1167, 1168 ve 1284 nolu parsellerle çevrili olduğunu, taşınmazın bir kısmının 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi kapsamındaki ölçümler sonucu davacılar adına tescil edildiğini, tapuyla sahip oldukları yerle 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi ile tescil edilen yer arasındaki bu bölümün 6831 sayılı Kanun7 un 2/B maddesi çalışmaları esnasında orman dışında ve anılan Kanun' un 2/B maddesi kapsamındaki alan içerisinde olmayıp tescile konu olan alanlar içerisinde kaldığının tespit edildiğini, tapulu yerlerin tam ortasında kaldığını, taşınmazın tarım ve kültür arazisi olduğunu, üzerinde davacıların seralarının bulunduğunu, taşınmazın orman vasfında bulunmadığını, kıyı kenar çizgisi dışında olup kayalık, çay ve dere yatağı olmadığını, kanunlar gereği tescil istemeye gerekli koşulların oluştuğunu ileri sürerek, atalarından beri eklemeli zilyet oldukları yerin ortak olarak davacıların adlarına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen dosyanın davacıları ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların, Antalya İli Serik İlçesi ... Mahallesinde bulunan tapulama harici taşınmazın evvelden beri nizasız ve fasılasız tarımsal amaçlı kullanan ... mirasçıları olduklarını, Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2014/92 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda taşınmazın muris... tarafından imar ihya edildiğinin ve mirasçılarına intikal yoluyla geçtiğinin görüldüğünü, taşınmazın orman sayılmayan ve bir kamu hizmetine tahsis edilmemiş yer olup herhangi bir imar planı kapsamı içinde yer almadığını, imar ihya edilmek suretiyle tarımsal amaçla kullanıldığını ileri sürerek, davanın Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/92 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 713 maddesi gereğince davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " dava konusu taşınmazın kök muristen intikal ettiği, tüm mirasçıların katılımıyla rızai taksim niteliğinde bir paylaşımın yapılmadığı, asıl ve birleşen davanın davacılarının dava konusu taşınmazın kök muristen kendilerine satış ve bağış gibi sebeplerle intikal ettiğini yönünde bir iddialarının da olmadığı hususları hep birlikte nazara alındığında, davacıların terekeye dâhil taşınmaz için tek başına üçüncü kişilere karşı dava açma sıfat ve ehliyetlerinin bulunmadığı ve terekeye dahil bir taşınmaz için adlarına kayıt ve tescil isteğinde bulunduklarının anlaşıldığı " gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hükmün, asıl dosya davacıları vekili ve birleşen dosya davacıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; " Asıl dosya davacılar vekili ve birleşen dosya davacıları vekilinin istinaf başvuralarının HMK 353/1 b 1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen dosya davacıları tarafından temyiz edilmiştir.

Hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) genel mahkemede görülmesi gerekir. Kadastro Mahkemesinin görevi, kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusudur.

Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26 ncı maddesinin 4 üncü fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Tutanak kesinleştikten sonra kadastro mahkemesinin görevi sona erer. 3402 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğince “Kadastro müdürü çalışma alanında işe başlamadan önce mahalli hukuk mahkemesinde, bu alandaki taşınmaz mallar hakkında görülmekte olan kadastro ile ilgili davalarla, hükme bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesini alır ve bunu çalışma alanı ile ilgili tüm tapu, vergi harita ve diğer belge örnekleri ile birlikte kadastro teknisyenliğine verir. Kadastro müdürü, bu listedeki taşınmaz malların tesbiti yapıldıktan sonra, bunlarla ilgili tutanakları bir hafta içinde kadastro mahkemesine gönderir ve durumdan listenin alındığı mahalli mahkemeyi haberdar eder.” Davalı Taşınmaz Mal Tutanaklarının Kadastro Mahkemesine Devri Hakkındaki Yönetmeliğin 5 inci maddesinde bu tür yerler için kadastro tespit tutanağının ne şekilde düzenleneceği belirlenmiştir. 3402 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi gereğince, “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında, o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re’sen devrolunur. Kadastro Kanunu'nun 26/C madde hükmüne göre ise, "Kadastro Mahkemesi, mahalli hukuk mahkemelerinden 27 nci madde uyarınca kadastro mahkemesine devredilen dava ve dosyaları da inceleyip karara bağlar.”

Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi de zorunludur.

Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sırasında, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün internet sayfasında yapılan parsel sorgulaması sırasında dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin 521 ada 128 parsel sayısı ile hazine adına kadastro sonucu tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava dilekçesi ile fen bilirkişisi rapor ve krokisi de eklenmek suretiyle Kadastro Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, tescili istenen dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin sorulup belirlenmesi ve bundan sonra kadastro tutanağı düzenlenen kısım yönünden görev hususunun değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Asıl ve birleşen dosya davacılarının temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK'nin 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre, sair yönlerin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına,

Yine bozma nedenine göre duruşma ücreti takdirine yer olmadığına,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden asıl dosya davacılarına ve birleşen dosya davacılarına ayrı ayrı iadelerine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.04.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafkaldırılmasınabaşvurusununreddinebozulmasınaesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim